ADAKLA İLGİLİ SORULAR 2

Soru: Adak kurbanı düğün vb. toplantılarda ikram edilebilir mi?

Cevap: Düğün vb. toplantılarda fakirlerin yanı sıra zenginler de bulunabileceğinden, adak kurbanının bu gibi yerlerde ikram edilmesi caiz olmaz. Eğer böyle bir durumda, adakta bulunan kişinin kendisi, usûl veya fürûundan birisi ya da zengin biri yemiş bulunursa, yenilen miktarın bedeli fakirlere tasadduk edilmelidir.

 

Soru: Adak kurbanında bulunması gereken nitelikler nelerdir?

Cevap: Kurbanlık hayvanda aranan nitelikler, adak kurbanında da aranır.

 

Soru: Adak kurbanı ne zaman kesilmelidir?

Cevap Bir şarta bağlı olarak kurban kesmeyi adayan kişi, şart gerçekleşmesi halinde adağını ilk fırsatta yerine getirmelidir. Şarta bağlı olmayan adaklar ise herhangi bir vakitte yerine getirilebilir. Ancak uygun olanı, ilk fırsatta yerine getirilmesidir.

 

Soru: Kurban kesmeyi adayan bir kimse bu adaktan vazgeçebilir mi?

Cevap: Kur’an’da değişik yerlerde; verilen sözde durulması, ahde ve akitlere bağlı kalınması (Mâide, 5/1; İsrâ, 17/34), Allah’a verilen sözün tutulması (Nahl, 16/91) emredilir ve yapılan adakların yerine getirilmesi istenir. Ayrıca kişinin yaptığı adağa uygun davranması iyi kulların vasıfları arasında sayılır (İnsan, 76/7).
Yapılan bir adaktan vazgeçilmesi adak yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

 

Soru: Bir koç kurban etmeyi adayan kişi mutlaka koç mu kesmelidir? Bir büyükbaş hayvana ortak olabilir mi?

Cevap: Bir koç kesmeyi adayan kimse koç kesebileceği gibi koyun veya keçi de kesebilir. Çünkü bunlar aynı cinsten (davar) kabul edilmektedir. Aynı şekilde bu kişinin ibadet niyetiyle kesilecek olan bir sığıra hissedar olarak girerek adağını yerine getirmesi de mümkündür. Ancak sığır kesmeyi adayan kişinin, koyun kesmesi ile adağı yerine gelmiş olmaz.  Cins belirlemeksizin “bir kurban keseceğim” diye adakta bulunan bir kimse ister koyun, isterse de sığırdan bir hisseye girerek dilediği cinsten bir kurbanlık hayvan kesebilir.

 

Soru: Belirli bir hayır kurumuna veya fakire yardım yapmayı adayan kimse, başka bir hayır kurumuna veya fakire yardım yaparsa adağı yerine gelmiş olur mu?

Cevap: Adağın yerine getirileceği kişi, yer ve cihet konusundaki şartlar bağlayıcı değildir. Bu itibarla muayyen bir hayır kurumuna veya fakire yardım yapmayı adayan kimse başka bir hayır kurumuna veya başka bir fakire yardımda bulunduğunda adağı yerine gelmiş olur.

 

Soru: Oruç tutmayı veya namaz kılmayı adayıp da hastalık veya yaşlılık gibi mazeretleri sebebiyle adaklarını yerine getiremeyecek olan kişinin ne yapması gerekir?

Cevap: Adadığı orucun her günü için bir fidye vermesi gerekir. Eğer namaz adamışsa namazı îmâ ile de olsa kılınmalıdır. Buna güç yetirilememesi hâlinde tövbe edilmelidir. Böyle bir kişi, daha sonra bu ibadetleri yapmaya gücü yeterse, adağını yerine getirmelidir.

 

Soru: Birden çok oruç tutmayı adayan kimsenin bu oruçları peş peşe tutması şart mıdır?

Cevap: Tutacağı oruçları peş peşe tutmaya niyetlenmiş ve öylece adakta bulunmuş ise, bu oruçları peş peşe tutması gerekir. Ancak, böyle bir niyeti yoksa dilediği gibi tutabilir.

 

Soru: "Şu işim olursa bir kurban kesip ailemle, eşim dostum la yiyeceğim" diyen birisinin kurbanı adak kurbanı mı olur? Şükür kurbanı mı olur?

Cevap: Bir kimse "Şu işim olursa kurban kesip ailemle, eşim dostumla yiyeceğim" derse adak geçerli, şart ise geçersiz (batıl) olur; yani "ailemle, eşim dostumla yiyeceğim" ifadesi hükümsüzdür. Dolayısıyla bu şekilde bir adakta bulunan kişinin adak etinin tamamını yoksul kimselere dağıtması gerekir.( Bu yazı Diyanet İşleri Başkanlığı kaynaklarından hazırlanmıştır.)

 

Dursun BOZ