<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
                 <rss version="2.0" 
                 xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
                 xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" 
                 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" 
                 xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
                 <channel><title>Gümüşhane Ekspres  Haber Haberleri Kaza Asayiş</title>
                      <link>https://www.gumushaneekspres.com/rss.xml</link>
                      <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gumushaneekspres.com/rss.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                      <language>tr</language>
                      <description>Gümüşhane Ekspres  Haber Haberleri Son Dakika Kaza Asayiş</description>
                      <category>News</category>
                      <lastBuildDate>Wed, 15 Apr 2026 00:28:14 +0000</lastBuildDate>
                      <ttl>1</ttl>
                      <generator>Gümüşhane Ekspres  Haber Haberleri Kaza Asayiş - Haberler</generator>
                      <copyright>Copyright - 2026 - Gümüşhane Ekspres  Haber Haberleri Kaza Asayiş</copyright><item><title><![CDATA[SEYİT TOK'UN YENİ ROMANI "DERVİŞ" YAYINDA]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-seyit-tokun-yeni-romani-dervis-yayinda-16725.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-seyit-tokun-yeni-romani-dervis-yayinda-16725.html</link>
                    <description><![CDATA[Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde eğitimci kimliği ve belediyecilik hizmetleriyle tanınan şair ve yazar Seyit Tok, edebiyat dünyasındaki sessizliğini "Derviş" adlı yeni romanıyla bozdu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde eğitimci kimliği ve belediyecilik hizmetleriyle tanınan Şair ve Yazar Seyit Tok, edebiyat dünyasındaki sessizliğini "Derviş" adlı yeni romanıyla bozdu. "Kalpleri Fetheden, Âlemi Fetheder" mottosuyla raflardaki yerini alan eser, Mısır’dan İstanbul’un fethine uzanan, manevi fırtınalarla dolu destansı bir yolculuğu konu alıyor.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinin Belediye Başkan Yardımcılığı görevini yürüten, Eğitimci, Şair ve Yazar Seyit Tok, merakla beklenen üçüncü eseri "Derviş"i okurların beğenisine sundu.&nbsp;

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Daha önce "Anne (Gazze)" adlı şiir kitabı ve "Ruhunu Kaybetme" isimli romanıyla geniş bir kitleye ulaşan Tok, yeni romanında okuyucuyu tarih ve maneviyatın harmanlandığı derin bir yolculuğa çıkarıyor.&nbsp;

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık (KDP) etiketiyle çıkan roman, "Kalpleri Fetheden, Âlemi Fetheder" sloganıyla yayın dünyasındaki yerini aldı.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Fırtınalar Bu Kez Yüreklerde Kopuyor

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Yazar Seyit Tok, eserinin temel felsefesini anlatırken fırtınaların sadece denizlerde değil, asıl insanın iç dünyasında başladığına dikkat çekiyor.&nbsp;

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Roman, Mısır’dan yola çıkan bir gönül erinin, evlat hasretini sinesine çekerek müjdelenmiş şehir İstanbul’a doğru attığı adımları konu ediniyor. Tok, eserinde sadece fiziksel bir yolculuğu değil; azgın dalgalarla, ölümle ve korkuyla sınanan bir ruhun sükûnetini nasıl muhafaza ettiğini ustalıkla işliyor.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Hakikat Yolunda Bir Mücadele

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Kitabın içeriğine dair ipuçları veren Seyit Tok, "Öfke ile merhametin, zulüm ile adaletin, nefis ile hakikatin mücadelesini anlattığım bu romanımı değerli okurlarımın beğenisine sunuyorum. İnşallah, yazılış amacına hizmet eder" ifadelerini kullandı.&nbsp;

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Kelkit’in kültürel birikimine önemli bir katkı sunan bu eser, aynı zamanda yazarın ustalığının bir nişanesi olarak değerlendiriliyor.&nbsp;

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Gümüşhane edebiyat çevrelerinde heyecan uyandıran "Derviş", yazarın önceki eserlerinde olduğu gibi etik ve estetik değerleri ön planda tutan bir dil yapısına sahip.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[SEYİT TOK'UN YENİ ROMANI "DERVİŞ" YAYINDA - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 28 Feb 2026 12:50:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/seyit-tokun-yeni-romani-dervis-yayinda-155319-20260228.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/seyit-tokun-yeni-romani-dervis-yayinda-155319-20260228.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/seyit-tokun-yeni-romani-dervis-yayinda-155319-20260228.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ÖĞRETMEN OLMAK MI? ÖĞRETMENCİLİK OYNAMAK MI?]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-ogretmen-olmak-mi-ogretmencilik-oynamak-mi-16724.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-ogretmen-olmak-mi-ogretmencilik-oynamak-mi-16724.html</link>
                    <description><![CDATA[Son günlerde basında yer alan Ankara’da, 9. sınıf öğrencilerinin sınıfta öğretmenlerine yaptıkları zorbalığı ve şiddeti görünce, bir öğretmen ve yönetici olarak, bundan 15 yıl öncesinde yaşadığım bir anımı hatırladım.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Son günlerde basında yer alan Ankara’da, 9. sınıf öğrencilerinin sınıfta öğretmenlerine yaptıkları zorbalığı ve şiddeti görünce, bir öğretmen ve yönetici olarak, bundan 15 yıl öncesinde yaşadığım bir anımı hatırladım.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ankara’da 8 derslikli bir okulda görev yapmaktaydım. Bir &nbsp;sınıf öğretmeni olarak mesleğin en idealist yılları olan 6. yılımda Çankaya’da, duayen dediğimiz, başöğretmenlerimizin yanında kendimi geliştirerek, ilerde ülkemizin bilim insanlarını yetiştiren bir öğretmen olmak için çabalıyordum. O gün bahçede nöbetçiydim ve &nbsp;teneffüste öğrencilerin güvenli bir şekilde oynamalarını sağlamak için dolaşmaktaydım. Benden yaşça büyük bir öğretmenimiz de bahçede &nbsp;kantine, yanıma doğru ilerliyordu. Tam o sırada İlkokul öğrencimizin attığı bir top hızla bana çarptı. Ben de:

-”Yavrum dikkat et, bak top canımı acıttı, arkadaşlarına da gelebilir.” dedim.

Öğrencimiz, bana bağırarak, ellerini kaldırmış isyan eder bir şekilde:

- “Sen de orda durmasaydın.”, dedi.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bahçede kantine doğru bize yaklaşan&nbsp; öğretmenimiz &nbsp;de, öğrencimizin bağırarak bana söylediği sözleri duymuştu, o an da öğretmen arkadaşımla göz göze geldik. İkimiz birbirimize bakıyor ve sözün bittiği yerdeyiz der gibi yutkunuyorduk, kelimeler adeta boğazıma düğümlenmişti. Şaşkınlığını üstünden atan öğretmen arkadaşım yanıma gelerek:

- Sen iyi misin?”Umarım bir şeyin yoktur, diye sorup arkasından, “Bu öğrencilerin hali büyüyünce ne olacak? dediğini daha dün gibi hatırlıyorum.&nbsp;&nbsp;

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ben de acımı hafifletmek için bir elimle topun geldiği yeri ovalayarak, şaşkınlık içerisinde, daha ilkokulda 7-8 yaşlarında olan bir öğrencinin,&nbsp; iki öğretmeninden&nbsp; hiç çekinmeden saygısızca bu cümleleri nasıl sarf edebildiğini anlamlandırmaya çalıştım. O gün boyunca kendime gelemedim. Önce öğrencimizin şiddet dolu&nbsp; davranışını, ailesini, sonra kendi öğretmenliğimi ve eğitim sistemimizi sorguladım. Daha o günden eğitimde bugünleri düşünerek,&nbsp; küçük yaştaki öğrencilerin davranış sorunlarını irdelemeyi ve bu sorunlarının çözüm yollarını araştırmayı ve&nbsp; bulmayı da kendime görev addettim.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Evet, toplumda bir şeyler yanlış gidiyordu. Sorunu irdeledikçe, öncelikle Türk aile yapısının nasıl bozulmaya başladığını ve toplumun en temel yapı birimi olan ailenin ne denli yozlaştığını görmüş olmanın tarifsiz acısıyla.” Bana bir harf öğretenin, kırk yıl kölesi olurum”, diyen Hz. Ali’yi düşündüm,&nbsp; yine bizim çocukluğumuzda, anne babamızın, “aman kızım öğretmenine saygı da kusur etme&nbsp; bak, o sana okuma yazma öğretiyor çok yoruluyor”, dediklerini hatırlayarak &nbsp;o dönem de mesleğimizin ne denli kıymetli ve saygıdeğer bir meslek olduğunu, bugün ise öğretmenlik mesleğinin ne kadar değersizleştiğini gördüm. Hatta geçmişte ailelerin öğrenciyi ilkokula başlatırken öğretmenine,” eti senin, kemiği benim”, dediği o günlerden bugünlere nasıl geldiğini, küçüğün büyüğe, büyüğün küçüğe saygı ve sevgisinin nasıl böyle yitirildiğini anlamlandırmaya çalıştım.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Türk aile yapısı nasıl bu denli bozulmuştu ki büyüğe saygı unutulmuştu. İlk bozulmanın televizyonlarda yabancı diziler ile başladığını düşünmeye ve yabancı dizilerin evlerimize masumane bir şekilde girerek, zihinleri kasıtlı&nbsp; bir şekilde,&nbsp; nasıl yozlaştırdığını ve &nbsp;ailelerin ahlak yapısını nasıl bozduğunu görmeye başladım. Geçmişten günümüze geldiğimiz bu süreçte de, Türk aile yapısına kasıtlı olarak nasıl operasyon çekildiğini idrak ettim. Minik öğrencimizin bozulmuş aile yapısı ve çevresinde, model aldıkları anne babalar yoluyla &nbsp;bu tür olumsuz davranışlar geliştirdiklerini çözümledim.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bozulan aile yapılarından sonra, eğitim sistemimizde ne değişmişti ki bu öğrenciler hem kendi akranlarına sevgisiz, hem de büyüklerine saygısız olmuşlardı. O dönemde &nbsp;Türk eğitim sisteminde okullarda şeffaflık ilkesi adı altında,&nbsp; 2012 &nbsp;yılında, “Alo 147” &nbsp;diye bir bilgi edinme hattının oluşturulduğunu ve bu iletişim hattının, eğitim sistemimiz için ne denli zararlı bir oluşumla ihbar şikayet hattına dönüşebileceğini düşündüğümü de daha bugün gibi &nbsp;hatırladım.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; CİMER, MEBİM,&nbsp; Alo 199 şeklinde bir çok versiyonu bulunan bu şikayet hatlarının aslında ilk kuruluş amacı bilgi amaçlıyken, nasıl da veli tarafından okula yönelik bir tehdit aracı haline geldiğini süreçle birlikte görmüş oldum. Şu an da şikayet hatlarının geldiği son nokta; canı sıkılanın veli olmasına da gerek yok, amca, teyze, dede vb. bir şeyler yazayım da öğretmen bizden korksun, çocuğumuza iyi not versin, iyi davransın şeklinde, bir tehdit ve baskı aracı olarak öğretmenlere karşı silah olarak kullanılmasıdır. Ne yazıktır ki, bu hatlar aracılığıyla oluşturulan şikayetler ile haksız yere yıpratılan öğretmenlerin motivasyonları düşmekte, kendisini ve öğretmenliğini sorgular halde, sıkıntı yaşadığı sınıfa girmek istememektedir. Tabi hal böyle olunca da, mesleğe küsme dediğimiz süreçle birlikte, eğitimcilerimiz, öğretmen olmaktan çıkıp, öğretmencilik oynamaya başlamaktadır. Bu durumu bir kez yaşayan öğretmenlerimiz artık temkinli davranmak zorunluluğuyla kendini şikayet ettirmemek için kılıktan kılığa girerek öğretmencilik oynamaya çalışmaktalar. Böylece öğretmenlik mesleğinin yozlaşma süreciyle birlikte, eğitimciler öğrenciye haksız olduğu durumlarda bile bağıramamakta, düşük not verememekte, psikolojisi bozulacak diye yerini dahi değiştirememektedir. Ne yazık ki, bir nesil &nbsp;çaresiz bir şekilde, &nbsp;öğretmenin elinden kayıp gitmektedir.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bu süreçlerle etkisizleştirilen öğretmenlerin tekrar etkin hale getirilmesi için yetkililerin acilen asılsız olduğu anlaşılan şikayetler hakkında, veliye yaptırım uygulaması yoluna gidilmelidir. Böylece okul tüm çalışanlarıyla kurum olarak korunmalıdır. Tabi ki bazen &nbsp;yöneticilerin, öğretmenlerin de hatalı olduğu durumlar mutlaka olmakta, o zaman da öğrenciyi koruyan bir sistemle öğretmenin ya da yöneticinin hatalı olduğu alan ile ilgili iyileştirme çalışmaları yapıcı bir şekilde gerçekleştirilmelidir.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Mesleğimin&nbsp; daha 6. yılında yaşadığım bu tarifsiz hatıradan, bugüne kadar geçen ve&nbsp; 15 yıldır da şiddeti giderek artan olumsuz süreçlerin acı faturasını, hem bir anne, hem de bir öğretmen olarak, hep birlikte&nbsp; ödediğimiz çok zor günlerden geçmekteyiz. &nbsp;15 yıl önce “Daha çok küçük yedi sekiz yaşında&nbsp; diyerek, aman kötü davranmayın, çocuk daha aklı ermiyor, tabi ki hata yapa yapa&nbsp; öğrenecek” &nbsp;şeklinde, bakanlık tarafından rehber öğretmenler yoluyla korunan bu çocuklar, bugün 16 yaşında karakol basan, güvenlik güçlerimizi bombalayan canilere dönüştüler. Daha bugün &nbsp;yine İstanbul’da neredeyse Türkiye’nin en prestijli erkek liselerinin birinde, erkek öğrencilerin, kız arkadaşlarının okuldaki görüntülerini, okul kamera odasından alarak, &nbsp;yapay zekayı&nbsp; da kullanarak&nbsp; elde ettikleri sahte uygunsuz görüntüler ile kız arkadaşlarını tehdit etme yoluyla, taciz ederek, insanlıktan çıkmaları&nbsp; ve&nbsp; çeteleşmeleri de, geçen 15 yıllık süreç içerisinde katlanarak büyüye artık ne bakanlığın ne de yasaların çözemediği,&nbsp; içinden çıkılamaz sorunlar&nbsp; yumağı&nbsp; olarak karşımızda durmakta.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Değişen dünyada nesillerimizi kaybetmemek ve neslimize sahip çıkmak için tüm kurumların ortak hareket edeceği bir şekilde, acilen eğitim sistemimizi dönüştürmek için eğitim seferberliğini başlatmamız gerekir. Oktay Sinanoğlu’nun söylediği gibi 2. Kurtuluş Savaşı topla tüfekle değil, zihinlerde olacaktır. Bu dönüşüm savaşı özellikle, x kuşağı diye adlandırılan ve yaşları şu an 45- 55 yaş arası yetişkinlerin liderliğinde gerçekleşecektir.&nbsp;

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;Eğitimde yapılacak olan bu dönüşüm, &nbsp;sekülerleşme diye söylenilen ve ülkemizde hep yanlış kavratılan, çağdaşlık adı altında kendi inanç sisteminden ve kültüründen koparılan bir&nbsp; gelişimle değil; ancak ilk insanlık tarihinden başlayarak, insanın var oluş temeli olan inanç sistemi üzerine kurulacak yapı üzerinde, dönüşen bir eğitim modeli ile&nbsp; gerçekleştirilecektir. &nbsp;&nbsp;Ülkemizde aydın dediğimiz bir kesim İslam dinini neredeyse hiç bilmedikleri ve tanımaya çalışmadıkları için de, dinimizi ortaçağdan kalma ilkel bir düşünce ve dogmatik bir&nbsp; kurgu olarak nitelendirmekte, aynı zamanda Laiklik ilkesini de bahane ederek, insan bilmediği şeyden korkar temeliyle, dinimizden uzaklaşmaktadır. &nbsp;Bu nedenle İslam dinimizin aslında ilk insanlıktan bu yana ahlak temelli bir yaşam biçimi olduğunu, kendisini sözde aydın gören bu kesime anlatmak, kavratmak ve öğretmekle işe başlamalıyız.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Gelişmiş batı diye kabul ettiğimiz İngiltere başta olmak üzere, bir çok ülkenin eğitim sistemlerine bakıldığında, Fransa hariç diğer gelişmiş batı ülkelerinde de Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinin okul öncesi dönemden başlayarak, devlet eliyle ders olarak bir yaşam biçimi olarak verildiğini görmekteyiz Geçmişe baktığımızda Ortaçağ Avrupası’nda,&nbsp; geri kalmış batı medeniyetine, İslam&nbsp; felsefesi bir kedinin gözleri gibi ışık tutmuştur. Avrupa önce Rönesans dediğimiz bilim ve teknik alanında sonrasında da Reform dediğimiz dini yenilik hareketlerini yaparak, ancak Osmanlı İmparatorluğu’nun gelişim seviyesini 300 yıl sonra yakalayabilmiştir. Avrupalı dediğimiz batılılar gelişmek için zorunlu olarak&nbsp; yapmak zorunda kaldıkları reform hareketleriyle, inanç sistemi üzerine kurulmayan hiçbir devletin var olamayacağını ve gelişemeyeceğini görmüşlerdi. Bu nedenle özde,&nbsp; kendi dini inanç ve kültür sistemlerine bağlı kalarak, Hıristiyanlık temeli üzerine oturmuş bir&nbsp; devlet yönetimi modeli geliştirmişlerdir. Avrupa’da Hıristiyanlık dinine, orta çağda sahte papazlar ve din adamları tarafından sokulan cennetten tapu verme, aforoz etme gibi bir çok ilkel&nbsp; hareket tarzı Reform hareketleriyle reddedilmiş ve sonrasında da Hıristiyanlık dininin yaşam biçimi üzerine kurulu, dönüşen bir eğitim modeli&nbsp; inşa edilmiştir. Hatta geçen haftalarda Papa 14. Leo’nun İznik’e gelerek hac görevini yerine getirmesinin sebebi dini inançları olan Hıristiyanlık dinini tekrar gençliğine ikinci reform hareketleriyle dönüştürerek kavratmak ve kökleri olan İznik’te&nbsp; değişen dünyaya ayak uydurmak üzere, yeniden doğmak içindir. Bizler de ülkemizde yakın geçmişten başlayarak bugün de dahil olmak üzere, dinimize sokulmaya çalışılan sahte şeyhler ve tarikatlar ile uydurulmuş din ve ibadet şekilleri gibi dinimizi yozlaştıran, sahteleştiren bu yapıdan acilen kurtulmalıyız. &nbsp;İslam dinimizin kitabı olan Kuran’ı Kerim’in bizlere kılavuzluk eden gerçekliğinde, ahlaki bir yaşam temelinde İslam hukuku, fıkhı, ilmi, tarihi&nbsp; konularıyla birleşen, Türk İslam kültür anlayışını doğru öğrenerek, kavrayarak köklerimize geri dönmeliyiz. Dönüşüme de tam da buradan başlamalıyız, yoksa önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’ün belirttiği muasır medeniyetler seviyesine hiçbir zaman ülkemizi &nbsp;çıkartamayız.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Türk aile yapısındaki bozulmaların da aslında, yaşamda varoluşumun temeli&nbsp; olan inanç sistemimizi yani İslam dinini, doğru düzgün bir şekilde öğrenip , neticesinde de anlayıp, yaşam biçimi haline getirememekten kaynaklı olduğunun farkına varmalıyız. Bu farkındalıkla, okul öncesinden başlayarak, ahlak eğitim temelli bir sistem üzerine oturtulmuş ve herkesin kendi dini inançlarına saygı duyan dini eğitim modelinin, üniversite eğitimi de dahil olmak üzere, &nbsp;zorunlu bir şekilde yaşam biçimi şeklinde tasarlamak zorundayız. Doğal bir süreç olarak da zorunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerini eğitim sistemine adapte etmeliyiz. &nbsp;Bakanlığımız Maarif Modeli de ancak bu temelde, bu anlayışla dönüşümün öncüsü olacaktır. &nbsp;Din ve ahlak eğitiminin nasıl ve ne şekilde eğitim sistemimiz içerisinde ders olarak yer alması gerektiği ile ilgili yasal değişikliklerin de acilen yapılarak, yasalaştırılması için meclisimizde “Acil Eğitim Seferberliği Komisyonu” kurulmalıdır. Ayrıca bilgi alma ve danışma temelli hatlardan, şikayet temelli ihbar hatlarına dönüştürülen MEBİM&nbsp; vb . hatların da, eğitim sistemimizde yaratmış olduğu yıkıcılığının önüne geçmek için; mecliste kurulacak&nbsp;&nbsp; komisyonda görüşülmek suretiyle; öğrenci, öğretmen ve veli hak ve sorumluluklarının net olarak belirlendiği, yasaların açık yönlerinden kaynaklı, herkesin mağdur edildiği bir yapıdan, herkesin haklarını koruyan bir yapıya dönüştürülmek şekliyle,&nbsp; gerekli yasal düzenlemeler acilen yapılmalıdır. Atatürk’ün halkı eğitmeye yönelik açtığı&nbsp; Millet Mektepleri gibi, halkın dönüşen yeni eğitim sistemi modelini öğrenip kavrayabilmeleri için, “Eğitimde Dönüşüm Aile Okulları’nın” da açılması ve böylece topyekûn olarak dönüşümün gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Eğitimin en temel ögesi olan öğretmenlerimizin de açılan eğitim akademiler yoluyla, uzun soluklu en az bir yıl&nbsp; olacak şekilde, uzman öğretmen ve başöğretmenlik eğitimi temelinde, dönüşümü hazmedecek şekilde yetiştirilmelerini sağlamak için de yasal düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Mustafa Kemal ATATÜRK’ün “Öğretmenler yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.”,&nbsp; sözünden hareketle, en temele öğretmen eğitimini alan, aile eğitimleriyle de senkronize edilmiş eğitimde dönüşüm hareket planının, acilen devreye sokulması gerekmektedir. Yoksa değişen dünyada ülkemizin zihin savaşları ile &nbsp;işgal edildiğine ve sömürü düzeninin çocuklarımızla birlikte, &nbsp;bizleri &nbsp;nasıl yeni kurbanları haline getirdiğine de tanıklık edeceğiz. Hep birlikte yarın çok geç olmadan, bugün eğitimde dönüşüm diyerek,&nbsp; Kurtuluş Savaşı’mızın ikincisini zihinlerde eğitimle başlatarak, geçmişte atalarımızın yaptığı gibi, işgalcilerin&nbsp; sinsice hazırladıkları bu zihin işgalleri seferlerinden&nbsp; galibiyetle çıkmalıyız.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[ÖĞRETMEN OLMAK MI? ÖĞRETMENCİLİK OYNAMAK MI? - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 28 Feb 2026 12:38:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/ogretmen-olmak-mi-ogretmencilik-oynamak-mi-154832-20260228.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/ogretmen-olmak-mi-ogretmencilik-oynamak-mi-154832-20260228.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/ogretmen-olmak-mi-ogretmencilik-oynamak-mi-154832-20260228.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[EĞİTİM VE ÖĞRETMEN ÜZERİNE]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-egitim-ve-ogretmen-uzerine-16580.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-egitim-ve-ogretmen-uzerine-16580.html</link>
                    <description><![CDATA[ Eğitim tarihi incelendiğinde görülecektir ki ne zaman eğitim ordusuna önem verilmişse o dönemde devlet ve millet tüm organlarıyla gelişme göstermiş ve medenî ülkeler seviyesine ulaşmıştır.  ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Eğitim tarihi incelendiğinde görülecektir ki ne zaman eğitim ordusuna önem verilmişse o dönemde devlet ve millet tüm organlarıyla gelişme göstermiş ve medenî ülkeler seviyesine ulaşmıştır. &nbsp;

