1.51
1.93
60,844
Naci Aydın

Naci Aydın


25 Haziran 2010
font boyutu küçülsün büyüsün

DOĞA VE İNSAN


Dün sabah erkenden kalktım sabah sporu yapmak için evden çıktım metan ve lağam karışık ağır bir koku sarmış güzelim Tuzlayı.Bu koku konusu uzun zamandır tartışılıyor ama nafile duyanda yok çözüm getiren de yok.En kötüsü bu konuda danıştığımız çevreci bilim insanlarının söylediklerine göre bu koku giderek artacak.Bu çevre konusunda dünya nın az gelişmiş ülkeleri çaresiz hiçbir şey yapamıyorlar. Tabii bu işin birde dünya boyutu var.Azgın kapitalizm aşırı kar uğruna insanları köleleştirdi  kıtaları çoraklaştırdı nükleer ve kimyasal atıkları ile insanları ve doğayı öldürmeye devam ediyor.Ahlak dişi ve etik olmayan yöntemler kullanarak gelişti.Her şey üç beş kuruş daha fazla para kazanmak için yapılıyor. Her şeye rağmen bu konuda umut verici çalışmalarda yok değil. Biraz bu insanlara kulak verelim ve onlara destek verelim..

 Bilim insanları ve onları  dikkatle izleyen bir avuç basiret sahibi kişi, yaşam anlayışımızı  derhal değiştirmezsek, dünya üzerindeki canlı yaşamın  önümüzdeki 40 yıl içinde %90 oranında ortadan kalkacağını  her fırsatta her araçla insanlığa anlatmaya çalışıyor. Ne var ki insanlığın bu konudaki duyarsızlığı inanılamayacak bir boyutta. Kapitalizmin iplerini ellerinde tutan bir küçük grup insanlığa öyle bir konfor ve seçkinlik hırsı aşıladı ve onları öylesine bir doyumsuz hazlar tuzağına düşürdü ki bilim insanlarının feryatları asla duyulmuyor. Hırs ve haz insanlığı komaya sokmuş durumda.

         İnsanlığın doğayla yollarının ne zaman ve neden ayrıldığı ve bizim kişisel olarak hangi yolu izlediğimiz, hepimizin üzerinde düşünmesi gereken bir konudur. Çünkü doğa ile yolumuzu ayırmak, yaşamla ve kendi varlığımızla da yolumuzu ayırmaktır.

     Önemli doğa bilimcilerden hintli  Krishnamurti 1948 yılında yaptığı  bir konuşmada  “Doğayla ilişkiniz nedir?” diye soruyor. “Yani ırmaklar, ağaçlar, süzülerek uçan kuşlar, sudaki balıklar, toprağın altındaki mineraller, çağlayanlar ve sığ su birikintileri, bunlarla ilişkiniz nedir? Birçoğumuz bu ilişkinin farkında değiliz. Ağaçlara hiç bakmıyoruz, bakarsak da onları kullanmak amacıyla, ya gölgelerinde oturmak ya da kesip öteberi yapmak amacıyla bakıyoruz. Başka bir deyişle ağaçlara yararcı bir gözle bakıyoruz; bir ağaca kendimizi yansıtmadan ve onu kendi yararımız için kullanmadan bakmıyoruz. Dünya ve onun ürünlerine de aynı biçimde davranıyoruz. Dünyayı sevmiyoruz. Ondan sadece yararlanıyoruz.  Dünyaya karşı duyarlılık ancak bu yararcı görüşü bıraktığımızda kazanılır. Bu, dünyayı kullanamayacağımız anlamına gelmez. Sadece onu gerektiği şekilde kullanmalıyız. Dünya sevilmek için var, ilgilenilmek için var, senin benim diye bölünmek için değil.”kirletilmek için hiç değil..

         1964 yılındaki bir konuşmasında da Krishnamurti “Irmakla, kuşlarla, ağaçlarla, akşamın olağanüstü  ışığıyla bağ kurmak zorundasınız; komşunuzla, karınızla, kocanızla, çocuklarınızla bağ kurmak zorundasınız. Eğer herhangi bir şeyle bağınız yoksa ölü bir insansınız demektir.”

         Günlüğüne 4.Nisan.1975 de şunları  yazmıştı: “Doğayla bağınızı kaybederseniz, insanlıkla da bağınızı kaybedersiniz. Doğayla hiçbir ilişkiniz yoksa zamanla katile dönüşürsünüz; yavru fokları, balinaları, yunusları, insanları çıkar için, “spor” olsun diye, yiyecek için ya da bilgi için öldürürsünüz. O zaman doğa sizden korkar, güzelliklerini geri çeker. Ağaçlar arasında uzun yürüyüşlere çıkabilir, hoş mekânlarda kamp yapabilirsiniz, ama yine de siz, bir katilsinizdir.  Dolayısıyla o güzelliklerle dostluğunuzu kaybedersiniz. Büyük olasılıkla hiçbir şeyle, karınızla ya da kocanızla ilişkide değilsinizdir.” Bu alıntıların bir kısmı Krishnamurti’  nin “Doğa ve Çevre Üzerine” adlı kitabından (Ayna Yayınevi 2. Baskı 2001) aktarılmıştır. Kuşkusuz çok daha fazlası ve çok daha düşündürücü olanı kitaptadır. Dünya ve biz neden bugünlere geldik ve kurtuluşumuz için her birimizin kişisel rolü ne olabilir, sorularını yanıtlamak zorundayız. Bu insan olma sorumluluğumuzdur Tuzlada yaşayan herkese bir çağrım var çevre konusuna duyarlı olalım ilçemizde kurulan arıtmanın yer seçimi doğru değildir. Zamanın da bu yerde karar kılan o günün yöneticilerini hiç affetmiyoruz.Bu konuda çok ciddi bir kamu oyu yaratmanın ve acil çözüm istemenin zamanıdır. Tuzlada önemli meselelere sahip çıkacak bir sivil toplum platformuna ihtiyaç vardır.Tek başına bir şey olmaz..Temiz bir Tuzla da yaşamak dileğiyle hoşça kalın…

                                                                     Naci AYDIN..








Bu yazı 209 defa okundu.



Gümüşhane Ekspres Gazetesi haber grubu kayıtları başladı. Mail adresinizi yazarak hemen üye olabilirsiniz...
E-posta:
Grubu Ziyaret Et





Yorum ekleYorum ekle
Yorumlar


  Henüz yorum yapılmamış





Bu yazarın diğer yazıları