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Dünyadaki gelişmiş ülkeler ile ülkemizi kıyasladığımız zaman &nbsp;inişli çıkışlı bir grafik görüyoruz. Bunun sebebi milli bir eğitim politikasını hayata geçirememiş olmamızdır. Millî bir politika ortaya koyamayışımızın nedeni millet ve devlet olarak bilgi ve tecrübemizin olmaması mı yoksa dış müdahaleler ile bir türlü yoluna girmeyen sistemin yapboz tahtasına döndürülmesi mi? Her iki durum ile ilgili bir sorgulamanın yapılması, gereksiz fazlalıkların sistemden çıkarılması ve çağdaş normlara uygun köklü bir politika belgesi ortaya konulması zamanı gelmedi mi?

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Türk kültür örf ve ananelerini önceleyen, millî ve manevî değerlerle bezenmiş, ülkesi ve ülküsü için çalışan, insanı merkeze alan, atiden aldığı güçle bugünü ve yarınları inşa eden bir anlayışla temel meselelerin kalıcı bir programla hayata geçirilmesi acil çözülmesi gereken konuların başında gelmektedir.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Eğitimin gelişmesi için her dönemde birtakım tedbirler alınmış ancak kalıcı çözümler üretilememiştir.&nbsp; Öğretmeni merkeze almadan yapılan bütün bu çabalar eğitime çare olamamış ve sorunları çözmede yetersiz kalmıştır.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bilgiye ulaşmada sınırsız imkânlar olmasına rağmen sorunlar artarak devam etmektedir. Demek ki bilgiye ulaşmak sorunu çözmüyor. İnsana ait olan değerleri korumakla işe başlamak gerekir. Küresel sistemin ağababalarının ulusları parçalayarak daha rahat yönetme stratejisine karşı sosyal bir varlık olan insanı toplum içerisinde toplumla birlikte güçlendirecek mekanizmaları devreye almamız gerekmiyor mu? Yalnızlaşan insanoğlu tek başına sorunlara çözüm üretememekte, ruh ve beden sağlığı bozulmakta, vitesi boşalmış bir araba gibi uçuruma sürüklenmektedir.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Günümüzde yaşanan sosyal çürümeyi önlemek ve insanın metalaşmasının önüne geçmek için sosyal politikaların bir an önce hayata geçirmeliyiz. Tabii toplumu bu açmazdan kurtarmak için eğitim ordusuna büyük bir görev düşmektedir.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Mustafa Kemal Atatürk 25 Ağustos 1924 günü Ankara'da toplanan Muallimler Birliği Kongresi'nde öğretmenlere verdiği önemi ve yüklediği sorumluluğu şu sözleriyle ifade etmiştir. "Muallimler, yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr muallim ve eğitimcileri, sizler yetiştireceksiniz, Yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin maharetiniz, ve fedakârlığınız derecesiyle oranlı bulunacaktır. Muallimler, hiçbir zaman hatırınızdan çıkmasın ki Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister"(1)

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Mustafa Kemal Atatürk&nbsp; 14 Ekim 1925'te İzmir Öğretmen Okulu'nda ise&nbsp; şunları söylemiştir. "Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak muallimlerdir. Muallimden ve eğitimciden mahrum bir millet, henüz millet olma istidadını kazanamamıştır; ona alelade bir kitle denir. Bir kitle millet olabilmek için mutlaka eğitimcilere, muallimlere muhtaçtır. Onlardır ki, bir topluluğu hakiki millet haline koyarlar."(2)

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yeniden yükselmenin yolu ilimde, bilimde, kültürde, sanatta, edebiyatta aydınlığın meşalesini yakmakla olur. O meşale ki ülkemin bütün burçlarından yükselerek cihana yayılacaktır. O zaman karanlıklar aydınlanacak ve&nbsp; Türk'e yükselmekte sınır olmayacaktır.

Kaynak: Eşme, İsa, Türkiye'de Öğretmen Yetiştirme, s. 61,62
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[EĞİTİM VE ÖĞRETMEN ÜZERİNE - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 06 May 2025 13:05:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/egitim-ve-ogretmen-uzerine-161042-20250506.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/egitim-ve-ogretmen-uzerine-161042-20250506.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/egitim-ve-ogretmen-uzerine-161042-20250506.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Üretim Ve Tüketim: Mutluluğun İki Yüzü]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-uretim-ve-tuketim-mutlulugun-iki-yuzu-16007.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-uretim-ve-tuketim-mutlulugun-iki-yuzu-16007.html</link>
                    <description><![CDATA[Günümüz dünyası madde odaklı ve insanları daha fazla tüketime yönlendiren bir kültüre evrilmiştir. "Popüler kültür" adı verilen bu kültürel yapıya ayak uyduramayanlarda ise eksiklik ya da yetersizlik hissi uyanır. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Günümüz dünyası madde odaklı ve insanları daha fazla tüketime yönlendiren bir kültüre evrilmiştir. "Popüler kültür" adı verilen bu kültürel yapıya ayak uyduramayanlarda ise eksiklik ya da yetersizlik hissi uyanır. Bu his tüketimin sunduğu yüzeysel ve geçici tatminler ile bastırılırsa da uzun vadede etkisini koruyamaz. Bunu sürekli bir şeyler satın alma ve tüketme döngüsü yaşayan bireylerde rahatlıkla gözlemleyebiliriz.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Üretmek ise bireylerin hayata dair anlam arayışına cevap veren, kendilerini değerli hissetmelerini sağlayan köklü bir haz kaynağıdır. Bir şey yaratmanın sunduğu bu derin haz, bireylerin popüler kültürün dayattığı tüketim döngüsünden sıyrılarak kendilerine ve çevrelerine daha anlamlı bir şekilde katkıda bulunmalarını sağlar.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Nermi Uygur’un “Yaratmayan, yaratıcı bir varlık olduğunun bilincine varmayan insan gerçek mutluluğa erişemez” sözü, üretmenin insan doğasındaki temel bir ihtiyaç ve mutluluk kaynağı olduğunu açıklayan bir ifadedir (1993, s.43).

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;İnsan sadece tüketen değil, aynı zamanda üreten bir varlık olarak doğmuştur. Hayvanlar içgüdüsel olarak ihtiyaçlarını karşılar ve doğanın sunduğunu tüketir; ancak insan hayatta kalmak için tüketmenin dışında yaratıcılığını ve zekasını kullanarak hayatını devam ettirir. Onu şekillendirir ve kendi yaşamını geliştirecek araçlar ortaya koyar. Örneğin, bir kuş yuvasını içgüdüleriyle inşa ederken, insan oluşturduğu evini estetik ve kültürel değerlerle zenginleştirir. Yaratıcılık, bireyin kendini ifade etmesinin ve çevresine katkıda bulunmasının en doğal yoludur ve insana mahsustur.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Üretmek, bireye kalıcı bir tatmin sunar. Abraham Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinde de, yaratıcılık ve kendini gerçekleştirme, en üst düzeydeki ihtiyaçlar olarak tanımlanır. Maslow’un bakışıyla bakılırsa insanın yalnızca biyolojik ihtiyaçlarını karşılaması psikolojik açıdan yeterli değildir. Modern toplumlarda tüketim kültürü, bireyleri yaratıcılıktan uzaklaştırarak hazır ürünlere yönlendirir. Nermi Uygur’un sözündeki “yaratıcı bir varlık olduğunun bilincine varma” bu bağlamda kritik bir noktadır. İnsan, yaratıcı gücünü keşfetmediğinde yaşamının anlamını yüzeysel hazlarda arar. Sanat, zanaat, ziraat, bilimsel çalışmalar gibi toplumsal katkısı olan üretici faaliyetler, bireyin kendi potansiyelini ortaya çıkarmasına olanak verir. Kanımızca yaratıcılık bilincine varmak, tüketim kültürünün dayattığı “haz” anlayışından bireyleri özgürleştirecektir.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Mihaly Csikszentmihalyi Flow: The Psychology of Optimal Experience adlı kitabında yaratıcı süreçlerin insan mutluluğu üzerindeki etkisine değinir. “Akış teorisi” olarak kabul edilen teorisinde bireylerin yaratıcı bir işe odaklandıklarında yaşadıkları derin tatmin duygusunu açıklar. Ona göre: “Hayatımızdaki en güzel anlar, pasif, alıcı, rahat zamanlar değildir... En güzel anlar, genellikle bir kişinin bedeninin veya zihninin, zor ve değerli bir şeyi başarmak için gönüllü bir çabayla sınırlarına kadar zorlandığı zaman ortaya çıkar.” (Csikszentmihalyi, 1990, s.3. aktaran pursuit-of-happiness. prg. 10) Bu bakış açısıyla insanın en anlamlı ve tatmin edici anlarının rahatlıktan değil, bir hedefe ulaşmak için sarf edilen çaba ve mücadeleden doğduğunu vurgular.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Tüketmeden alınan haz şaşırtıcı bir şekilde çok hızlı sınırına ulaşır. Ancak uzun ve zahmetli olan üretme duygusu, daha uzun süreli tatminler elde etmenin bir yoludur. Sonuç olarak bu kabul geçerli gibi olsa da üretim ve tüketim arasındaki haz dengesinin bireyden bireye değiştiğini kabul etmek gerekir. İnsanların bu iki eylemden hangisine daha fazla değer verdiği kişisel tercihleri, hedefleri ve içinde bulundukları koşullara bağlıdır. Önemli olan bireyin kendi değerleri, varoluş amacı doğrultusunda bir denge bulabilmesidir. İnsan yaşamının sürdürülebilirliği için tüketim elbette gereklidir; ancak günümüzün çevresel sorunları göz önüne alınırsa bu dengeyi sağlamak bir zorunluluk haline gelmiştir.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Yararlanılan Kaynaklar Uygur, N. (1993). Yaşam Felsefesi. Kabalcı Yayınları Csikszentmihalyi, M. (1990). Flow: The Psychology of Optimal Experience https://www.pursuit-of-happiness.org/history-of-happiness/mihaly-
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[Üretim Ve Tüketim: Mutluluğun İki Yüzü - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 29 Jan 2025 15:26:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/uretim-ve-tuketim-mutlulugun-iki-yuzu-020940-20250130.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/uretim-ve-tuketim-mutlulugun-iki-yuzu-020940-20250130.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/uretim-ve-tuketim-mutlulugun-iki-yuzu-020940-20250130.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Talebe’den Öğrenci’ye, Öğrenciden Talep Edene]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-talebeden-ogrenciye-ogrenciden-talep-edene-15651.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-talebeden-ogrenciye-ogrenciden-talep-edene-15651.html</link>
                    <description><![CDATA[ Eğitim, bireyin ve toplumun geleceğini şekillendiren önemli bir etkendir. Tarih boyunca uygulandığı toplumun beklentilerine ve evrensel gelişmelere göre değişimlere uğramıştır. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Eğitim, bireyin ve toplumun geleceğini şekillendiren önemli bir etkendir. Tarih boyunca uygulandığı toplumun beklentilerine ve evrensel gelişmelere göre değişimlere uğramıştır. Bu değişimlerden biri de eğitim ve öğretime dair kullanılan terimlerdir. Örneğin maarif yerine eğitim, tedris yerine öğretim, muallim yerine öğretmen kavramlarının kullanılır olması bilinen bazı örneklerdir. Türk tarihi açısından olaya bakarsak, bu değişimler dilde sadeleşme çabaları ve Cumhuriyet dönemi reformlarının en doğal sonucudur. Türkçeyi ve Türkçe kelimeleri daha aktif kullanılır hale getirme amacı taşır.


&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Bu noktada değişime uğrayan terimlerden biri de talebe kelimesidir. Eski ve yeni söylemiyle talebe ve öğrenci terimlerinin her ikisi de öğrenen bireyleri tanımlar. Bilgiye ulaşma ve öğrenme sürecini ifade etse de, kökenleri ve kullanım alanları bakımından farklılık gösterirler. Talebe kelimesi öğrenci anlamına gelir ve Arapçadan geçmiştir. Taleb kökünden türemiştir. Taleb, "istemek", "talep etmek" anlamlarını taşır. Talebe, bilgiye olan aktif talebi ve geleneksel eğitim ortamlarını vurgularken, Türkçe kelime olan öğrenci ise daha modern eğitim süreçlerini ifade eder ve verilen bilgiyi öğrenen konumundaki bireydir. Ne zaman ve nerede kullanıldığından daha çok kelimenin anlam itibari ile içeriği bu yazının konusu olacaktır. Talebe ve öğrenci terimlerinin anlam ve kullanımındaki farkları bilmek, eğitim ve öğrenme süreçlerini daha iyi anlamamıza yardım edebilir.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Eğitim bağlamında talebe kelimesi bilgiye ulaşmak için sürekli olarak arayış içinde olan, talip olan, öğrenmeye istekli bireyleri ifade edecektir. Bu durumda günümüz öğrencilerinin ne kadar öğrenmeyi isteyen ve talebeden birey olarak yetiştirildikleri üzerinde düşünmek gerekli olabilir. Günümüzün eğitim sisteminde talep etme, bireylerin öğrenme süreçlerinde aktif rol almalarını ifade edecektir. Bu durum meraklarını gidermek, bilgi eksikliklerini tamamlamak ve akademik hedeflerine ulaşmak için düşünmek, sorular sormak, bilgi talep etmek anlamına gelir. Talep etme süreci öğrencilere kendi öğrenme süreçlerini kontrol etme ve&nbsp; ve düzenleme becerilerini geliştirme fırsatı sunacaktır. Merak, öğrenmenin temel itici güçlerinden biridir. Öğrencilerin meraklarını gidermek için aktif olarak bilgi talep etmeleri ve&nbsp; bu bilgiye ulaşmanın doğru yollarını bilmeleri önemlidir. Ancak bireylerin sadece sınav kaygısı ile öğrenme talebinde bulunmaları geçici öğrenmeler olacaktır.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Sonuç olarak öğrencilerin aktif olarak soru sorması ve bilgi talep etmesi, öğretmenlerin öğrenci ihtiyaçlarını daha iyi anlamalarına ve daha uygun geri bildirimler sağlamalarına yardımcı olur. Öğrenme merakı kritik düşünme ve problem çözme becerilerini geliştirmelerine, öğretmenleriyle daha etkili bir iletişim kurmalarına ve özgüvenlerini artırmalarına yardımcı olur. Bu yaklaşım sınıf içi iletişimi ve öğrenme ortamını olumlu yönde etkileyecektir. Bu noktada bireye doğru soru sorabilme ve kendi öğrenme sorumluluğunu üstlenebilme becerisi kazandırılabilir. Ancak burada hassas olan konu, bilgi talebi özgürlüğünün nasıl ve ne zaman kullanılacağıdır. Bireylerin eğitim-öğretimi aksatmayacak, diğerlerinin özgürlüğünü kısıtlamayacak şekilde, saygı çerçevesinde bilgi talebinde bulunması gerektiği öğretilmelidir.

Dr. Ayşe PARMAKSIZ

 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[Talebe’den Öğrenci’ye, Öğrenciden Talep Edene - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 10 Dec 2024 13:38:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/talebeden-ogrenciye-ogrenciden-talep-edene-163951-20241210.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/talebeden-ogrenciye-ogrenciden-talep-edene-163951-20241210.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/talebeden-ogrenciye-ogrenciden-talep-edene-163951-20241210.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Teknoloji Kullanımında Altın Orta]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-teknoloji-kullaniminda-altin-orta-15020.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-teknoloji-kullaniminda-altin-orta-15020.html</link>
                    <description><![CDATA[Altın Orta kuralı, Aristoteles'in etik teorisinden türetilmiş olup, aşırılıkların ortasında bulunan dengeyi ifade eder.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Altın Orta kuralı, Aristoteles'in etik teorisinden türetilmiş olup, aşırılıkların ortasında bulunan dengeyi ifade eder.

Aristoteles, ahlaki erdemlerin ifrat ve tefrit arasında dengeyi bulması gerektiğini söyler. İki tür orta tanımlar: Birincisi, iki uç arasında eşit mesafede olan ve herkes için geçerli olan matematiksel ortadır. İkincisi ise kişisel özelliklere göre değişen ve ifrat ile tefrit arasında kalan ortadır. Aristoteles'in kastettiği orta, kişiye göre değişen ortadır. İnsanların arzu ve iştah gibi eğilimlerinin davranışlarını etkilediğini belirten Aristoteles, bu eğilimlerin aşırıya kaçabileceğini veya yetersiz kalabileceğini vurgular. Eylemler ve eğilimler, aşırılık ve eksiklik arasında bir denge gerektirir (Bayraktaroğlu, Özcan, 2020.s.292).&nbsp;

Aristoteles’e göre "orta," insan erdeminin veya mükemmelliğinin temel ölçüsüdür. Bu kavramı "ölçülülük" olarak tanımlar ve "eksiklik ile aşırılık arasındaki uygun denge" olarak açıklar. Hayatta "ölçülü" davranmayı en önemli erdem sayar. Ölçülülük, aşırılık ve yetersizlik arasındaki dengeyi bulmak anlamına gelir. Aristoteles'e göre, erdem, "çok az" ile "çok fazla" arasında uygun olan dengeyi bulmaktır. Bu, hayatın her alanında aşırılıklardan kaçınarak dengeli bir tutum sergilemeyi ifade eder (Yılmaz, 2019,&nbsp; prg.6). Onun kendi ifadesinden örnekler verilirse:

“Nitekim aşırı ve eksik yapılan beden eğitimi gücü yıpratır; aynı şekilde içki ve yemekler çok fazla ya da çok az olduğu zaman sağlığı bozar, dengeli olduğu zaman ise sağlığı meydana getirir, artırır ve korur. Ölçülülük, yiğitlik ve öteki erdemlerde de bu böyledir. Her şeyden kaçan, korkan ve hiçbir şeye dayanamayan korkak; hiçbir şeyden hiçbir şekilde korkmayan, her şeyin üzerine giden cüretli olur. Aynı şekilde her hazzı tadan ve hiçbirinden uzak kalmayan haz düşkünü, yabani gibi hepsinden kaçan ise duygusuz oluyor. Ölçülülük de yiğitlik de aşırılık ya da eksiklik yüzünden bozulur, orta olma ile korunur.” (Aristoteles, 1997,&nbsp; s.26&nbsp;

Teknoloji kullanımında da aynı ölçülülük prensibi geçerlidir. Teknoloji, hayatı kolaylaştıran ve geliştiren bir araç olarak kabul edildiğinde, her türlü teknolojinin araç özelliğine uygun yeterli kullanımı önemlidir.&nbsp; Özellikle son yüzyılı etkileyen dijital teknolojilerin kullanım düzeyini de ayarlamak gerekecektir. Çünkü bilindiği üzere aşırı kullanımı fiziksel ve zihinsel sağlık sorunlarına neden olduğu gibi sosyal etkileşimlerin azalmasına ve yalnızlaşma, bağımlılık gibi psikolojik sorunlara da neden olmaktadır. Yetersiz kullanımına da bakmak gerekirse, çalışma verimliliğinin azalması ve zaman kaybı bunlardan sadece biri olacaktır. Bu yüzden teknolojiyi kullanırken dengeli olmak, hem kişisel gelişim hem de toplumsal fayda açısından önemlidir. Teknolojiyi amaçlara uygun şekilde, gereksiz yere vakit kaybetmeden ve sağlığı tehlikeye atmadan kullanmak, Aristoteles'in erdemli yaşam anlayışına uygun bir yaklaşımdır. Bu bakışa göre teknolojiyi ne aşırı kullanmak, ne de tamamen reddetmek gerekecektir aksine teknoloji kullanımını dengede tutmak önemlidir.

Sonuç olarak teknoloji kullanımında altın orta kuralını uygulamak, teknolojinin insan hayatına kattığı kolaylıkları ve yenilikleri en iyi şekilde değerlendirmesine yardımcı olurken, olumsuz etkileri de en aza indirmeyi sağlar. Bu denge, hem bireysel, hem de toplumsal düzeyde daha sağlıklı ve üretken bir yaşam sürmeye katkıda bulunacaktır.

YARARLANILAN KAYNAKLAR
-Aristoteles, (1997) Nikomakhos'a Etik. Hsoika Nikomaxei, Çev. Saffet Babür. Klasik Metinler /Ayraç Yayinevi

-Hilal Canfer Bayraktaroğlu – Zeki Özcan, (2020). Nikomakhos’a Etik Bağlamında Aristoteles’in Erdem Etiği.&nbsp; Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 29/1

-Yılmaz, B. (2019). Orta Yol(cu) ya da Ölçülü Olmak.

https://bulentyilmazblog.wordpress.com/2019/08/26/orta-yolcu/
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[Teknoloji Kullanımında Altın Orta - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 06 Sep 2024 15:25:40 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/teknoloji-kullaniminda-altin-orta-182817-20240906.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/teknoloji-kullaniminda-altin-orta-182817-20240906.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/teknoloji-kullaniminda-altin-orta-182817-20240906.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[GEÇMİŞTEN MODERN HAYATA KADININ STATÜSÜ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-gecmisten-modern-hayata-kadinin-statusu-14098.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-gecmisten-modern-hayata-kadinin-statusu-14098.html</link>
                    <description><![CDATA[Kadın konusunda toplumların kafası genelde karışık olmuştur. Geçmişten bugüne kadının yeri ve değeri farklı kültürlerde farklı tartışılmış, bazen insanlık için hoş olmayan tavır ve yaklaşımlar ortaya çıkmıştır. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Kadın konusunda toplumların kafası genelde karışık olmuştur. Geçmişten bugüne kadının yeri ve değeri farklı kültürlerde farklı tartışılmış, bazen insanlık için hoş olmayan tavır ve yaklaşımlar ortaya çıkmıştır. Maalesef modern dünyada da kadının statüsü, hakları, toplum nezdindeki konumu gibi sorunların varlığı devam etmektedir.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Kadının toplum içerisindeki statüsü meselesi Antik Yunan'dan Orta Çağ İslam Rönesansı’na, Aydınlanmadan Modern Çağa kadar hep var olsa da Hint kültüründen, Yahudi Hristiyan kültürüne kadar kadının toplumsal statüsünün aşağı yukarı aynı olduğu söylenebilir (Çalışkan, 2021, parag. 11). Antik Yunan Dönemi düşünürleri Platon ve Aristoteles’in kadınlarla ilgili değerlendirmelerini inceleyen Özdemir ve İltar (2020, s.107) Platon'un toplumsal görevleri belirlerken kadına daha fazla alan açtığını görürler. Onlara göre Platon, kadınların eğitim alırken savaş eğitimi dışında erkeklerle aynı eğitimi alması gerektiğini ifade etmiştir. Ancak Aristoteles bir kadınla erkeğin aynı olamayacağı, toplumsal ve yaşamsal haklar bakımından erkeğin daha üstün olduğu düşüncesindedir.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Ataerkil toplumsal yapıların bir devamı olarak oluşan toplumsal cinsiyet ayrımı kadının “üzgün” konumunu desteklemiş, kurulan erkek egemen yapılar ise zaman içerisinde kadın ve kadın konusunu arka plana itmiştir. Tarihsel gelenek içerisinde ise kadın konusu, negatif bir mirasın oluşmasına konu olmuştur. Kadının toplum algısındaki ideal konumu ve gerçek durumu arasındaki uçurumdaki temel vurgular, kadının sahip olduğu doğal nitelikler üzerinden sürdürülürken doğurganlık, kadına tarih içerisinde zorunlu bir rol vermede etkin bir nitelik olmuştur. Sahip olduğu “doğurganlık” özelliğiyle kadınlar, tarihin her döneminde ilham kaynağı olurken insan neslinin devam etmesinde zorunlu bir halka olması nedeniyle de kutsal bir konuma yerleştirilmiştir. Ancak çoğu zaman kadının önemi bunun ötesine geçememiştir. Kadınlarla ilgili oluşturulmuş toplumsal hafıza, zaman içerisinde toplumsal ve bireysel uygulamalarda da karşılığını bulmuştur.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Antik Yunan toplumunun savaşçı yapısı, zorunlu olarak erkeklerin kadınlara öncelenmesi sonucunu doğurmuştur. Dolayısıyla, diğer konularda olduğu gibi eğitim konusunda da erkek ve kız çocuklarının aldığı eğitimlerin farklılaşması doğal bir sonuç hâline gelmiştir. Erkek çocukları savaşçı birer birey olarak yetiştirilirken, kız çocukları da genel olarak ev kadınlığı ve annelik konusunda yetiştirmişlerdir (Karaaslan, 2014. s. 160, 164)

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;İlk toplumlarda fiziksel gücü baz alan değerlendirme kadını zayıf ve eksik olarak görmeye neden olmuştur. Kadın zayıflık ve güçsüzlükle özdeşleşmiş, erkekle olan fiziksel doğasının farklılıkları, karakter ve irade güçsüzlüğü ile ifade edilir olmuştur. Kadın toplumların var olan döngüsünde hep kolaylaştırıcı pozisyonda algılanmış, kendini var etme, yeteneklerini, yatkınlıklarını gösterme konusunda ataerkil düzenin kontrolünü aşmakta çoğunlukla zorlanmıştır.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; İslam toplumunda ise Cahiliye Dönemi kadını ile İslam sonrası kadının hak ve toplumsal statüsünde ciddi farklılık vardır. Hukuki anlamda daha öncesinde bir hiç olan kadının, İslam’la birlikte mirasla ilgili meseleler örneğinde olduğu gibi toplumsal değeri değişmiştir. İslam kurallarında ölen kişiye yakınlığı ve uzaklığına bağlı olarak değişkenlik göstermekle beraber, haksızlık olmayacak şekilde mirastan pay verildiği görülür. Bu hak eski Mısırlılar ve Asurlular hariç İslâm öncesi hukuk sistemlerinin hiçbirinde bulunmamaktadır (Aksoy, 2021. s.33). İslamiyet’in koyduğu kuralların çoğunda kadın haklarını koruyan bir yapı söz konusu iken zamanla bu kuralların uygulamada amacından saptırıldığı söylenebilir.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Batı’da Rönesans ile başlayan modernleşme sürecinde pozitivizm etkisi ile insanların dünya görüşleri de değişmiştir. Bu süreçte bilimsel, teknolojik ve sosyal gücü elde eden Batı, tüm dünyaya gücünü hissettirmeye başlamıştır. Batı dışındaki toplumlar ya Batı’yı olduğu gibi taklit edecek, oradan gelen her şeyi sorgulamadan uygulayacak ya da kendi yapılarını Batı’nın getirdiği kavramlara uyarlamak zorunda kalacaktır. Sanayileşmeyle birlikte ise ağır işlerde çalıştırılması kadının fiziksel ve psikolojik gelişimini olumsuz yönde etkilemiş, kendini gerçekleştirdiğini zanneden kadın bu sefer başka bunalımlarla karşılaşmıştır.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Nitekim, modern çağla ve feminist akımlarla birlikte birçok hakkını elde etmiş gibi görünen kadını başka esaretler beklemektedir. Bugün evrensel kapitalist sistemle beraber, kendi kodlanışından mıdır yoksa bu kodları çok iyi analiz edip kullananlardan mıdır bilinmez, kitle kültürüne maruz kalan kadını estetik ve görsel kaygılar esir altında tutmaktadır. Bu noktada yapılacak en iyi şey kadınların eğitilmesinden çok erkeklerin eğitilmesi olacaktır.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Sonuç olarak toplumsal özgürlüğünü, kendini arayan kadının statüsünde köklü bir dönüşümden söz edilecekse toplumun bütün elemanlarının (kadın, erkek) yaklaşımının gözden geçirilmesi gerekmektedir. Bütün tarihî süreçte ataerkil sistemde ezilen, baskı altına alınan, çoğu kültürde yok sayılan ve bir zaman sonra bu ezilmeyi içselleştiren kadınların mücadelesinde, farkındalığında erkeklerin kadından çok yer alması gerekmektedir. Belki de eğitim sistemleri içerisinde bu konulara dönük uygulama ve programların yer alması faydalı olacaktır.

KAYNAKLAR

*Çalışkan, M. (2021). Aristoteles ve İbn-i Sina’ya göre kadın.

*Karaaslan, D. 2014. Antik Yunanda kadın olmak. Siirt Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 1. 159-174.

*Özdemir, F, T, A., Iltar, E,K. (2020). Sokrates, Platon ve Aristoteles'in kadın söylemleri üzerine bir değerlendirme.&nbsp; Felsefe Dergisi. Journal of philosophy. Sayı:9

*Aksoy, R. 2021“İslam öncesi yoplumlarda ve İslam’da kadının statüsü". Uluslararası Sosyal ve Eğitim Bilimleri Dergisi, 15. 20-39.

Dr. Ayşe PARMAKSIZ
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[GEÇMİŞTEN MODERN HAYATA KADININ STATÜSÜ - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 13 Mar 2024 09:25:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/gecmisten-modern-hayata-kadinin-statusu-122729-20240313.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/gecmisten-modern-hayata-kadinin-statusu-122729-20240313.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/gecmisten-modern-hayata-kadinin-statusu-122729-20240313.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[TEKNOLOJİ Mİ EVRİLDİ İNSAN MI?]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-teknoloji-mi-evrildi-insan-mi-13996.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-teknoloji-mi-evrildi-insan-mi-13996.html</link>
                    <description><![CDATA[   Bugün hiç kimse "Teknoloji ile ilgilenmiyorum." diyemez çünkü her alanda, en basit araçtan en karmaşığına, teknoloji ile iç içe geçmiş bir yaşamdan bahsedebiliriz. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Bugün hiç kimse "Teknoloji ile ilgilenmiyorum." diyemez çünkü her alanda, en basit araçtan en karmaşığına, teknoloji ile iç içe geçmiş bir yaşamdan bahsedebiliriz. Genel olarak insanlarla araçlar arasında bir etkileşim söz konusudur. Bu noktada kimin daha fazla etkilendiği sorgulanmalıdır. İnsan mı teknolojinin eksik yanlarını fark ederek geliştirir ve değiştirir yoksa teknoloji mi insanı geliştirir ve değiştirir?

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Tarih boyunca teknolojiler sadece günlük yaşamı kolaylaştırmakla kalmamış, aynı zamanda insanların yaşam tarzlarını, toplumsal yapılarını ve düşünce biçimlerini de etkilemiştir. Bu durum teknolojinin sadece pratik ihtiyaçları karşılayan araçlar olmadığını göstermektedir. Teknoloji insanların sosyal ilişkilerini, psikolojik deneyimlerini ve kültürel değerlerini şekillendirmede önemli bir rol oynamaktadır. Teknolojinin bu geniş etkisinin anlaşılması zor olabilir çünkü artık teknoloji insanın eli, kolu ve gözü gibi ayrılmaz bir uzvu haline gelmiştir.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Zamanla insanların teknolojiyi değiştirip geliştirdiği mi, yoksa teknolojinin insanlığı değiştirdiği mi, hangisinin daha çok evrildiği konusu düşünürleri meşgul etmiş görünür. Bu düşünürlerden biri de Georga Basalla'dır. Basalla'nın "Teknolojinin Evrimi" kitabında teknoloji ve insan ilişkisinin derinlemesine bir analizi yapılır. Basalla kitabında teknolojinin evrimini dar bir mühendislik veya bilimsel ilerleme perspektifinden ziyade, insan etkileşimi, toplumsal etkileri ve kültürel değişimleri içeren geniş bir yaklaşımla ele almaktadır. Ona göre teknoloji sadece insanlar tarafından icat edilip kullanılan araçlar değil, aynı zamanda toplumsal ve kültürel bağlamlarla şekillenen bir olgudur. İnsanlar teknolojiyi yaratırken aynı zamanda teknoloji de insanları etkilemekte ve dönüştürerek yeni kültürler oluşturmaktadır. Basalla teknolojik gelişmeleri sadece ihtiyaçlara bağlı görmemekte, hatta teknolojiyi ihtiyaç ile bağdaştırmayı son derece gereksiz bulmakta toplumların kültürel taraflarının etkisine vurgu yapmaktadır. Kendi ifadesi ile “İnsanların kendi elleriyle yarattığı bu ürünler, insanoğlunun çağlar boyunca kendi varoluşunu tanımlamayı ve devam ettirmeyi seçtiği somut göstergeleridir.”&nbsp; (Basalla, 2013, s. 31).


&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;İnsanın teknoloji ile evrimi karşılıklıdır. İlk insanların basit taş aletlerle başlayan teknolojik keşifleri, ateşin kontrol edilmesine, tarımın başlaması ve endüstriyel devrim gibi dönüm noktalarına evrilir. Bu süreçte insanlar teknolojiyi kullanarak çevrelerini ve kendilerini değiştirirler. Tarımın başlamasıyla yerleşik yaşama geçen insanlar toplumlarını oluşturmuş ve karmaşık sosyal yapılar geliştirmişlerdir. Sanayi devrimi ile de toplumların yapısı ve insanların yaşam tarzları kökten değişmiştir. Bu süreçte teknolojinin etkisi sadece dışsal değil, aynı zamanda içsel ve bilişsel bir boyuta da ulaşmış olur. İnsanlar teknoloji sayesinde yeni beceriler öğrenir, düşünce biçimleri değişir ve hatta zihinsel yetenekleri gelişir.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Teknolojilerin insanları ve dünya ile olan ilişkilerini, günlük yaşamı ve değerleri&nbsp; nasıl değiştirdiğine dair düşünmek zordur. Her yüzyılda farklı değişimlere neden olmasına rağmen son yıllarda dijital teknolojilerin insanlığı derinlemesine etkileyen bir dönüşüm sürecinde olması başlı başına tartışılacak bir konudur. Değişen iletişim biçimlerinden, bilginin doğruluğu ve güvenilirliğine, değişen ekonomik yapılardan zihinsel ve duygusal, psikolojik sağlığa kadar insanlığı nasıl etkilediği, değiştirdiği inceleme gerektirmektedir.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Sonuç olarak son yüzyılın evrimsel nitelikteki dijital teknolojilerinin etkisiyle insanlar yoğun, kökten ve hızlı değişimlere maruz kalmaktadır. Bu değişimlerin sosyal, psikolojik ve etik açılardan arzu edilen bir geleceği sağlayıp sağlamayacağı üzerine düşünmek ve tartışmak zamana yayılacak gibi görünüyor. Bu noktada en önemli desteğin doğru eğitim yaklaşımlarından sağlanacağı öngörülebilir.&nbsp;

YARARLANILAN KAYNAKLAR

Basalla, G. (2013).&nbsp;Teknolojinin Evrimi. (C. Soydemir, Çev.) Ankara: Doğubatı Yayınları.

Ayşe PARMAKSIZ

 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[TEKNOLOJİ Mİ EVRİLDİ İNSAN MI? - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 19 Feb 2024 05:11:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/teknoloji-mi-evrildi-insan-mi-081418-20240219.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/teknoloji-mi-evrildi-insan-mi-081418-20240219.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/teknoloji-mi-evrildi-insan-mi-081418-20240219.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[İŞLEVSELCİ PARADİGMA IŞIĞINDA TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-islevselci-paradigma-isiginda-turk-egitim-sisteminin-degerlendirilmesi-13251.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-islevselci-paradigma-isiginda-turk-egitim-sisteminin-degerlendirilmesi-13251.html</link>
                    <description><![CDATA[  İşlevselci Paradigma Durkheim’in biyolojik organizma ile toplum analojisinde kendini gösterir. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp; İşlevselci Paradigma Durkheim’in biyolojik organizma ile toplum analojisinde kendini gösterir. Onun organik dayanışma anlayışının temelinde de bu analoji bulunur. Durhheim’a göre toplum tıpkı bir organizma gibi işler, organizmayı oluşturan tüm organlar işlevsel açıdan birbirine bağlıdır ve her organın farklı işlevi vardır. Bedenin varlığını devam ettirmesi tüm organların işlevlerini yerine getirmesi ile mümkündür. Toplumda tıpkı organizma gibi farklı ihtiyaçları karşılayan ve her birinin farklı işlevler gördüğü sosyal kurumlardan oluşmaktadır. Sosyal yapının yeniden kendini üretebilmesi için sosyal kurumların sosyal ihtiyaçları karşılamaya dönük işlevleri yerine getirmesi gerekmektedir. Parsons’da Durkheim’in işlevselci toplumunu benimseyerek işlevsel bir sistem tasarlamıştır.&nbsp; Ancak Giddens bu anlayışı sistemin ihtiyaçlarını ön planda tuttuğu, insan aktöre önem vermediği, onların anlamlı eylemlerini açıklamada yetersiz kaldığı, toplumda çatışan normların tartışmaya kapalı olması yönüyle eleştirir (2005, s.163).&nbsp;

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bu yaklaşımda bir makine gibi hayal etmeye eğimli olduğumuz toplumun işleyişi akla gelir. Bu benzetişim toplumsal mekanizmaları incelemek için toplumda çarklar olduğunu varsaymaya ve bu çarklara çeşitli işlevler atfetmeye iter (Mendras, 2008, s.128).

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İşlevselciler toplumu birbirine bağlı çıkarlarla bütünleşmiş tabakalardan oluşan en önemli mevkilerin en vasıflı ve yetenekli olanlarca işgal edilmiş olduğu, eşitsizliğin tüm toplumsal sistemin işleyişinde fonksiyonel bir sorun teşkil ettiği bütünleşmiş bir sistem olarak düşünürler. Önemli görevlere kalifiye ve yetenekli olan insanların gelmesi gerekir. İnsanları güdüleyici etmen insanlara verilen ödüllerdir (varlıkların ve ödüllerin eşitsiz dağıtılması, rollerin etkin yapılmasını etkiler). Böylece toplumda rekabet unsuru ile en yetişkin ve yetenekli olanlar daha iyi mevkileri elde etmek için mücadele edecekler ve bunun sonucunda da toplum en iyiler tarafından yönetilecektir. Burada insanlar sahip oldukları mevki, otoriteye göre farklılaşacak ve toplumda kurumsallaşmış eşitsizlikler ortaya doğal olarak çıkacaktır. Örneğin doktor, avukat, yöneticilerin mevkilerinin önemi nedeniyle en iyi şekilde ödüllendirilmeleri doğaldır. Bir toplumun etkin bir şekilde işlemesi için önemli rolleri uygulayan kimselere ek bir takım ödüllerin verilmesi doğal karşılanır (Özkalp, 2005. s.321-322)&nbsp;&nbsp;&nbsp;

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İşlevselcilere göre özellikle Tarcot ve Parsons’a göre toplum sosyal bir sistemdir. Sosyal sistem birbiri ile fonksiyonel bağıntı, etki tepki ilişkisi içinde olan çeşitli kurumlardan (ekonomi, din, aile, eğitim, hukuk kurumu gibi ) oluşur. Toplumu oluşturan her kurumun toplumun devam etmesine ve işlerliğine katkısı vardır. Her kurum fonksiyonunu yerine getirdiği zaman toplum devam eder (Kızılçelik, 1994. s.103).&nbsp;

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bir toplumsal kurum olarak eğitim bazı eğitsel işlevleri yaşama geçirir. “Toplumsallaşma” sürecini kullanarak bireylere toplumun bazı değer ve anlayışlarını yükler. İşlevselci çerçeve açısından eğitimin yapması gereken şey bireyleri toplum açısından toplumsallaştırmak, onları işlevsel kılmak ve topluma uyumlu bir duruma getirmektir. Ancak artık eskisi gibi sadece beceri ve değerlerin iletimi söz konusu değildir. Eğitsel süreç yetişkin rollerine bireylerin uyarlanması ve yetiştirilmesi olduğu kadar bireyin yerini belirleme ve seçme işlevlerini de yüklenmelidir (İnal, 1991. s.512)

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Durkheim’a göre eğitim toplumsal idealleri bireylere aktarmaya yarar. Okul toplumsallaştırmasının başarılı olacağı varsayımından hareket ettiği ve aile ile okul arsındaki çatışmayı öngöremediği belirtilir.&nbsp; Aynı zamanda pek çok toplumda eğitimin kazandırdığı ideallerin toplumun idealleriyle ne dereceye kadar benzeşip benzeşmediği de tartışma konusu olmaktadır. Parsons “Toplumsal Sistem Olarak Sınıf” incelemesinde eğitimin iki işlevine değinir. “Toplumsallaşma” ve “Seçme” Birincisi gelecekteki rol için uyum, ikinci işlev ise öğrencileri farklı meslek alanlarına seçmektir. Kim üniversiteye gidecek?&nbsp; Kim gitmeyecek? Bununda temeli başarıdır. Okullar başarı temeline göre çocukları ödüllendirir ve topluma rollerini iyi biçimde yerine getiren kişiler sağlar (Tezcan, 1993. s. 11-15).&nbsp;

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İşlevselcilerin bahsettiği gibi Türkiye’de de eğitim bir sistemdir. Toplumun kültürel, sosyal, ekonomik ve değerlerine dayalı olarak kurulup biçimlenmektedir. Ancak bu sistemin devamlılığı ile ilgili zaman zaman sorunlar yaşanmaktadır. Sık sık ülkedeki siyasi değişiklikler ile birlikte sistemde de değişiklikler yaşandığından işlevsel modele göre Parsons’ın ortaya koyduğu eğitimin “Seçme” işlevinde eğitim paydaşlarından veli- öğrenci ayağı sıkıntılı ve belirsiz dönemler yaşamaktadır.&nbsp;&nbsp;

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Eğitim sistemi ne kadar iyi oluşturulsa da sistemin işlemesinde uygulayıcı öğretmenlerin yanı sıra yöneticilerinde payı büyüktür Eğitim sistemimizde ön plana çıkan sorunlardan biri de okullarımızın yönetiminden sorumlu olan eğitim yöneticilerin yetiştirilme, seçilme ve özellikle de atanması olarak görülmektedir (Kösterelioğlu. 2014 s.182). İşlevselci yaklaşımın rekabet unsuru ile en yetişkin ve yetenekli olanlar daha iyi mevkileri elde etmek için mücadele edecekleri ve bunun sonucunda da toplumun ya da okulların en iyiler tarafından yönetileceği tezi Türk eğitim sisteminde son dönemlerde geçerliğini kaybetmektedir.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İşlevselci Paradigmanın eğitim yoluyla toplumsal yapı içerisinde bireyin yerinin liyakat yoluyla belirleneceği iddiası bazı durumlarda geçerli değildir. Alınan diploma ve belgeler kişilerin daha prestijli ve yüksek konumdaki mesleklere girişini sağlayan araçlardır. Bu iddia şans, tanıdık torpil, ilişki gibi unsurlar meslek seçimi ve mesleğe atanma araçlarını görmezden gelmektedir (Doğan, 2018, s.89)&nbsp;&nbsp;

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Türk Eğitim Sisteminin sorunlarından biri de beceri kazandırma etkinliklerinin çok az olmasıdır. İşlevselci Paradigmanın okulun toplumsallaştırma iddiası bu sistem içinde yetersiz kalmaktadır. Çünkü okullarda öğretilen bilgiler sınavlara dönük öğretildiğinden dolayı sınavlardan hemen sonra unutulmaktadır. Üniversiteyi kazanamadığı zaman açıkta kalan öğrenci yeterince toplum içerisinde hayatını idame ettirecek bilgiden yoksun olmaktadır. Çünkü öğretilen bilgiler hayattan kopuk bilgilerdir. Çözüm olarak öğrencilere kalıcı bilgileri ile daha etkin bir biçimde sorun çözebildikleri ve gereksinmelerini karşılayabildiklerini görmelerini sağlayacak ortamlar yaratmaktır (Gedikoğlu, 2005, s.79).

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sonuç olarak her ne kadar İşlevselci Paradigma ışığında Türk Eğitim Sistemini değerlendirirken paradigma ile uyumsuz noktalara değinsek de hala eğitim sistemimizde paradigmanın izlerini görmemiz mümkündür. Çünkü okullarımızda eğitim-öğretim makro bir anlayışla bireysel gelişimi pek de önemsemeyen, standartlaştırılmış öğretim programları ve değerlendirmeler ile öğretmenin hala aktif, öğrencinin ise pasif olduğu bir anlayışla yürümekte olduğu düşünülmektedir.&nbsp;

&nbsp;KAYNAKLAR

Doğan, İ. (2018).&nbsp;Eğitim Sosyolojisi. Nobel Akedemik Yayıncılık, Ankara.

Gedikoğlu, T. (2005). Avrupa Birliği Sürecinde Türk Eğitim Sistemi: Sorunlar ve Çözüm&nbsp;&nbsp; Önerileri.&nbsp;Mersin Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, Cilt 1, Sayı 1,

Giddens, A. (2005).&nbsp;Sosyoloji.&nbsp;(Çev. Ali Ergin). Anı yayıncılık. Ankara.

İnal, K. (1991). Durkheım'ın Eğitim Anlayışı.&nbsp;Ankara University Journal of Faculty of Educational Sciences (JFES), 24 (2), 511-518.

Kızılçelik, S.1994.&nbsp;Sosyal Teoriler. Yunus Emre yayıncılık.

Kösterelioğlu, İ. (2014). Türk Eğitim Sisteminin sorunlarına ilişkin güncel bir değerlendirme.&nbsp; An&nbsp;&nbsp;&nbsp; assessment on recent ıssues of Turkısh Educatıon System.&nbsp;International Journal of Social Science. Number: 25-I, p. 177-187.

Mendras, H.2008.&nbsp;Sosyolojinin ilkeleri. (Çev. Buket Yılmaz) İletişim yayınları, İstanbul Özkalp, E. 2005.&nbsp;Sosyolojiye Giriş.&nbsp;Ekin yayınları. Bursa.

Tezcan, M. 1993. Eğitim Sosyolojisinde Çağdaş Kuramlar ve Türkiye. Ankara.

Ayşe PARMAKSIZ

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[İŞLEVSELCİ PARADİGMA IŞIĞINDA TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 15 Sep 2023 17:37:31 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/islevselci-paradigma-isiginda-turk-egitim-sisteminin-degerlendirilmesi-204047-20230915.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/islevselci-paradigma-isiginda-turk-egitim-sisteminin-degerlendirilmesi-204047-20230915.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/islevselci-paradigma-isiginda-turk-egitim-sisteminin-degerlendirilmesi-204047-20230915.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[BİLMEMENİN ESRARI]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-bilmemenin-esrari-12672.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-bilmemenin-esrari-12672.html</link>
                    <description><![CDATA[Bilmediğini bilmek, bilgelik ve alçakgönüllülük gerektirir. Eğer kişiler bilgilerinin sınırlarını tanırsa genellikle yeni fikirlere ve bakış açılarına açık, daha fazlasını öğrenmeye hevesli olabilirler. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Bilmediğini bilmek, bilgelik ve alçakgönüllülük gerektirir. Eğer kişiler bilgilerinin sınırlarını tanırsa genellikle yeni fikirlere ve bakış açılarına açık, daha fazlasını öğrenmeye hevesli olabilirler. Bir şeyi bilmediğini kabul etmek, bilgi ve beceriyi artırmak için zihinde yer olduğu anlamına gelecektir. Ancak bunu kabul etmek özellikle&nbsp;uzmanlığa ve bilgiye çok fazla değer veren kültürlerde zordur.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Bilmediğini kabul etmek yanlış varsayımlarda bulunarak yanlış anlamalara ve hatalara yol açabilecek sonuçlara atılmaktan kişiyi korur. Halk arasında “cahil cesareti” denilen bilip bilmediğini fazla düşünmeden eylemde bulunmamak hem o bireyi hem de maruz kalan toplumu koruyacaktır. Bu durum sınırların farkında olmak demektir. Böylece bireylerin alçak gönüllülükle, ısrarcı olmadan yeni durumları öğrenmeye ve gelişmeye hazır, meraklı ve açık fikirli olduklarını gösterir.&nbsp;

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Konuya eğitim açısından bakılacak olursa, genellikle sorulan bir sorunun cevabını bilmemenin kabul edilemez olduğu sınav merkezli eğitimden bahsederiz. Ayrıca biliyor olduğunu zannetmek bazen öğrencilerde öğrenme uyuşukluğuna da neden olabilir. Bireyler genellikle biliyorum dediğinde düşünmeyi bırakır, düşünmeye devam&nbsp; “Bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp” diyen Anadolu kültürü soru sorabilmenin önemini vurgulaması açısından anlamlıdır. Günümüz eğitimindeki gibi, soru sorabilen değil de sadece bilenin onore edilmesi yeterli değildir. Kanaatimizce fikirlerin ne kadar doğru olduğuyla ilgilenmek yerine; daha çok yaratıcı çabalarla, farklı bakış açılarını geliştiren bir eğitim uygulaması bireyin değişim ve gelişimine katkı sağlayacaktır.&nbsp;

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; “Bilmemenin Sevinci” (JONK) olarak tanımladığı çalışmayı yürüten öğretim görevlisi ve yazar&nbsp;Marcelo Staricoff&nbsp;eğitimde “Bilmeme korkusunu ortadan kaldırın, onun yerine öğrenme ve bilmeyi isteme coşkusunu koyun.” önerisinde bulunur. Ona göre bilmenin erdemleri çok abartılmaktadır. Bilinmeyen bir şey için yapılması gereken zaten bilinen bir şey için yanıt bulmaktan çok daha değerlidir. Soruyu sorup cevap beklemenin alternatifi olarak soru sorabilen insanlar yetiştirmekle ilgili çalışma yürütür. Çalışmada öğrencilerin ne düşündükleri hakkında ne kadar çok soru sorulursa o kadar çok düşündükleri ve kendi düşünceleriyle ilgilenmeye başladıklarını fark eder. Daha fazla soru sorup, soruların cevabı için daha fazla denemeler yaptıkları ve daha fazla eğitim- öğretime dahil olduklarını fark etmiştir.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Sonuç olarak, bilmediğini bilmek yaşam boyu sürecek bir öğrenme sevgisi geliştirir. Bilmemek bir kayıp olarak algılanmamalıdır. Bu nokta da Nelson Mandela'nın ünlü sözü konu açısından önemli olabilir. O “Ben hiçbir zaman kaybetmem. Ya kazanırım ya da ders alır, öğrenirim.” diyerek insan için bitmeyen bir öğrenme sürecine vurgu yapar.&nbsp;

YARARLANILAN KAYNAKLAR

-Dakers, J. R. (2014). Technological literacy as a creative process of becoming others. J. R. Dakers (Ed.),&nbsp;New Frontiers in Technological Literacy: Breaking with the Past.&nbsp;&nbsp;New York, Ny: Palgrave Macmillan Publishing&nbsp;Erişim:10. Nisan 2023

https://ebrarynet.translate.goog/63226/language_literature/literacies?_x_tr_sl=en&amp;_x_tr_tl=tr&amp;_x_tr_hl=tr&amp;_x_tr_pto=sc#795

-Staricoff, M. (2022). The Joy of Not Knowing: a conversation with Marcelo Staricoff&nbsp;&nbsp;https://blog-optimus--education-com.translate.goog/joy-not-knowing-conversation-marcelo-staricoff?_x_tr_sl=en&amp;_x_tr_tl=tr&amp;_x_tr_hl=tr&amp;_x_tr_pto=sc&nbsp;Erişim:11 Nisan 2023
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[BİLMEMENİN ESRARI - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 29 Apr 2023 09:06:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/bilmemenin-esrari-120849-20230429.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/bilmemenin-esrari-120849-20230429.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/bilmemenin-esrari-120849-20230429.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ANDA KAL ANCAK ANDA ÖLME]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-anda-kal-ancak-anda-olme-12559.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-anda-kal-ancak-anda-olme-12559.html</link>
                    <description><![CDATA[Son yıllarda ruhsal sağlık açısından insanların anı doğru yaşaması ile ilgili “anda kal” popüler söylemi sosyal medyada, televizyonlarda ve kitaplarda sık sık karşımıza çıkmaktadır. Peki bunu yapmak neden önemlidir? ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Son yıllarda ruhsal sağlık açısından insanların anı doğru yaşaması ile ilgili “anda kal” popüler söylemi sosyal medyada, televizyonlarda ve kitaplarda sık sık karşımıza çıkmaktadır. Peki bunu yapmak neden önemlidir?&nbsp;

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Açıklamalara göre bu kavramın genel anlamı şudur: O ana kadar birikmiş yaşam tecrübelerini çok fazla dikkate almadan, sadece anın yaşantıları ile&nbsp;düşünebilmek, sağlıklı&nbsp;düşünceler geliştirebilmenin yollarından biridir. Bu yaklaşım sağlık açısından önemli görünmektedir. Böylece gelecekle ilgili endişeler veya geçmişle ilgili pişmanlıklarla dikkatin dağılması engellenerek, yaşanılan o anda olanların tamamen farkında olunur.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Genel olarak, anda olma; zihinsel ve duygusal sağlık için ve şimdiki anın farkındalığının önemini vurgulamaktadır. Bu beceriyi geliştirerek stres ve kaygı azaltılabilir. Anın içinde olmak; dikkat, hafıza ve karar verme gibi bilişsel yetenekleri geliştirebilir. Yapılan çalışmalara daha iyi odaklanıp dikkat dağıtıcı şeyler filtrelenebilir ve konsantrasyon gerektiren görevlerde performans artırılabilir.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Bu yeteneği kazanıp hayat pratiği haline getirmenin birçok yolu vardır. En önemlilerinden&nbsp;biri her gün minnettarlık egzersizleri yapmaktır. İnsanoğlunun kaybetme tehlikesiyle karşılaşmadan birçok şeyin önemini fark edememe özelliği vardır. Sahip olunan şeylere minnettar olarak şimdiki zamanda daha fazla yaşamak mümkündür. Güneş ışığı, sevilenler, başın üstündeki çatı, sağlık ve diğer bütün sahip olunanlar gibi…&nbsp;

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Eğer bu durum bir yaşam becerisi ise öğrenilebilir mi? Olaya eğitim-öğretim noktasından bakılırsa ilk olarak gençlerin eğitim ortamında ne kadar o anı yaşayabildikleri ile ilgili yöntemler geliştirmek ve böyle bir bakış açısını kazandırma ile ilgili çalışmalar yapmak gerekecektir. Eğitim ortamlarında öğrencilerin bu yeteneğini geliştirebilmeleri ve eğitim anında orada kalabilmeleri için neler yapılabilir? Beklenmedik bir durum ortaya çıktığında o anda doğru hareket edebilme, doğaçlama olarak yapılan hayat becerilerini geliştirecek çalışmalar, yaratıcı taraflarını geliştirecek etkinlikler yapmak sadece birkaç örnek olabilir. Öğrenme anında bireye öğrenemezse kalır, sınavlarda başarısız olur kaygısı taşımadan öğrenme ortamlarının yaratılması verimli öğrenmeye katkı sağlayacaktır.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Burada işin temeli nefesi boşa harcamamak olsa gerek. Bu bakışı en iyi tasavvuf öğretisinde görürüz. Mevlâna “Dün dünde kaldı cancağızım, artık yeni şeyler söylemek lazım.” derken insanın içinde bulunduğu anın farkında olması ve her nefesin şükrünü veya özrünü fark edebilmesi gerektirdiğini öğütler.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Her ne kadar insanın ruh sağlığı için faydalı görünse de bu bakış açısına eleştirel yaklaşıp, sorgulamak da gerekebilir. Sadece o anda yaşanılan hislerin üzerinde düşünmek geçmiş ve gelecekle ilgili düşünceleri görmezlikten gelmek ne kadar doğru olabilir? Çünkü insanoğlu geçmiş yaşantılarından tecrübeler edinerek öğrenen ve gelecekle ilgili&nbsp;planlar yapabilen bir varlıktır.&nbsp;

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Sonuç olarak ana odaklanmak önemlidir. Ancak sürekli anda kalmanın gerekliliğini düşündürecek kaygı, korku halinde yaşamak ise anda ölmeye neden olacak sağlıksız bir durum gibi görünüyor. Bunun yerine, şimdide olmak ile gelecek için plan yapmak ve geçmişi anımsayıp ders çıkarmak arasında bir dengede durmak en mantıklısı.&nbsp;

Ayşe PARMAKSIZ
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[ANDA KAL ANCAK ANDA ÖLME - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 07 Apr 2023 08:35:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/anda-kal-ancak-anda-olme-113740-20230407.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/anda-kal-ancak-anda-olme-113740-20230407.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/anda-kal-ancak-anda-olme-113740-20230407.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[YURT DIŞINA GİDİN!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-yurt-disina-gidin-12508.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-yurt-disina-gidin-12508.html</link>
                    <description><![CDATA[ Vatan toprağının bir karışının bile ne kadar kıymetli olduğunu anlamak için yurt dışına gidin.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Vatan toprağının bir karışının bile ne kadar kıymetli olduğunu anlamak için yurt dışına gidin.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;Yaban ellerde yaşamın zorluklarını öğrenmek için yurt dışına gidin.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Şanlı bayrağımızın dalgalandığı, vatanımızın bütün satıhlarında özgürce yaşamanın nimetini anlamak için yurt dışına gidin.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;Gece gündüz çalışarak ömrünü gurbet ellerde çürütenleri görmek için yurt dışına gidin.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kelkit'in dönerinin, Erzurum'un cağ kebabının, Akçaabat köftesinin tadını anlamak için yurt dışına gidin.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İnsanların yemek ihtiyaçlarının bile büyük bir sorun olduğunu görmek için yurt dışına gidin.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Dünyanın en güzel dillerinden biri olan güzel Türkçemizin değerini anlamak için yurtdışına gidin.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Gidilen ülkelerde kendilerini anlatmak için kılıktan kılığa giren insanların hal-i pür melalini temaşa etmek için yurt dışına gidin.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bu cennet yurdumuzun havasının, suyunun, toprağının değerini anlamak için yurt dışına gidin.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yabancı memleketlerde gidebileceğiniz yerlerin, içebileceğiniz suyun sınırlı olduğunu bilmek için yurt dışına gidin.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bir dara düştüğünüz zaman yardımımıza Hızır gibi koşan yardımseverlerin olduğunu anlamak için yurt dışına gidin.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kalabalıklar içinde ne kadar yalnız ve kimsesiz olduğunuzu anlamak için yurtdışına gidin.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Anne babanızın, kardeşinizin, akrabanızın, dostunuzun hayatınızda ne kadar önemli bir yeri olduğunu idrak etmek için yurtdışına gidin.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Bireyselleşme ile dünyada ailelerin dağıldığını, ilişkilerin bozulduğunu, insanın insanlıktan çıktığını fark etmek için yurt dışına gidin.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Özgürce yürüdüğün sokaklarda, caddelerde ne kadar güvende olduğunu fark etmek için yurt dışına gidin.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Can ve mal güvenliğinin olmadığı yabancı ellerde huzurun olmadığını anlamak için yurtdışına gidin.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bizi biz yapan değerlerin olmazsa olmazımız olduğunun farkına varmak için yurt dışına gidin.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İnsanların sevgi, saygı, yardımlaşma ve vefa gibi duygularının erozyona uğradığı bir iklimi görmek için yurt dışına gidin.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Büyük bir medeniyetin mirasçıları olarak maziyi ve atiyi kucaklayan, geleceğe umutla bakan lider ilke Türkiye'yi anlamak için yurt dışına gidin.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yabancı unsurların ülkemizi bölmek, parçalamak ve yutmak için asırlardır nasıl kirli planlar peşinde koştuklarını idrak etmek için yurt dışına gidin.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sevginin ve hoşgörünün timsali olan Yunus Emre'nin ve Mevlana'nın gerçek değerini anlamak için yurt dışına gidin.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İnsanların sadece kendilerini düşündükleri, kendi benlikleri dışında kimseyi düşünmediklerini ve her geçen gün uçuruma doğru gittiklerini görmek için yurt dışına gidin.

Mükerrem KALKAN
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[YURT DIŞINA GİDİN! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 26 Mar 2023 13:45:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/yurt-disina-gidin-164611-20230326.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/yurt-disina-gidin-164611-20230326.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/yurt-disina-gidin-164611-20230326.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[UMUT YOLUNDA]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-umut-yolunda-12487.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-umut-yolunda-12487.html</link>
                    <description><![CDATA[ "Umut Yolunda" eğitimci-yazar Murat TOK'un ilk yayınlanmış tarihî romanı.  Yazar Gümüşhane, Kelkit, Kılıçtaşı Köyü eşrafındandır.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;"Umut Yolunda" eğitimci-yazar Murat TOK'un ilk yayınlanmış tarihî romanı. &nbsp;Yazar Gümüşhane, Kelkit, Kılıçtaşı Köyü eşrafındandır.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Yazar dedesinin 1916 muhacereti ile ilgili anlattıklarını tarihî ve sosyolojik gerçeklik ışığında özgün ve etkili bir şekilde kaleme almış.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yazar harpleri insanlık tarihinin en büyük felaketlerinden biri olarak niteler. Savaşta açlık, sefalet, göç gibi sorunlar baş gösterir ve toplumları siyasî, ekonomik ve kültürel yönden etkiler.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Roman 1913 yılında 1.Dünya Savaşı öncesi dönemde başlar, 1917 Bolşevik İhtilali'nin çıkmasından sonra sona erer. Yazar halk arasında kullanılan özlü sözlere, manilere yer vermesi&nbsp; Türkçenin söz varlığının kullanılması açısından önemlidir. Eser, akıcı bir dil ile yazılmış, okuyucunun sıkılmadan bir nefeste okuyacağı kıvamdadır.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Eser tarihi gerçekler ışığında objektif bir dil ile yazıldığından realist özellikler taşımaktadır. Göç yolunda insanların nasıl birlikte hareket ederek hayatta kalmaya çalıştıklarının güzel bir örneğidir. Yedi düvelin üstümüze üşüştüğü yıllarda hiçbir devlete güvenmememiz gerektiğini salık verir.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Rusların geri çekilmesiyle muhacirlik yolunda yaşanan sıkıntılar biterek yerini umuda bırakmıştır. Umut insanın yaşam kaynağı olduğuna göre onu hiçbir zaman bırakmamak gerekir.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Türk insanı "Vatan sevgisi imandandır" anlayışına sahiptir. Dolayısıyla vatanın özgürlüğünü her şeyin üstünde gören anlayışı Türkü yüce bir makama oturtuyor.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Son sözde "Sahipsiz vatanın batması haktır, Sen sahip olursa bu vatan batmayacaktır." sözüyle ecdadımızın emaneti bu cennet vatana sahip çıkmayı her şeyin üstünde tutmamız gerektiğini hatırlatır.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kelkit'in yetiştirdiği mümtaz şahsiyet Murat TOK'u tebrik ederim. Yazarın daha nice eserler vereceğine inancım tamdır.

Mükerrem KALKAN
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[UMUT YOLUNDA - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 22 Mar 2023 16:15:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/umut-yolunda-192523-20230322.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/umut-yolunda-192523-20230322.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/umut-yolunda-192523-20230322.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[MASKESİZ YAŞAM]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-maskesiz-yasam-12478.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-maskesiz-yasam-12478.html</link>
                    <description><![CDATA[Herkes birbirinden farklı yaratılmış olmasına rağmen bazı topluluklardaki insanların hep aynı tarzda düşündüklerini ve davrandıklarını görürüz. Bu insanlar yaşama uyum sağlamak ve iletişimi sürdürmek için yaşadığı grubun maskesini takar. Bu maskeler kimi zaman kişinin annesinin, babasının, bir aile üyesinin veya dahil olmaya çalıştığı bir grubun maskesi olabilir. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Herkes birbirinden farklı yaratılmış olmasına rağmen bazı topluluklardaki insanların hep aynı tarzda düşündüklerini ve davrandıklarını görürüz. Bu insanlar yaşama uyum sağlamak ve iletişimi sürdürmek için yaşadığı grubun maskesini takar. Bu maskeler kimi zaman kişinin annesinin, babasının, bir aile üyesinin veya dahil olmaya çalıştığı bir grubun maskesi olabilir.&nbsp;

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; İnsanlar taktığı maskenin farkında bile değildir çoğu zaman. Ona uygun görülen maskeyi kendisi zanneder. Bir başka konuda iş hayatı dolayısıyla takılan maskelerdir. Emekli olup &nbsp;işinden ayrılsa bile bu maskesinden kurtulamayanlar çoktur. Etraftaki birçok insan kendisine biçilmiş maskenin altında mutsuzdur belki de. Burada en önemli sorun özgürlük sorunudur. Aslında olmadığı gibi, hissetmediği gibi davranabilen, aldırdığı halde aldırmaz görünebilen, doğruyu yanlış, yanlışı doğru gösterebilen, çeşitli renklerde maskelerin arkasında yeterince özgür olmayan insanlardan bahsedilebilir. Bu noktada J.J. Rousseau’nun Toplum Sözleşmesi kitabındaki ünlü “İnsan özgür doğar, oysa her yerde zincire vurulmuştur.” sözü konuya yakın bir bakış açısı sunabilir. Onun kastettiği şey toplum düzeni için kişinin bazı haklarından vazgeçmesi ve doğasının dışına çıkarak bazı sözleşmelere dahil olma durumunda kalmasıdır.&nbsp;

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Toplumun kişi için ördüğü maskenin dışında asıl konu, kişilerin bilinçli taktıkları maskelerdir.&nbsp; Maskeleri ile korunma amaçlı yaşayan çoğu insan gerçek duygu durumlarını ortaya koymaz. Yüzlerde sahte bir ifade ile yaşayan samimiyetsiz, yaşadığı dönemin kimliğine bürünmeye çalışan, kendisi olmaktan çıkmış ya da hiç kendini bulamamış, başkalarını kopyalayan insanlar oluşur. İlişkilerinde ve davranışlarındaki tavır önüne iyileri koyup&nbsp; ardına&nbsp; kötüleri dizmek gibidir. Bu samimiyetsizlik zamanla insanoğlunun birbirine olan güvenini zedelemiş; güvensiz ve mutsuz toplumlar doğurmuştur.&nbsp;

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Maskelerine bürünmüş insan yetiştirmek en başta aile ve eğitim sisteminin elinden geçer. Ailede çocuğu başkalarının çocuğu ile karşılaştırma, eğitim ortamlarında ise farklılığa övgü olmadan, eğitimcinin kriterlerine uygun davranan bireylerin hep ön plana çıkarılması, her bireyin farklı özelliklere ve yeteneklere sahip olacağı düşünülerek hazırlanmış eğitim ortamlarının olmaması&nbsp; en önemli etkendir.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Hem aile ortamı hem de eğitim kurumları bireyin öz benliğini koruyacak ve geliştirecek şekilde fırsatlar sunarsa çocuk yetişkin olduğunda ortamına uygun maskeler takınmak zorunda kalmayacaktır.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Şartlara göre oluşturulan bu maskeler her zaman kötünün üstüne iyi takılmış gibi kabul edilmemelidir. Kötü görünenin ardında iyiliğin olabileceği de unutulmamalı ve her insana var olan gerçek benliği için fırsatlar tanınmalıdır.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Sonuç olarak, sağlık amaçlı takılan maskelerin dışında hiçbir maskenin ardına sığınmadan “Ne olursan ol ama kendin ol.” diyebilmeliyiz.

Ayşe PARMAKSIZ
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[MASKESİZ YAŞAM - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 21 Mar 2023 10:58:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/maskesiz-yasam-135931-20230321.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/maskesiz-yasam-135931-20230321.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/maskesiz-yasam-135931-20230321.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[TELE MEVCUDİYET - ORADA KİMLER VAR?]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-tele-mevcudiyet-orada-kimler-var-12399.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-tele-mevcudiyet-orada-kimler-var-12399.html</link>
                    <description><![CDATA[Son zamanlarda hayatın her alanını etkileyen bilişim teknolojileri ve özellikle internet üzerine yazdığı kitabında Hubert Dreyfus,  internetin tele-mevcudiyet halinden bahseder.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Son zamanlarda hayatın her alanını etkileyen bilişim teknolojileri ve özellikle internet üzerine yazdığı kitabında Hubert Dreyfus,&nbsp; internetin tele-mevcudiyet halinden bahseder. Bedenden ayrı mevcudiyet ve bedeni geride bırakarak var olabilme imkanı, beyinlerde eriyip giden bilgi ve imajları depolayabilecek hard-diskler, dudakları oynatmadan gülümseyebilme, nefes olmadan konuşabilme, mekânsal engelleri ve bağları aşarak ortak bir şimdide bir arada olma şansı, kısacası hastalanmadan, unutmadan, çürümeden mutluluğun kazanımı, bir tür edebi saadet, birer melek ya da ebedî kalıcılardan olma imkanlarından bahseder (Demir, 2016). Bu durumda teknoloji şeffaflaşır, görünmez ve üzerinde fazla düşünülmez olur. İzleyici ya da kullanıcı teknolojinin varlığını unutur ve kendisini o ortamda mevcut hisseder. Tele-mevcudiyet uygulamalarında özne, fiziksel olarak ne kadar uzakta olsa da kendisini deneyimin içinde mevcut hisseder hale gelir (Aslan, 2018).

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Tele-mevcudiyetin tam da bu günleri ilgilendiren kısmı sanal dünyadaki eğitim ortamlarıdır. Yüz yüze eğitim ile -birçok eleştiriye maruz kalan- uzaktan eğitimi, gerek olumlu gerek olumsuz yönleri ile değerlendirilmesini gerektiren pek çok durum ortaya çıktı. Bu değerlendirmeler sonucunda az katılımdan ve keyfiyetten şikâyet edilen uzaktan eğitimlerin aslında yüz yüze eğitimdeki mevcudiyet üzerinde de detaylı düşünülmesi gerekeceği fikri ortaya çıkmaktadır. Bu durumda yüz yüze (okulda) devam eden eğitimde fiziksel olarak katılım sağlayan bireylerin zihnen ve ruhen katılımı ile başarısının oranı, online (uzaktan) eğitimdeki durum karşılaştırılmalıdır. Online eğitime katılmayan bireyin yüz yüze eğitime fiziksel olarak katılım sağladığı halde zihnen oradaymış gibi göründüğüne aldanmamak gerekir.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Tele-mevcudiyet kavramının yansıması ile bakıldığında, yüz yüze eğitimde sadece bedensel mevcudiyetin bireyin eğitimi için tamamen yeterli olmayacağı görülmektedir. Bu noktada aslında bireyin kendi eğitiminin sorumluluğunu yüklenebilecek, öğrenmeyi öğrenmek isteyecek, eğitiminin gerekçesini kavrayacak şekilde bir eğitim anlayışı geliştirilmesi anlamlı olacaktır. Doğru bir eğitim için sadece orada bulunmanın ve&nbsp; yoklamaya dâhil olmanın yeterli olmayacağı göz önünde bulundurulduğunda hem bedensel hem de zihinsel mevcudiyetin önemi ve gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu durumda hem uzaktan eğitimde tele;&nbsp; hem de yüz yüze eğitimde bedensel mevcudiyetin kalitesi tamamen kişinin kendi seçimine ve isteğine bağlıdır. Burada önemli olan bireyin zihinsel olarak eğitiminin önemini kendisinin gerekçelendirmesidir. Böylece eğitim&nbsp; hangi platformda&nbsp; yapılırsa yapılsın, ister okulda ister internet başında, mevcudiyet ve orada hazır bulunma oranı da artacaktır.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Eğitimin sanayi devrimiyle aile ortamından okula taşındığı gibi bugün de yeni şartların eğitim üzerine etkisinin olup olmadığı üzerinde düşünülmelidir. Her yeni teknolojinin, eskisini silip süpürdüğü bir gerçektir.&nbsp; Eğitimdeki bu yeni durumlar;&nbsp; kültür, toplum ve düşünceleri de değiştirecektir. Değişimin hızından en iyi şekilde yararlanarak, tele-mevcudiyeti kapsayan okul ve eğitim teknolojileri yeniden tasarlanmalıdır. Bu yeni duruma karşı bir felsefe ve kültür geliştirmenin önemi açıktır.&nbsp;

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Bugün üzerine düşünülmesi gereken bazı sorular ile karşı karşıyayız. Eğitimde ve diğer birçok alanda teknoloji vasıtasıyla ilişkiler kurmak, bugüne kadar öğrendiğimiz gerçeklerimiz üzerinde&nbsp; nasıl bir etkide bulunabilir? Neler kazanıp neler kaybedebiliriz?

KAYNAKLAR

Demir, M. (2016) İnternetin Ontolojisi Tele-Mevcudiyet Olarak Varoluş/&nbsp;Üsküdar Kültür, Sanat ve Medeniyet Dergisi (https://www.academia.edu/37662586/%C4%B0nternetin_Ontolojisi_Tele_Mevcudiyet_Olarak_Varolu%C5%9F_Metin_Demir)

Arslan, C. (2018) Dijital Yeniden Üretim Çağında Sanat Eseri: “Aura” Kavramının Dijital Sanat Bağlamında Yeniden Değerlendirilmesi. Art-Sanat&nbsp; 9. (https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/783692)
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[TELE MEVCUDİYET - ORADA KİMLER VAR? - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 03 Mar 2023 10:31:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/tele-mevcudiyet-orada-kimler-var-133328-20230303.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/tele-mevcudiyet-orada-kimler-var-133328-20230303.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/tele-mevcudiyet-orada-kimler-var-133328-20230303.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[VİCDANSIZLAR]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-vicdansizlar-12366.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-vicdansizlar-12366.html</link>
                    <description><![CDATA[ Vicdansızlar, vicdanı olanın vicdanı sızlar. Hem de nasıl sızlar! Yüreğinin ortasına zehirli bir hançerin aniden saplanmasının verdiği acı veya yüreğinin mengenenin kıskacında bükülmesiyle acıların üstünde bir acı… Hatta bunlar da tarif edemez vicdanı olanların yaşadığı acıyı. Yaşanılan, tarifsiz dedikleri acı!]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Vicdansızlar, vicdanı olanın vicdanı sızlar. Hem de nasıl sızlar! Yüreğinin ortasına zehirli bir hançerin aniden saplanmasının verdiği acı veya yüreğinin mengenenin kıskacında bükülmesiyle acıların üstünde bir acı… Hatta bunlar da tarif edemez vicdanı olanların yaşadığı acıyı. Yaşanılan, tarifsiz dedikleri acı!

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Yüreğimiz yerle yeksan olan binalardan daha çok sarsıldı ve de daha çok darbe aldı. Deprem, fay hatlarıyla, yeryüzünde açtığı yarıklarla ve aldığı nice canlarla, ortaya koyduğu sonuçlarla birlikte vicdanlı yüreklerde daha büyük fay hatları meydana getirdi. Depremin etkisiyle yerkabuğunda yarıklar olurken çatırtısı arşa yüreklerimizden duyuldu.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Vicdanı sızlayan, a,b,z, kuşağı demeden ve zaman kayıp etmeden depremzedelerin yardımına koştu. Elinden ne gelirse, gücü neye yeterse ortaya koymaya çalıştı. Yaşamış olduğumuz asrın felaketinde devletçe, milletçe birlik ve beraberliğin en güzel örneklerini tüm dünyaya gösterdiğimize inanıyorum. Özellikle şunu da belirtmeliyim ki, ırkı, rengi, dili ne olursa olsun vicdanlı olan insanlar, dünyanın neresinde olursa olsun acımızı yüreklerinde hissettiler ve bu hissi bizlere maddi ve manevi olarak da hissettirdiler. Dünyanın neresinde olursa olsun acımızı paylaşıp, derdimizle dertlenen vicdanlı insanlara minnettarız.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Milletçe yaşadığımız asrın felaketinde iki kesim dikkatimi çekti. Vicdansızlar ve vicdanı sızlayanlar… Vicdanı sızlayanlar, yukarıda da belirttiğim üzere a,b,z kuşağı demeden deprem olur olmaz hiç kimseden herhangi bir emir veya telkin beklemeden çevresindeki insanların destekleriyle ya da kendi imkânlarıyla hiçbir karşılık beklemeden afetzedelerin yardımına koştu. Bunlar, yürekleri milleti için çarpan kocaman yürekli insanlardı. Bu afette sınavı geçemeyen bir de vicdansızlar vardı. Kasadaki çürük domatesler. Özü çürümüş, hangi tedaviyi uygularsanız uygulayın olumlu sonuç alamazsınız. Çünkü özünü çürütmüş. Özünü çürüten vicdansızlar, ne mi yaptı? Bazıları yaşanılan acı üzerinden yalan yanlış söylemler üreterek milletle devleti karşı karşıya getirmeye çalıştı. Bazı namussuz, vicdansızlar ise milletimiz unutulmaz acılar yaşarken onlar, depremzedelerin mallarını yağmalamak derdindeydi. Güzelim dünyamızı kirleten her zaman bu vicdansızlar olmadı mı? Çok şükür ki, devletimiz kısa bir süre içerisinde deprem yaşanan bölgelerde asayişi de sağladı.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Biliyorum, milletçe yaşamış olduğumuz acıyı anlatmak için bütün hatipler bir araya gelse yine anlatamaz. Denizler mürekkep olsa bu acıyı tarif etmeye yetmez.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Fay hatları geçiyor bedenimizden, zelzeleler oluyor beynimizde ve vicdanımız sızlıyor…

Seyit TOK
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[VİCDANSIZLAR - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 24 Feb 2023 12:36:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/vicdansizlar-154025-20230224.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/vicdansizlar-154025-20230224.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/vicdansizlar-154025-20230224.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[İYİLİK ÜZERİNE]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-iyilik-uzerine-12364.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-iyilik-uzerine-12364.html</link>
                    <description><![CDATA[İyilik insana mahsus bir eylemdir. Kötülük gibi iyilik eylemi de her insanın yapısında var olan niteliklerdendir. Genellikle bu nitelikler belirli amaçlar doğrultusunda eyleme dönüşmektedir. İnsanların neden ve hangi amaçlarla iyilik yapma gereği duydukları üzerine çok şey söylenebilir.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; İyilik insana mahsus bir eylemdir. Kötülük gibi iyilik eylemi de her insanın yapısında var olan niteliklerdendir. Genellikle bu nitelikler belirli amaçlar doğrultusunda eyleme dönüşmektedir. İnsanların neden ve hangi amaçlarla iyilik yapma gereği duydukları üzerine çok şey söylenebilir.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Genel olarak birkaç amaçla iyilik yapıldığı düşünülür. Toplumsal onaya ulaşmak –toplumda iyi biri olarak tanınmak- ya da kötü bir durumla karşılaşıldığında aynı şekilde muamele görmek ve ilahi kudret tarafından iyi olarak kabul edilmek kaygısıyla iyilik yapılmaktadır.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; Eğer bir iyilik hakkında “Ben bunu onun için yapmıştım.” deniliyorsa,&nbsp; aslında iyiliğin yapılış amacının toplumsal onay için olduğu rahatlıkla fark edilebilir. Böyle düşünen biri için; burada esas olan iyiliğe ihtiyaç duyan kişi değil, kişinin kendini toplum karşısında iyi bir yerde hissetme çabasıdır.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Bazen de yapılan iyiliğin diğer dünyada yer edinebilme amacıyla yapıldığını görebiliriz. Bu bakış açısı en azından “ne kadar iyi bir insan” toplumsal söylemini kazanabilme çabasından daha masum görülebilirken diğer yandan; dini, sadece bu dünya ve öbür dünya için bir sigorta şirketi gibi görme yaklaşımıyla hareket edilebileceği tehlikesi ile de karşılaşılabilir. Kuran-ı Kerim Kasas 77’de “Allah’ın sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap.” emriyle hareket etmek insanın içinde var olan iyilik cevherini herhangi bir karşılık beklemeden kullanması gerektiğini en iyi şekilde anlatan ifadedir. İyilik gören herkes mutlaka bir gün “Senin için o kadar şunu yaptım ama sen….” ile başlayan halk arasında “başa kakma” olarak tabir edilen durumla karşılaşmıştır. Çıkarların çatıştığı noktada söylenen bu söylemler yapılan iyiliğin asıl yapılma sebebi hakkında fikir verebilir. Pascal’ın “İyiliğinize inanılmasını istiyorsanız, ondan hiç söz etmeyin.” sözü bu noktada anlamlıdır.&nbsp;&nbsp;

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Kant “Ahlak Metafiziğinin Temellendirilmesi”&nbsp;kitabında&nbsp;iyilik için; bir beklenti için yapılan iyiliğin iyilik olmadığını söyler. Burada bahsedilen gündelik ilişkilerdeki iyilikten ziyade, genel geçer ahlakı kapsayan iyilik mefhumudur.&nbsp; Bu sebepten dolayı da, iyiliğin kişinin doğal ediminin bir parçası olması, iyiliği yalnızca doğru olduğunu düşündüğü için yapması gerektiğini söyler. &nbsp;Diğer insanları, insan oldukları için sevmek, herhangi bir toplumsal ya da manevi bir çıkar gözetmeden iyilik yapmak ve iyiliğe doğru bir bakış açısı geliştirmek daha makbul olacaktır. Gerek karşı taraftan gerekse toplum onayı için bir beklenti içinde olmadan yapılan iyilik hakkında Türk atasözlerinden en çok bilinen “İyilik et, denize at, balık bilmezse Hâlik bilir.” sözü iyiliğin amacını en güzel şekilde ifade etmektedir.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; Sonuç olarak asıl iyi olan; insan olmak ve diğer her canlıyı çıkarsızca can kabul ederek yapılması gerekenleri asgari düzeyde yapabilme bilinciyle hareket etmektir. Hırs ve nefis gibi temel engelleri aşmak, insanların sıkıntılarını önemsemek, merhameti paylaşmak; bir insanlık sanatıdır. İyilik iyi olduğu için yapıldığında bir canlının kalbine atılan tohum niteliğindedir. Bu tohumun nerde ve ne zaman sürgün vereceğinin hesabı yapılmamalıdır.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; Dileğimiz, herkesin içinde var olan iyilik yapma duygusunu fark etmesi ve iyilik yapma fırsatlarını kaçırmamasıyla daha mutlu bir dünyaya adım atılmasıdır.

Ayşe PARMAKSIZ
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[İYİLİK ÜZERİNE - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 22 Feb 2023 07:38:31 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/iyilik-uzerine-104111-20230222.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/iyilik-uzerine-104111-20230222.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/iyilik-uzerine-104111-20230222.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[TAVUS KUŞU İLE KİRPİ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-tavus-kusu-ile-kirpi-12363.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-tavus-kusu-ile-kirpi-12363.html</link>
                    <description><![CDATA[     İnsanlara yakın bir bölgede huzur içinde yaşayan hayvanlar, bir zaman sonra insanoğlundan çok zarar görmeye başlamış. Hayvanlar toplanarak bilge kralları olan aslandan bu duruma çare bulmasını istemişler. Bilge kral, istişare meclisini toplamış. Hararetli tartışmalardan sonra yaşadıkları yerden göç etmeye karar vermişler. Hayvanlar, Bilge kralları aslanın önderliğinde insanlardan uzak, güvenli ve cenneti anımsatan güzellikte bir yere göç edip yerleşmişler. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
&nbsp; &nbsp; &nbsp;İnsanlara yakın bir bölgede huzur içinde yaşayan hayvanlar, bir zaman sonra insanoğlundan çok zarar görmeye başlamış. Hayvanlar toplanarak bilge kralları olan aslandan bu duruma çare bulmasını istemişler. Bilge kral, istişare meclisini toplamış. Hararetli tartışmalardan sonra yaşadıkları yerden göç etmeye karar vermişler. Hayvanlar, Bilge kralları aslanın önderliğinde insanlardan uzak, güvenli ve cenneti anımsatan güzellikte bir yere göç edip yerleşmişler.&nbsp;
&nbsp; &nbsp; &nbsp;Bu yere, mor, siyah bulutlar sık sık uğruyor, içini boşaltıyor, huzur buluyor sonra da biraz güneşle oynaşıp, bir sonraki buluşma günü için söz alıyor ve aniden gözden kayboluyormuş. Yağmurdan sonra güneşin hayat öpücüğü ile biraz daha büyüyen ağaçlar, göğe doğru boy salıp, güzelliği ile görenleri büyülüyormuş.&nbsp;&nbsp;
&nbsp; &nbsp; &nbsp;Ormanın iç bölgelerinde ise hayvanların özgürce koşup oynayacakları ve beslenecekleri geniş düzlükler yer alıyormuş. Bu ovayı bir gerdan gibi ikiye bölen içerisinde her çeşit tatlı su balığının yaşadığı akarsu her mevsim neşesini kaybetmeden çağlayarak akıyormuş.&nbsp;
&nbsp; &nbsp; &nbsp;Tabiî ki, her göç de olduğu gibi bu göç de zorlu ve çileli geçmiş, ancak sonunda yaşayacakları yere sağ salim gelmişler. Hayvanlar, güzel ve bir o kadar da huzurlu bu yere onları getiren bilge krallarına şükranlarını sunmuşlar. Hayvanların, yeni yurtlarına yerleşme telaşı bir müddet sonra son bulmuş ve hayvanlar normal hayatlarına dönmüşler.
&nbsp; &nbsp; &nbsp;Hayvanlar içerisinde herkesin yardımına koşan, tevazu sahibi, onlarla hemdert olan; gösterişi sevmeyen, alçak gönüllü, ben duygusundan uzak, biz duygusunu benimsemiş, zorda kalanlara yardım için elini değil, gövdesini taşın altına koyabilecek yüce gönle sahip bir kirpi varmış. Göç yolunda da müşkülü olanların yardıma koşmuş. Onun, halini hatırını sormadığı hiçbir hayvan yokmuş. Muhabbeti yüreklere huzur veriyormuş. Herkes tarafından çok seviliyor ve saygı duyuluyormuş.&nbsp;&nbsp;
&nbsp; &nbsp; &nbsp;Bu hayvanlar içerisinde sadece kendi çıkarlarını ön planda tutan, başkalarını dikkate almayan burnu havada, cimri, kibir abidesi bir Tavus kuşu da yaşarmış. Tavus kuşu kendi genişliğinin on katı, kendi uzunluğunun ise iki buçuk katı uzunluğunda renk cümbüşü devasa kanatlarını tamamen açar, etrafındakileri umursamadan ortalıkta gezinir dururmuş. Tam anlamıyla kendi güzelliğine âşıkmış. Kirpi, tavus kuşuyla karşılaştıklarında ona hâlini hatırını sorarmış. Ancak tavus kuşu ondan yüz çevirir ve içinden ‘’Evlat olsa sevilmez.’’ Diye söylenirmiş.&nbsp;
&nbsp; &nbsp; Hayvanlar normal hayatlarına döndüklerinden aralarında çeşitli yarışmalar düzenlemeye karar vermişler. Bu yarışmalardan biri de ‘’güzellik’’ yarışması imiş. Tavus kuşu bu yarışmanın yapılacağını duyunca çok sevinmiş. Sonucu şimdiden belli, bu ormanda benden daha güzeli mi var? Demiş. Bir kez daha güzelliğiyle gurur duymuş. Bu yarışmaya kirpi ile birlikte birçok hayvan katılım sağlamış. Yarışma başlamadan jüri üyeleri yerlerini almış. Açık yeşil çimen üstünde hayvanlar jürilerin önünden birer birer geçerek yarışmayı tamamlamışlar. Herkeste telaşla karışık heyecan varmış. Yarışmaya katılanlar ve de izleyiciler yarışmanın sonucunu merakla bekliyormuş. Jüri üyeleri, yarışmanın sonucunu açıklama şerefini bilge krallarına bırakmışlar. Bilge kral, yarışmada dereceye girenleri ve sonrasındaki sıralamaları açıklamış. Bu yarışmada birinciliği kirpi alırken, yarışmanın sonuncusu da tavus kuşu olmuş.&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;
&nbsp; &nbsp; &nbsp; Kendinden emin bir şekilde birincilik bekleyen tavus kuşu, beklemediği sonuç karşısında öylece kala kalmış kısa süre sonra kendine gelmiş ve yarışmadaki değerlendirme için bilge krala itiraz etmiş.
&nbsp; &nbsp; &nbsp; Bilge kral, tavus kuşuna, ‘’sendeki kibir o kadar ışıltılı ki, sana bakanları kör ediyor. Hiç kimse kibrinden sendeki diğer güzellikleri göremiyor. Kibirli olanların, başka ne kadar vasıfları olursa olsun o vasıfları hep kibrinin gölgesinde kalır. Tevazu ise kişideki bütün kusurları örter. Tabi ki, kibrin de bir meyvesi vardır. O ise, sonunda kişinin yalnız kalmasıdır. Unutma! Kibir edeni Allah alçaltır; alçak gönüllü olanı ise yükseltir. ‘’ Diyerek, ona hayatının dersini vermiş.&nbsp;
Seyit TOK (Gönle Dokunanlar)
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[TAVUS KUŞU İLE KİRPİ - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 22 Feb 2023 07:33:22 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/tavus-kusu-ile-kirpi-103437-20230222.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/tavus-kusu-ile-kirpi-103437-20230222.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/tavus-kusu-ile-kirpi-103437-20230222.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[DİJİTAL DÜNYA VE YALNIZLIK]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-dijital-dunya-ve-yalnizlik-12293.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-dijital-dunya-ve-yalnizlik-12293.html</link>
                    <description><![CDATA[İnsanın nasıl olması gerektiğini, kendi isteğine göre şekillendiren ilk devrim sanayi devrimi olsa gerek. O dönemde dünyanın her yerinde yaşayan, modern olma heyecanı taşıyan insanoğlu, kendi öz kültürü ile bağlarını koparıp yeni yollar aramaya başlamıştır. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; İnsanın nasıl olması gerektiğini, kendi isteğine göre şekillendiren ilk devrim sanayi devrimi olsa gerek. O dönemde dünyanın her yerinde yaşayan, modern olma heyecanı taşıyan insanoğlu, kendi öz kültürü ile bağlarını koparıp yeni yollar aramaya başlamıştır.&nbsp;

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Her yeni teknoloji devrimi&nbsp;yaşamı kolaylaştırma, ülkeyi, toplumu kalkındırma gibi sayısız ekonomik ve politik vaatlerle gelir. Ancak genelde bu duruma ilk maruz kalan&nbsp;bireylerin yaşam dengesini koruması zor olmaktadır. Kendi içinde farklı travmalar yaşayan çağ insanlarının sayısı azımsanamaz. Tıpkı yüzyılın dijital devrimini yaşayanların, dijital devrimin sunduğu yeniliklerle; psikolojide 3D olarak adlandırılan (düşünce, duygu, davranış üçlüsü) öğelerin değişmesinin kaçınılmaz olması gibi. Söz konusu teze göre&nbsp;yaşanılanlar karşısında zihinde çeşitli düşünceler oluşmaktadır. Oluşan düşünceler kişilerde çeşitli duygulara sebebiyet vermekte ve duyguların sonucunda da insan davranışları şekillenmektedir. Bu durumda dijital dönemle birlikte yeni düşünceler, yeni duygular ve yeni davranışlarla şekillenen yaşantılar ve kültürler oluşmaktadır.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; İnsanların dijital teknolojinin etkisi altında neleri yitirdiği ve nelere sahip çıkması gerektiğini fark edebilmesi şu an zor görünmektedir. Modernizmden sonra yaşanılan son yüzyılı “dijital modernizm” olarak adlandırırsak, her türlü&nbsp;gerçekliklerin yeniden tanımlanması gerekecektir. Bazı sosyal kavramların, algıların, değerlerin, istek ve ideallerin değişimi göz ardı edilemez. Ancak her türlü değişime uyum sağlamada zorlanmayan insanoğlu bu değişime de uyum sağlamış ve halinden hoşnut görünmektedir. Dijitalleşme ile daha kolay ve daha mutlu yaşadığını zanneden çağ insanının gerçekte ne kadar mutlu olduğu üzerinde düşünülmelidir. Bayraktar'ın (2022: 623) Muzaffer'den aktarımına göre&nbsp;“Mutluluğun maddi gelişme ve refahla&nbsp; büyük ölçüde&nbsp; bağlantılı&nbsp; olduğu&nbsp; şüphesizdir. Ancak&nbsp; aralarında&nbsp; bire&nbsp; bir denklemsel ilişkinin olmadığını çoğumuz biliriz…” der. Sosyal ve psikolojik olarak yaşanan çağın gereklerine uygun hareket etmek “sanal mutluluk” şemsiyesi altına sığınmaktır. Yukarıdan ne yağdığına bakılmaksızın sığınılan bu dünya, fiziksel varlığı olmayan ancak fiziksel varolma algısı yaratan yalnızlık gerçeğinin dünyası gibidir.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Sanayi devri dönemi ve hatta dijital dönemin insanı ne ölçüde yalnızlaştırdığı noktasını Marai (2022: 129) şöyle özetler. O, mekanik uygarlığın “yalnızlık” denilen üretim bandı üzerinde imal edildiğini söyler. Büyük şehirlerde yaşayan kafelerde, sinemalarda kitle halinde görünen insanların çölde inzivaya çekilenler kadar yalnız olduklarını ifade eder. Bu şekildeki yaşam ve düşünce tarzı zamanla normal kabul edilir ama insanları her türlü kaynağa hızlı ulaştıran, tükettiren&nbsp; dijital kültür aslında insanları bir o kadar da yalnızlaştırır. Bu konuya tam olarak olmasa da Türk Edebiyatının önemli romancılarından Peyami Safa , yıllar önce “Yalnızız” romanında farklı bir bakış açısıyla değinmiştir.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Sonuç olarak her devirde olduğu gibi bu döneme de uyum sağlamış olan insanoğlu umarız kendi hapishanesinde tutsak olarak kalmaz.

YARARLANILAN KAYNAKLAR&nbsp;

-Bayraktar, O. (2022). Eğitimde İnsani Alanlar Sorunu Ve Dijitalleşme.&nbsp; International Ankara Congress On Scientific Research Iv April 1-3, Web:&nbsp;https://www.ankarakongresi.org/&nbsp;

-Marai, S. (2022). İşin aslı. Çev. Esen Tezel. Yapı Kredi Yayınları

Ayşe PARMAKSIZ
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[DİJİTAL DÜNYA VE YALNIZLIK - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 30 Jan 2023 07:06:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/dijital-dunya-ve-yalnizlik-100746-20230130.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/dijital-dunya-ve-yalnizlik-100746-20230130.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/dijital-dunya-ve-yalnizlik-100746-20230130.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[KİM DOST, KİM DÜŞMAN!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-kim-dost-kim-dusman-12272.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-kim-dost-kim-dusman-12272.html</link>
                    <description><![CDATA[Dost, candır, canandır, yarendir. Sıkıntılarını, üzüntülerini, dertlerini, söylemesen de o senin hâl dilinden anlayan kişidir. Yani sıkıntılarının, üzüntülerinin, acılarının, sevinçlerinin, başarılarının paydaşıdır.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Dost, candır, canandır, yarendir. Sıkıntılarını, üzüntülerini, dertlerini, söylemesen de o senin hâl dilinden anlayan kişidir. Yani sıkıntılarının, üzüntülerinin, acılarının, sevinçlerinin, başarılarının paydaşıdır.
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;İnsan, çevresindeki diğer insanlarla konuşarak anlaşırken dostları ile de gönül vasıtası ile anlaşır.
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Dost, yolunuz ister düz, engelsiz ister ise yokuş, dikenli, engelli çetin yol olsun fark etmez, sizinle gece gündüz yol alan iyi bir yoldaştır. Amasız, fakatsız asla sizi yarı yolda bırakmaz. Dost, başarılarınızı kendi başarısı gibi görürken, başarısızlığınız da ise size teselli veren ve yeniden ayağa kalkıp başlamanız için sizi motive eden kişidir. Dostlar arasında yakın veya ırak mesafe yoktur. Siz ondan uzak olsanız da o size her daim yakındır. Çünkü dostun yeri gönül köşküdür.&nbsp;
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Dostu çok olanın hatası da az olur. Dost, erken uyarı sistemi gibi tehlikeleri önceden haber verir.&nbsp;
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Düşman ise size karşı kötü niyet besleyen, kötü kalpli kimsedir. Sizin dertleriniz, acılarınız ona zevk verirken sevinçleriniz ve başarılarınız ise ona acı verir. Düşman, size zarar vermek için her fırsatı kollar, sizin iyliğinize olacak işlerin daima&nbsp; tersini yapar. Düşman, hiçbir zaman size karşı kin, nefret ve de kıskançlık gibi güçlü duygularını yüreğinde söndürmez. Bu duygularını kor ateşe döndürerek ateşte sizi yakmak için yüreğindeki kini, nefreti devamlı körükler.
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Sanırım şimdi, dost kim, düşman kim? Sorusunu cevaplandırabiliriz.
- Dostun özelliklerini bir cümle ile anlatabiliriz. "Haliniz ile hallenendir."
&nbsp; &nbsp;Düşmanı biraz irdeleyelim,&nbsp;
- Düşmanın gıdası; kini, nefreti ve de kıskançlığıdır.
- Sizin, sevinçleriniz ona üzüntü; başarılarınız ise ızdırap verir.&nbsp;
- Düşmanınızın hiç sevmediği ise sizin başarı gösterdiğiniz güçlü yönünüzdür. Hatta yaptığınız aletler ile dünya savaş düzenini değiştirseniz ve de yeni dünya harp doktrinlerine mührünüzü vursanız da herkes ortaya koyduğunuz başarıdan dolayı sizi takdir etse de düşmanınız başarınızı gölgede bırakmak ve karalamak için size her türlü iftirayı atmaktan geri durmaz.&nbsp;
- Düşmanların gönlü de oklarının hedefi de birdir.&nbsp;
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Unutmayınız ki, düşmanın iki türü vardır. Bunlar, gizli düşman ve açık düşmandır. Bunlardan en tehlikelisi ise sizden görünümlü, fakat ruhunu düşmanlarınıza&nbsp; emdirmiş ve çok yakınızda sinsice durup düşman oklarıyla aynı ölümcül noktanızı hedef alan gizli düşmandır.&nbsp;&nbsp;
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Düşmanlar, kahrolsun; dostlar, var olsun!Yüce Mevlâm, gizli ve açık düşmanlarla mücadele için zihnimize, bileğimize ve yüreğimize güç kuvvet versin!&nbsp;
&nbsp; &nbsp; &nbsp;Seyit TOK
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[KİM DOST, KİM DÜŞMAN! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 24 Jan 2023 09:03:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/kim-dost-kim-dusman-215226-20230125.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/kim-dost-kim-dusman-215226-20230125.jpeg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/kim-dost-kim-dusman-215226-20230125.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[SERÇE KARTAL YUVASINDA BÜYÜSE DE]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-serce-kartal-yuvasinda-buyuse-de-12252.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-serce-kartal-yuvasinda-buyuse-de-12252.html</link>
                    <description><![CDATA[Yüce bir dağ, iki yanında sıralanmış dağları kolları altına almış, onlara baba şefkati ile çağlar boyu kol kanat germişti.  Üzerine kondurduğu yalçın kayalar ise bir bilgenin kafasına taktığı sarık mağrurluğuyla göğe doğru yükselmişti. Bu dağın yamaçlarını dünyada nadir görülen en güzel ağaçlar ve bitkiler örtmüştü. Dağın eteği ise göz alabildiğine düzlüklerden oluşmuştu. Bu, muhteşem manzara onu gören her ressamı kıskandırmış ve büyüsünde onları sarhoş etmişti.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Yüce bir dağ, iki yanında sıralanmış dağları kolları altına almış, onlara baba şefkati ile çağlar boyu kol kanat germişti.&nbsp; Üzerine kondurduğu yalçın kayalar ise bir bilgenin kafasına taktığı sarık mağrurluğuyla göğe doğru yükselmişti. Bu dağın yamaçlarını dünyada nadir görülen en güzel ağaçlar ve bitkiler örtmüştü. Dağın eteği ise göz alabildiğine düzlüklerden oluşmuştu. Bu, muhteşem manzara onu gören her ressamı kıskandırmış ve büyüsünde onları sarhoş etmişti.
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Doğa harikası olan bu yerde buraya&nbsp; herkesten daha tutkulu bir âşık ile bağlı şahbaz namıyla anılan ünlü bir kartal yaşamıştı.&nbsp; Bu yüce dağın üzerindeki yalçın kayaların göğe elinin değdirdiği yere yuvasını yapmış, oradan avlarını gözüne kestirmişti. Her akşam geçenin sessizliğinde derin uykulara&nbsp; dalmış,&nbsp; sabahları ise buluttan yorganların üzerinde uyanmıştı.&nbsp; Uyandıktan sonra her gün ilk iş olarak iki kulaç uzunluğunu bulan kanatlarını açarak bir tayyare gibi yere doğru süzülmüş ve&nbsp; tekrardan yuvasına dönmüştü. Bu hareketiyle uyuşan kanatlarını canlandırmış,&nbsp; ayrıca ruhunu da dinlendirmişti. Her sabah yere doğru süzülüp, yuvasına tekrar dönmüş ve önündeki manzaraya bakarak, cennet mi? İşte yurdum diye içinden geçirmişti.&nbsp;
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Şahbaz kartal, kartallar içerisinde en gözde olanmış. Diğerlerinden daha iri cüsseli, gözü pek ve daha akıllı imiş. Kartallar, kendilerine anlatılan efsanelerde bile ondan daha cesur olanını ve ondan daha iyi avcı olanını duymamıştı. Onun&nbsp; gözünden kaçan ne bir avı ne de keskin pençelerinden kurtulan bir düşmanı olmuş.&nbsp;
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Onun için sıradan bir gün gibi başlayan o gün ceylan sürüsüne dalmış&nbsp; bir maralı midesine indirmiş sonra da gökyüzünde endamlı endamlı süzülürken yerdeki çalılar üzerinde alelade duran yuvadaki yumurtaları&nbsp; görmüş. İçinden kartal, ne kadar yüksekten uçarsa uçsun gözü hep yerde olmalı diye geçirmiş. Bir süzülmeyle yuvaya varmış. Serçe yumurtaları diye mırıldanmış. Yumurtaları yemek istemiş fakat midesi buna izin vermemiş. Çünkü midesinde boş yer yokmuş. Ama yine de onları yuvada bırakmak istememiş. Birkaç yumurtayı pençeleri arasına özenle sıkıştırmış. Yumurtalardan birini de gagasına alarak yuvasına varmak üzere kanat çırpmış Yuvasına doğru yol alırken pençelerine özenle yerleştirdiği yumurtalar pençelerinin ağırlığına dayanamayıp kırılmış. Yuvasına vardığında sadece gagasındaki&nbsp;
serçe yumurtası kalmış.&nbsp; Bu yumurtayı, kendi yumurtasının yanına bırakmış. Kartal, daha sonraki zamanlarda birkaç kez serçe yumurtasını yemeğe niyetlenmiş ise de içindeki anlam veremediği bir his her niyetlenmesinde yumurtayı yemesine mani olmuş.&nbsp;
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Zaman, dağların arasından sonsuzluğa doğru akarken, yumurtalar içindeki canların nefes alması için çatlamış. Şahbaz kartalın artık iki yavrusu varmış. Kartal, serçe yavrusunu kendi yavrusundan hiç ayırmamış. Kendi yavrusunu et parçalarıyla besleyip büyütürken, serçe yavrusunu da arpa, buğday ve darı tarlalarından getirdiği yemlerle besleyip büyütmüş.&nbsp;
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Şahbaz kartalın bölgesinde onun güçlü pençelerinde birçok yakınını kaybeden büyük ve sinsi bir yılan yaşarmış. Sinsi yılan, şahbaz kartaldan alacağı intikam gününün hayaliyle yaşama tutunmuş. Yılan, diğer kartalların yakınına kadar yaklaşıp onlardan şahbaz kartal hakkında sinsice bilgi toplarmış.&nbsp; Hiç beklemediği bir gün ihtiyaç duyduğu bilgiye ulaşmış. Sinsi yılan iki kartalın, şahbaz kartal hakkında konuşmalarından kartalın yuvasının yerini ve de yuvasında yavruları olduğunu da öğrenmiş.&nbsp; Hiç zaman kaybetmeden sinsi planını hayata geçirmek için acele etmiş.&nbsp; Her doğan gün kartalın avlanmaya çıkmasını beklemiş, onun bölgeden uzaklaşmasını fırsat bilmiş ve kartalın yuvasına doğru sürüne sürüne ilerlemiş. Kartal, ona yaklaştığında yalçın kayaların derin yarıklarına girmiş. Bir diğer gün aynı fırsatı beklemiş&nbsp; yavaş fakat kendinden emin bir şekilde kartalın yuvasına doğru yol almış.
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Gün, şahbaz kartalın yuvasındaki yavruların üzerinde her doğup battığında yavrular biraz daha büyümüş. Şahbaz&nbsp; Kartal, yavrularını acımasız hayatın tehlikelerine karşı, onları eğitmiş ve onlara tüm birikimini aktarmış.&nbsp; Gün gece ile yarışmış ve yavrular günden güne serpilip büyümüş.&nbsp;
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Sabırla, hiç yılmadan yol alan sinsi yılan ise sürüne sürüne sonunda şahbaz kartalın yuvasına yaklaşmış.&nbsp; Şahbaz kartal,&nbsp; yuvadan ayrıldıktan sonra sinsi ve hain yılan, yuvadaki yavrulara aniden saldırıya geçmiş. Saldırıdan birkaç saniye önce tehlikeyi sezen yavrular bir kanat çırpmasıyla yuvadan uzaklaşmış ve yılanın ani ve&nbsp; ölümcül saldırısından kurtulmuş. Serçe yavrusu, korkudan kendinden geçmiş, yüreği göğüs kafesinden çıkacak gibi gümbür gümbür atmaya başlamış.&nbsp; Kartal yavrusu ise kısa bir şok geçirdikten sonra kendine gelmiş.&nbsp; Kartal yuvasında canlı yılan olamaz, kartal yuvasında ancak ölü yılan olur! Diye bağırmış&nbsp; yavru kartalın naraları yalçın kayalardan ovaya doğru yankılanmış.&nbsp; Kartal yavrusu, birden serçe yavrusuna dönmüş ve yılana birlikte saldıralım demiş.&nbsp; Ancak serçe yavrusu korkudan onu duymamış.&nbsp;
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Kartal yavrusu, yılanla çetin ve büyük bir mücadele girişmiş. Bir ara yılanın onu sarmasıyla zor anlar yaşamış. Serçe yavrusundan onu kurtarması için yardım beklemiş, ama beklediği yardım bir türlü gelmemiş. Sertleşmeye başlayan gagasını ve artık iyice irileşmiş pençelerini kullanarak yılanın sarmalından kurtulmayı başarmış. Öğrendiği savaş taktiklerini yılanın üzerinde deneyen yavru kartal, keskin pençesini her savurmasında yılandan bir parça koparmış. Kartal yuvasından intikam almak isteyen yılan bu yanlış düşüncesinin bedelini hayatıyla ödemiş. Yılanın unuttuğu, önemli bir ayrıntı varmış. Kartal, yavru da olsa kartal imiş.&nbsp;&nbsp;
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Şahbaz kartal, yuvaya döndüğünde gördüğü manzara karşısında şaşırmış. Yavru kartal yılanın hakkından gelmiş; ancak kendisi de çok bitkin düşmüş. Zor anında yardımına koşmayan birlikte büyüdüğü serçe yavrusuna çok kızmış ona bağırmış, neden kendisine yardım etmediğini sormuş. Ama serçe yavrusunun korkusu hâlâ geçmediğinden onu duymamış bile. Şahbaz kartal, durumu anlamış ve yavrusuna, bak evlat!&nbsp; Söyleyeceklerimi hiçbir zaman unutma. Serçe, kartal yuvasında büyüse de serçe serçedir, ondan kartal gibi davranmasını bekleyemezsin!&nbsp;
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Hayatta asıl tuhaf olan şey serçelerin kartal olmaya&nbsp; çalışmasıdır. Serçe, kartal olmaya özenir ise o çok sevdiği canından olur. Diyerek, hem yavru kartala önemli bir nasihat vermiş&nbsp; hem de kendini şahbaz kartal sanan serçelere hadlerini bilmelerini hatırlatmış..
Seyit TOK
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[SERÇE KARTAL YUVASINDA BÜYÜSE DE - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 20 Jan 2023 16:52:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/serce-kartal-yuvasinda-buyuse-de-195458-20230120.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/serce-kartal-yuvasinda-buyuse-de-195458-20230120.jpeg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/serce-kartal-yuvasinda-buyuse-de-195458-20230120.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[SÖZÜN OLMADIĞI YERDE MİYİZ?]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-sozun-olmadigi-yerde-miyiz-12229.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-sozun-olmadigi-yerde-miyiz-12229.html</link>
                    <description><![CDATA[Yazmadan geçilmeyecek konulardan biri. Hatta defalarca yazılacak konulardan. Verilen sözü tutma erdemi, ya da tutmama...]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Yazmadan geçilmeyecek konulardan biri. Hatta defalarca yazılacak konulardan. Verilen sözü tutma erdemi, ya da tutmama... Maalesef günümüzde insanların büyük çoğunluğunda söz verme ve yerine getirmeme davranışı sıklıkla görülür. Sebepleri üzerinde birçok düşünce geliştirilebilir ancak burada önemli olan, durumun ciddiyeti üzerinde düşünmektir. Bu durum insanlık tarihi boyunca her kültürde ve dinde önemsenen konulardan biri olmuştur. Çünkü hem ikili hem de toplumsal ilişkileri önemli derecede etkileyen bir konudur.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Sözün yerine getirilmesi ile ilgili olarak Türk tarihinden büyük insanların konuya yönelik yaşadığı anılarını tekrar hatırlamak anlamlı olacaktır. Büyük şair Mehmet Akif Ersoy ile ilgili bazı anılar çoğumuzun okul yıllarında birçok kez anlatılmıştır. Yaşadığı dönemi eleştiren M. Akif’e göre erdemsizlik olarak sıraladıklarının içinde, sözünde durmamak da yer almaktadır (Durak, 2016).&nbsp; M. Akif’in yakın bir arkadaşıyla olan&nbsp; anısı verilen bir sözün tutulması gerektiğine dair anlatılacak en iyi örneklerdendir. M. Akif, bir arkadaşı ile onun evinde sohbet etmek için sözleşir. Ancak M. Akif’in geleceği gün şiddetli bir yağmur ve fırtına başlar. İstanbul’da gemiler bile çalışamaz durumdadır. Arkadaşı, M. Akif bu havada gelemez herhalde düşüncesi ile komşusuna gider. Evine tekrar döndüğünde ise o havaya rağmen M. Akif’in geldiğini ve arkadaşını evde bulamayınca geri döndüğünü öğrenir. Ertesi gün kendisine gidip özür diler ancak M. Akif özrü kabul etmez ve “İnsanlar sözleriyle bağlanır,&nbsp; artık ben sana güvenemem.” der.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Güvenin kırılması ciddi bir konudur. Gazeteci yazar Emre Kongar’ın “Bir insanın hayatta erişebileceği en yüksek mertebe güvenilir olmaktır.” sözü bu noktada çok anlamlıdır. Güvenilir bir insan olmak ya da olmamak şahsi bir tercih gibi görünse de; önemli olan verilen sözden mağdur olan insan ve toplumdur. Vaat edilen ya da verilen sözün diğer insanda nasıl bir beklenti oluşturacağı, gerçekleşmeyince oluşan hayal kırıklığı, psikolojik yıkım ya da ruhsal travmalar hayal edilemeyecek kadar büyük olabilir.&nbsp;

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Söylenen sözün yerine getirilebilirliğinin düşünülerek verilmesi oldukça önemlidir. Sözün gerçekleşmesi durumunda sonucunun ne olacağı üzerinde her iki kişinin de düşünmesi gerekir. Ahlaki olmayan şekilde sonuçlanacak olan sözlerin gerçekleşmemesi belki daha sağlıklıdır.&nbsp; Ancak burada önemli olan sonuç odaklı düşünmekten ziyade söz vermenin ve gerçekleştirme çabasının evrensel doğruluğudur. Bu noktada söz verenin ve muhatabının doğru söz ve eylemden sorumluluğu söz konusu olacaktır.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Her çağda ve dünyanın her yerinde özünde değişmeyen insan için Doğu ve Batı kültüründen çeşitli örnekler verilebilir. Öncelikle Doğu ve özellikle İslam kültürüne bakılırsa; Kuran-ı Kerim’de bu konuya birçok yerde değinildiği görülür.&nbsp; İnsan Suresi-7. ayette “Onlar, verdikleri sözü yerine getirirler.” denmektedir. Bu ifadede iyi insan olma yolunda verilen sözün ve vaadin yerine getirilmesine önem verildiği açıkça görülür.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Batının önemli Alman filozoflarından Kant ise, evrensel ahlak yasaları ile ilgilenen önemli bir düşünürdür. Kant’a göre, başkalarına yapılmaması gereken ödev bilinçlerinin&nbsp; içerisinde yalan yere söz vermemek kuralı da yer alır. &nbsp;Yalan yere söz verilince eğer başkası araç olarak görülüyorsa, insanlığa dair iyiyi isteyen bir niyet söz konusu olmayacağından, o bunu yanlış bulmaktadır (Güneş, 2016).

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Eğitim yoluyla da&nbsp; konunun önemi üzerinde durulması gerekir. Her ne kadar bazı çocuklar evde verilen en küçük sözlerin dahi tutulmadığı ortamlarda yetişse de, eğitim-öğretim içerikleri ile yaşanılan hayal kırıklıkları hatırlatılarak söz tutma erdemi küçüklükten itibaren doğru öğretilebilir.&nbsp;

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Yaşanılan&nbsp; yüzyıl açısından değerlendirilecek olursa; birey ve toplumda büyük ve hızlı değişimlerin yaşandığı günlerden geçildiği bir gerçektir. Her ne kadar Mehmet Akif’in yaşadığı dönemden farklı olsa da, bugünler insanların birbirine olan bağlarının çeşitli teknolojik araçlarla değişime uğradığı, ilgi ve ihtiyaçların değiştiği zamanlardır. Ancak hangi zaman dilimi olursa olsun, insanın özünde olması gereken bazı erdemlerin değişmesi bireysel ya da toplumsal hasarlara yol açacaktır. Çok basit bir vaat bile olsa diğer insanların beklentisini, söze göre ayarlanmış yaşam planını hiçe saymak erdemsizliği hem bazı işlerin aksamasına hem de diğer kişinin psikolojik zedelenmesine yol açabileceği unutulmamalıdır.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Söylenmiş olmak için söylenen sözler, verilmiş vaatler; erdemli insana uygun değildir.

Yararlanılan Kaynaklar:

-Durak, N. (2016). Mehmed Akif Ersoy’un düşünce dünyasında ahlâk, erdemler ve medeniyet ilişkisi.&nbsp;Süleyman Demirel Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi&nbsp; Sayı: 37.&nbsp;

-Güneş, Ü. (2016). Immanuel Kant’ın Etik Felsefesine Kısa Bir Bakış. Erişim: Temmuz, 2021

-https://www.tuicakademi.org/immanuel-kantin-etik-felsefesi-kisa-bir-bakis/

Ayşe PARMAKSIZ
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[SÖZÜN OLMADIĞI YERDE MİYİZ? - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 13 Jan 2023 16:13:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/sozun-olmadigi-yerde-miyiz-191502-20230113.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/sozun-olmadigi-yerde-miyiz-191502-20230113.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/sozun-olmadigi-yerde-miyiz-191502-20230113.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[YILANIN HUYU]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-yilanin-huyu-12208.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-yilanin-huyu-12208.html</link>
                    <description><![CDATA[Yılan, sürüngenlerden, ayaksız, yerdegezen, sinsi, hain ve soğukkanlı bir katilin özelliklerini taşıyan hayvandır. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp; &nbsp;Yılan, sürüngenlerden, ayaksız, yerdegezen, sinsi, hain ve soğukkanlı bir katilin özelliklerini taşıyan hayvandır.&nbsp;
&nbsp; &nbsp;Merhamet gösterip, eliyle yılan besleyenler veya çevresinde yılanların barınmasına müsaade edenler, soğukkanlı bir katilin sinsi ve hain saldırısıyla karşılaşacağını bilmelidir. Sizce tespitim yanlış mı? Yoksa ben yanılıyor muyum?&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;
&nbsp; &nbsp; Düşüncemin doğruluğunu yaşanmış bir vakayla örneklendirmek istiyorum. Yılan besleyen bir adam çok sevdiği yılanının artık yemek yemediğini gördü. Ne yaparsa yapsın iki metre boyuna ulaşan yılanı yemek yemiyordu. Duruma bir çare bulmak isteyen adam yılanını veterinere götürdü.&nbsp;
Durumu veterinere anlattı. Ve veteriner ona:&nbsp;
" Yılan sana sık sık sarılıyor mu,&nbsp;yanında uyuyor mu?" diye sordu.&nbsp;
"Evet" diye yanıtladı. Durumu anlayan veteriner devam etti:&nbsp;
"Bakın yılanınız hasta değil.&nbsp;Sizi yemeye hazırlanıyor, bu yüzden sık sık size sarılarak ne kadar büyümesi gerektiğini ölçüyor. Ve yemek yememesinin sebebi de sizin için midesinde yer açmak."&nbsp;
&nbsp; &nbsp; &nbsp;Huylu huyundan vazgeçer mi? Sorusunun cevabını herkesin bilmesi gerekir. Bir hayvanın veya insanın karakter özellikleri ne ise ona göre davranış geliştirir ve ortaya koyar. Ellerinizle beslediğiniz veya çevrenizde yuvalanmalarına müsaade ettiğiniz yılanların buldukları ilk fırsatta size telafisi mümkün olmayan zararlar vereceğini adınız gibi bilmelisiniz.&nbsp;&nbsp;
&nbsp; &nbsp; &nbsp;Unutmayınız ki, birilerinin size çok yakın davranması onların sizin hakkınızda hüsnü zan besleyeceği ve size hayırlı mevlit okuyacağı anlamına gelmez. Yılan karakterli insanları çevrenizden derhâl&nbsp; uzaklaştırın. Alacağınız diğer önlemlerin hiçbiri bir işe yaramayacaktır. Çünkü, ihanet kapılarında kilidin bir önemi yoktur.&nbsp;
Seyit TOK
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[YILANIN HUYU - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 07 Jan 2023 08:05:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/yilanin-huyu-110730-20230107.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/yilanin-huyu-110730-20230107.jpeg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/yilanin-huyu-110730-20230107.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[TÜKETİRKEN TÜKENDİK Mİ?]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-tuketirken-tukendik-mi-12205.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-tuketirken-tukendik-mi-12205.html</link>
                    <description><![CDATA[İbn-i Haldun Mukaddime adlı eserinde canlılar içerisinde sadece insanın yaşamını devam ettirebilmek için ilim ve sanayi gibi alanlara ihtiyaç duyan bir canlı olduğunu belirtir. Bu amaçla şehirler kuran, yeni ürünler üreten insanoğlunun geçimini temin edip, yaşamını devam ettirebilmek için çalışmasını hayati ihtiyaç olarak belirtir (Haldun, 2004:76).]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; İbn-i Haldun Mukaddime adlı eserinde canlılar içerisinde sadece insanın yaşamını devam ettirebilmek için ilim ve sanayi gibi alanlara ihtiyaç duyan bir canlı olduğunu belirtir. Bu amaçla şehirler kuran, yeni ürünler üreten insanoğlunun geçimini temin edip, yaşamını devam ettirebilmek için çalışmasını hayati ihtiyaç olarak belirtir (Haldun, 2004:76). Ancak günümüz insanlarının büyük çoğunluğu; hayatını devam ettirmek için ya da temel ihtiyaçları olduğu için üretim ve tüketimin dışına çıkmaktadır. Abraham Maslow'un ünlü ihtiyaçlar hiyerarşisindeki temel fizyolojik ihtiyaçların dışında, sosyal ve psikolojik ihtiyaçlar olan bölümlerin daha çok dikkate alındığı yeni üretim ve tüketim alanlarının sayısı artmıştır.&nbsp; Teknoloji yoluyla uluslararası bile olsa kolay ulaşılabilen her türlü ürün; kültürleri ve günlük yaşamları daha çok etkiler hale gelmiştir.&nbsp;

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Her tüketim ürünü ekonomik açıdan incelendiğinde büyüme sağlar görünürken aynı zamanda tüketene de bağımlılık kazandırmaktadır. İyisinden kötüsüne her türlü bağımlılığın daha fazla tüketimi gerektirdiği rahatlıkla gözlenir. İnsanoğlunun açgözlü tutumunu ise ekonomi dünyası yeni pazarlama teknikleri ile çok iyi kullanmaktadır.&nbsp;

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Eşyaya bağımlı popüler tüketim kültürüne kapılan insan gittikçe kendinden uzaklaşır.&nbsp; Sürekli yeni şeyleri görme ve biriktirme sevdasına kapılır. Hiçbir zaman tatmin olmadan kendini sınırsız ihtiyaç çarkının içerisinde hisseder. Bu noktada “Tüketim gerçekten mutluluk mudur?” sorusunun sorulması gerekir. Düşünür Seneca “Neşeli ise o fakirlik, fakirlik değildir zaten. Çünkü çok az şeyi olan değil hep daha çoğunu isteyen fakirdir aslında. Zenginliğin sınırı gerekli olana, sonra yeteri kadarına sahip olmaktır.” sözleriyle gerçek mutluluğu tanımlamış olur (Senaca, 2018:36). Ona buna yetişme kaygısı olmadan arkadaşa, aileye, dosta zaman ayıran, doğayla bütünleşip onun koyduğu en basitinden temel yasalara göre yaşamayı öğrenmek günümüz insanının aynı anda birçok şey için ter dökmesini engelleyecektir.&nbsp;&nbsp;

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Tükettiğinin kölesi olmaya başlayan insanoğlu daha çok tüketebilmek düşüncesi ile gelirini arttıracak yeni çabalar sarf etmektedir. O, daha çok tüketmek için daha çok çalış kısır döngüsünün çoğu kez farkına bile varmaz. Bu döngüyü hayatın ve yaşadığı çağın gerçeği olarak kabul eder. Her türlü ekonomik kitleye hitap edecek ürün bolluğunda,&nbsp; tüketim sorunu&nbsp; sadece varlıklı olanların sorunu&nbsp; değildir. Tükettiğiyle mutlu olduğunu zanneden insan çoğu zaman kendinin farkına bile varmayabilir. Dayatılan tüketim toplumu kültürü içerisinde kendini öğrenemeden ve kendinden uzaklaşarak ömrünü tamamlayan çok sayıda insan vardır.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Ekonominin ilacı olarak sunulan tüketim toplumunun aslında insanları mutsuz etmenin dışında hiçbir katkısının olmadığı gün geçtikçe mutlaka kavranacaktır.

Yararlanılan Kaynaklar:

Haldun, İ. (2004) Mukaddi̇me I. Çeviren: Halil Kendir. İstanbul

Seneca, L, A. (2018) Ahlak Mektupları. Çeviren: Türkan Uzel, Jaguar Kitap
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[TÜKETİRKEN TÜKENDİK Mİ? - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 06 Jan 2023 07:34:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/tuketirken-tukendik-mi-103540-20230106.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/tuketirken-tukendik-mi-103540-20230106.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/tuketirken-tukendik-mi-103540-20230106.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ANLAŞMAZLIĞIN KAYNAĞI: SAYGI SORUNU]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-anlasmazligin-kaynagi-saygi-sorunu-12193.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-anlasmazligin-kaynagi-saygi-sorunu-12193.html</link>
                    <description><![CDATA[Tarih boyunca insanlar ikili ya da daha büyük gruplar halinde kendi aralarında çeşitli anlaşmazlıklar yaşamışlardır. Bazı uzmanlar insanlar arasındaki bu anlaşmazlıkların normal olduğunu, bunun bir tür iletişim şekli olduğunu savunmaktadırlar. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Tarih boyunca insanlar ikili ya da daha b&uuml;y&uuml;k gruplar halinde kendi aralarında &ccedil;eşitli anlaşmazlıklar yaşamışlardır. Bazı uzmanlar insanlar arasındaki bu anlaşmazlıkların normal olduğunu, bunun bir t&uuml;r iletişim şekli olduğunu savunmaktadırlar. Fikirlerin &ccedil;atışması neticesinde ortak ve makul olan yola ulaşmanın m&uuml;mk&uuml;n olacağını savunurlar. Ancak fikirlerin &ccedil;atışmasında makul yolu bulmak &ccedil;oğu zaman kolay olmayabilir. İnsan hayatında olumsuzluklara neden olabilecek anlaşmazlıklar ancak bazı erdemlere sahip olmakla engellenebilir. &nbsp;Bu erdemlerden biri, insanların diğer fertlere ve onların farklı yaşam tercihlerine saygı g&ouml;sterebilmesidir. Saygının olmadığı toplumlarda kişiler arasında empati gelişemez.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Daha evrensel bir bakış a&ccedil;ısıyla; insan olmanın onuru dikkate alındığında, kişinin diğer kişilere sadece onların insan olmasından dolayı saygı duyması gereklidir. Barış&ccedil;ıl ilişkileri zedeleyen sebeplerden en &ouml;nemlileri saygı ve nezaket yoksunluğudur. Nezaket başkalarına saygı duyulduğunu gösterir ve diğerleriyle sağlıklı bağ kurmayı kolaylaştırır. Nezaketin kaynağı olan empati; insanın karşısındaki gibi d&uuml;ş&uuml;nebilmesi, hissedebilmesidir. Karşısındakine d&uuml;şman muamelemesi yapmadan yaşayabilme sanatıdır.&nbsp; İnsan, karşısındaki gibi hissederken saygı kendiliğinden gelişecektir.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Bireye ve topluma zarar veren bir&ccedil;ok saygı sorunları mevcuttur. &nbsp;Modern d&uuml;nyada karşılaşılan g&uuml;r&uuml;lt&uuml;, &ccedil;&ouml;p gibi iyi yaşam hakkına saygısızlık bunlardan sadece birka&ccedil;ıdır. Bunların ihlali insan haklarına saygısızlık olarak hukuki ve politik yaptırımlara tabidir. Kanuni-hukuki zorunluluk ve korku olmasının dışında bir insanın diğerleri ile doğru ilişkiler kurmasının temelinde &ldquo;insani değere saygı&rdquo; yatmalıdır. Tam da bu noktada &Ouml;ktem (2011:90) &ldquo;Birbirine saygı d&uuml;zen sağlar, kaosu ortadan kaldırır. Hukuk d&uuml;zenini ahlaksal sorumluluk temeline oturtmak, ortak yararı b&ouml;yle bir d&uuml;zlemde sağlamak &lsquo;romantik&lsquo; bir yaklaşım gibi g&ouml;r&uuml;nse de Platon&rsquo;dan Farabi&rsquo;ye bir&ccedil;ok d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r&uuml;n hukuk ve devlet felsefesinin i&ccedil;inde yer almaktadır.&rdquo; der.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; İkili ilişki d&uuml;zeyinden devlet-vatandaş ilişkisi d&uuml;zeyine kadar uzanan farklılığa saygı; tarih boyunca felsefecilerin ilgi alanı olmuştur. Bu noktada John Locke&rsquo;un d&uuml;ş&uuml;ncesinden hareketle eğitim &uuml;zerine yazdığı kitabında, en doğru eğitimle yetiştirilen bireyler; başkalarını hesaba katmadan, bireyselliğini &ouml;ne s&uuml;rerek sadece kendi &ccedil;ıkarlarını meşru saymak yerine, insani yapının gerektirdiği değerlerin &ouml;n plana &ccedil;ıktığı hoşg&ouml;r&uuml; anlayışına sahip ve &ouml;zg&uuml;rce yaşayacağı bir ortam hazırlamaya gayret edecektir. Ona g&ouml;re başka insanlara karşı saygılı olmayı ve onları k&uuml;&ccedil;&uuml;k g&ouml;rmemeyi &ouml;ğretmek gerekir. Kendinden daha aşağı seviyedeki insanlara karşı emrivaki ve buyurgan bir tavırla değil de daha sevecen ve hoşg&ouml;r&uuml; i&ccedil;inde davranması gerekir (Keleş, 2013: 99).

&nbsp; &nbsp; &nbsp;Sadece insanın insana saygısının &uuml;zerinde durmak, yaşanılası bir d&uuml;nya i&ccedil;in yeterli değildir. İnsanoğlu, genel olarak duygu ve hislerinin olmadığı kabul edilen doğal yaşama karşı bile empati ve saygı ile yaklaşmalıdır. B&ouml;ylelikle yaşamın her t&uuml;rl&uuml;s&uuml;ne karşı saygı esaslı yaklaşım neticesinde ne &ccedil;evre sorunları ne de t&uuml;rlerin katliamı ve yok olmaları s&ouml;z konusu olmayacaktır. Her canlının i&ccedil;g&uuml;d&uuml;sel tepkilerinin sebebinin kendini koruma ve t&uuml;r&uuml;n&uuml;n devamlılığını sağlama olduğu hesaba katılmalı ve onlara karşı saygılı yaklaşımlar sergilenmelidir.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Saygı, insanlar ve diğer canlılar arasında barışı sağlar.

YARARLANILAN KAYNAKLAR

Keleş, H. (2013). Temel Eğitim Felsefesi Akımları Bağlamında John Locke&rsquo;un Liberal Eğitim Anlayışı. Y.L. Tezi

(https://atauni.edu.tr/yuklemeler/dc43a82dcc17d51206a8abc3c66902a4.pdf)

&Ouml;ktem, N. (2011). Ronald Dworkin ve Hukuk Felsefesi. Anayasa Yargısı. 28. Sayı

(https://www.anayasa.gov.tr/files/pdf/anayasa_yargisi/niyazi_oktem_1.pdf)&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[ANLAŞMAZLIĞIN KAYNAĞI: SAYGI SORUNU - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 31 Dec 2022 09:55:01 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/ayse_parmaksiz_d8d6a9fea166a4668717.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/ayse_parmaksiz_d8d6a9fea166a4668717.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/ayse_parmaksiz_d8d6a9fea166a4668717.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[KARAKTER]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-karakter-12192.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-karakter-12192.html</link>
                    <description><![CDATA[Kusurları saklamayan tek ayna karakterdir.
                                                                  (Seyit TOK) ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Kusurları saklamayan tek ayna karakterdir.
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;(Seyit TOK)&nbsp;

&nbsp; &nbsp; &nbsp; Karakter, kişinin kendine &ouml;zg&uuml; yapısı, onu başkalarından ayıran temel &ouml;zellikler ve bireyin nasıl davranacağını belirleyen ana &ouml;zellikler olarak tanımlanır.&nbsp;

&nbsp; &nbsp; &nbsp;Sosyal yaşantımızda ve iş hayatımızda &ccedil;eşitli karaktere sahip kişilerle iletişim kurarız veya iletişim kurmak zorunda kalırız. Bu ka&ccedil;ınılmaz bir sonu&ccedil;tur.&nbsp;

&nbsp; &nbsp; &Ccedil;evremizde iletişim kurduğumuz veya kurmak zorunda kaldığımız bazı kişilerin davranışlarını incelediğimizde bu kişilerin bazı hayvanlarla aynı karakter &ouml;zellikleri taşıdıklarına şahit oluyoruz.&nbsp;

&nbsp; &nbsp; &nbsp;Nasıl mı? Bu durumu &ouml;rneklendirelim:&nbsp;

&bull; Ortama g&ouml;re renk değiştiren kişiler vardır. Bunlar, bukalemun gibidir. Bu karaktere sahip insanların dostluğuna kesinlikle g&uuml;ven olmaz herkes i&ccedil;in &ccedil;ok tehlikelidirler.

&bull; &Ccedil;ok sessiz ve sinsice etrafınızda durup sizin boş bir anınızı yakaladığında ani bir hareketle size saldıracak kişiler vardır. Bunlar da yılan karakterlidir. Zehirleri &ouml;ld&uuml;r&uuml;c&uuml;d&uuml;r.&nbsp;

&bull; Hatalarını kabul etmeyip doğruya giden ve etrafına pis kokular sa&ccedil;an kişiler vardır. Bunlar da domuz karakterlidir.&nbsp;

&bull; Kaba kuvveti &ouml;n plana &ccedil;ıkaran ve davranışlarında &ouml;l&ccedil;&uuml;s&uuml;z davranan kişiler vardır. Bunlar da ayı karakterlidir. Bunlar aslında iyi niyetli kişilerdir; ama dikkat edin iyilik yapayım derken size zarar verebilirler. Ayı karakterli olanların iyi bir y&ouml;n&uuml; eğitilebilir olmalarıdır.&nbsp;

&bull; Her ortamda, olur olmaz zamanlarda sulu hareket eden kişiler vardır. Bunlar da maymun karakterlidir. Soytarılık yapmayı bir h&uuml;ner sayarlar, fakat toplumda pek değerleri yoktur.&nbsp;

&bull; Kendisini akıllı zanneden, kurnaz olduğunu d&uuml;ş&uuml;nen, cimri ve bencil olan kişiler vardır. Bunlar da tilki karakterlidir. Bu karakter &ouml;zelliklerini taşıyanların daima kendilerinden daha hilek&acirc;r birinin tuzağına d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;ne şahit oluruz.&nbsp;&nbsp;

&bull; Cahillik okulundan mezun oldukları i&ccedil;in her konuda uzman olan, cahil oldukları kadar da inat olan anlayış yoksunu kişiler vardır. Bu&nbsp; kişiler de eşek karakterlidir. Sesleri &ccedil;ok &ccedil;ıkar.&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;

&bull; Y&uuml;ce karakterli insanlar vardır. Bunlar kartal ruhludur. Kartal bir y&uuml;kseklik sembol&uuml;, g&uuml;neş gibi ruhun sembol&uuml; ve genel olarak ruhsal prensibin sembol&uuml;d&uuml;r. G&uuml;c&uuml;n g&ouml;klerdeki simgesidir.&nbsp;

&bull; Her zaman ve her şartta cesur y&uuml;rekli, atılgan ve dik duruşlu insanlar vardır. Bunlar aslan karakterlidir. Bu karakter &ouml;zeliğini taşıyan kişiler, &uuml;lk&uuml;leri doğrultusunda toplumları s&uuml;r&uuml;kler ve onları y&ouml;nlendirir.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; Kıymetli okurlar! Umarım ki, hayatınız boyunca karakterli insanlarla karşılaşır ve onlarla yoldaşlık edersiniz.

Seyit TOK
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[KARAKTER - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 31 Dec 2022 09:49:06 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/s20812-221655_1_cf15c553bfdb41725d28_dbdd9b181b7c0fca00f1.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/s20812-221655_1_cf15c553bfdb41725d28_dbdd9b181b7c0fca00f1.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/s20812-221655_1_cf15c553bfdb41725d28_dbdd9b181b7c0fca00f1.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[DİJİTAL EĞİTİMDE ARGEDU]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-dijital-egitimde-argedu-12185.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-dijital-egitimde-argedu-12185.html</link>
                    <description><![CDATA[Dijital eğitim; uzaktan eğitimin uzantısı olan ve gelişen teknolojiyle yeni ihtiyaçları karşılamak için ortaya çıkan, öğrenme yaklaşımlarını bir bütün olarak tanımlamak için kullanılan çatı bir kavramdır ve çoğu zaman çevrimiçi uzaktan eğitim kavramıyla da tanımlanabilir.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Dijital eğitim; uzaktan eğitimin uzantısı olan ve gelişen teknolojiyle yeni ihtiya&ccedil;ları karşılamak i&ccedil;in ortaya &ccedil;ıkan, &ouml;ğrenme yaklaşımlarını bir b&uuml;t&uuml;n olarak tanımlamak i&ccedil;in kullanılan &ccedil;atı bir kavramdır ve &ccedil;oğu zaman &ccedil;evrimi&ccedil;i uzaktan eğitim kavramıyla da tanımlanabilir.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Dijital bilgi &ccedil;ağında toplumsal profil değişmiş, bu değişimin bir sonucu olarak &ouml;ğrenen ve &ouml;ğreten rollerinde de değişimler olmuştur. Eğitim kurumları da bu değişim s&uuml;recinde kendilerini yeniden konumlandırmak zorunda kalmışlardır. Bir başka anlatımla dijital d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m, &ccedil;ağdaş d&uuml;nya d&uuml;zenine uyum sağlamak isteyen &uuml;lkelerde, değişimi zorunlu h&acirc;le getirmiş, eğitim kurumlarının yapı ve işlevi bu değişimden derinden etkilenmiştir. &Ouml;ğrencilerine &ccedil;ağın gereklerine uygun davranışları kazandırmak isteyen okullar, yeni &ouml;ğretim programlarına ihtiya&ccedil; duymuştur. Sorgulayan, analiz ve sentez yeteneğini kullanabilen, &ouml;zg&uuml;veni, benlik b&uuml;t&uuml;nl&uuml;ğ&uuml; gelişmiş bireyleri yetiştirebilmek i&ccedil;in teknoloji, eğitime farklı yollar sunmuştur. 2018 yılında T.C. Cumhurbaşkanlığı Dijital D&ouml;n&uuml;ş&uuml;m Ofisi hizmete girmiştir.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; 2023 Eğitim vizyonunda Mill&icirc; Eğitim Bakanlığı, dijital eğitimle ilgili şu hedefleri belirlemiştir:

* Dijital eğitim-&ouml;ğretim i&ccedil;eriği geliştirme eko sistemi oluşturma,

* Ulusal dijital i&ccedil;erik arşivi oluşturma,

* Dijital yeni nesil &ouml;l&ccedil;ek ara&ccedil;ları geliştirme,

* Dijital &ouml;ğrenme materyalleri geliştiren lider &ouml;ğretmenleri destekleme.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Teknoloji ile g&uuml;&ccedil;lendirilmiş daha geniş bir eğitim &ccedil;er&ccedil;evesi sunan dijital d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m, hedeflerinden bazıları şu şekildedir:

-Her zaman ve her yerde t&uuml;m &ouml;ğrencilere ulaşmak.

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Teknolojinin g&uuml;c&uuml;nden yararlanarak &ouml;ğrenme kaynakları geliştirmek ve uygulamak.

* Serbest eğitim ortamı sunmak,

* &Ouml;ğrenilen konuyla ilgili kaynaklara ulaşımı sağlamak,

* Eğitimde fırsat eşitliğinin ger&ccedil;ekleşmek,

* Bireysel &ouml;ğrenme imk&acirc;nı oluşturmak,

* Eğitimin hızlı ve daha &uuml;retken olmasına katkı sunmak,

* Sim&uuml;lasyonlar, iş birliği ortamları, sanal d&uuml;nyalar, oyunlar ve bilişsel eğitmenler gibi g&ouml;m&uuml;l&uuml; değerlendirme teknolojilerinin karmaşık becerileri değerlendirirken &ouml;ğrencilerin ilgisini &ccedil;ekmek ve motive etmek.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;T&uuml;rkiye&rsquo;nin ihtiya&ccedil; duyduğu nitelikli insan kaynağı ihtiyacı; eğitim ve &ouml;ğretimin dijital d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml; ile m&uuml;mk&uuml;n olabilecektir. Dijital d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n d&uuml;nya &uuml;zerinde yeni bir d&ouml;nemi başlattığı ve &uuml;lkemizin de dijital d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml; en &ouml;nemli stratejik hedef olarak belirlediği bir ortamda, eğitimde &ccedil;ığır a&ccedil;acak yeni bir gelişme olmuştur. Bu gelişme; ARGEDU Dijital Eğitim&rsquo;in eğitime katkı sağlamak amacıyla hizmet etmeye başlamasıdır. ARGEDU Dijital Eğitim; sekt&ouml;r&uuml;nde modern teknoloji kaynaklarını kullanarak kaliteli video i&ccedil;eriklerini bireylere sunan ve bu alanda fark yaratmak i&ccedil;in tasarlanmış ilkokul, ortaokul ve lise m&uuml;fredatına uygun yepyeni dijital eğitim sistemidir.&nbsp;

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;ARGEDU Dijital Eğitim materyalleri, en son teknoloji kullanılarak hazırlanmıştır. Bu materyallerin &ouml;ğrencilere sağlayacağı kalaylıkları ş&ouml;yle sıralayabiliriz:

* &Ouml;ğrenen bireylerin dikkatini &ccedil;ekerek onları g&uuml;d&uuml;ler.

* Anlaşılması zor olan kavramları basitleştirir.

* Kavramları somutlaştırır.

*Konulara &ccedil;eşitlilik ve değişiklik katar.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; ARGEDU Dijital Eğitim materyalleri, iyi bir şekilde tasarlanmış durumdadır. &nbsp;&Ouml;ğrenme olgusuna sağlayacağı katkılardan bazıları şunlardır:

* &nbsp;&Ouml;ğretimin daha ilgi &ccedil;ekici olmasını sağlar.

* &nbsp;&Ouml;ğretimde zaman tasarrufu sağlar.

* &nbsp;&Ouml;ğrencilerin &ouml;ğrenme g&uuml;d&uuml;lerini arttırır.

*&nbsp; &Ouml;ğrenmenin kalıcı olmasını ve bilginin başka alanlara transferini sağlar.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &Ouml;ğrencide aranan istendik &ouml;zellik&shy;ler olan gerek kavranmış bilgi gerek &ouml;z&uuml;mseme ve kalıcılığı i&ccedil;selleştirme ve gerekse de daha &uuml;st d&uuml;zeylere taşıma gibi eğitim durumları ARGEDU Dijital Eğitim&rsquo;le daha ekonomik bir şekilde ger&ccedil;ekleştirilebilmektedir. &nbsp;&Ouml;ğrenme s&uuml;recinin teknoloji desteği ile kısaltılması, kalıcılığın g&ouml;rsel ve işitsel algılarla daha da artırılması, reel g&ouml;r&uuml;nt&uuml;ye &ccedil;ok miktarda yer verilmesi gibi yeni &ouml;ğrenme-&ouml;ğretme modelleri kullanan ARGED&Uuml; Dijital Eğitim ile genişleyen eğitim kavra&shy;mına &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k katkılar sunulacaktır.

Necati KARAYEL
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[DİJİTAL EĞİTİMDE ARGEDU - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 26 Dec 2022 10:11:07 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/necati_karayel_0fdcd247d8254bad4ae7.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/necati_karayel_0fdcd247d8254bad4ae7.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/necati_karayel_0fdcd247d8254bad4ae7.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[TEKNOLOJİ ETİĞİ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-teknoloji-etigi-12176.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-teknoloji-etigi-12176.html</link>
                    <description><![CDATA[Etik, tüm ahlaksal fenomenleri sınıflayarak gerçek anlamda evrensel iyiye ulaşmak için neler yapılması gerektiğini sorgulayan felsefi disiplin olarak kabul edilir (Okmeydan, 2017:356). ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Etik, t&uuml;m ahlaksal fenomenleri sınıflayarak ger&ccedil;ek anlamda evrensel iyiye ulaşmak i&ccedil;in neler yapılması gerektiğini sorgulayan felsefi disiplin olarak kabul edilir (Okmeydan, 2017:356). Tarih boyunca her teknolojik gelişim yeni etik problemlerle gelmiştir. Her zaman yaşam kendine ve zamanına uygun normlar ve ahlaki d&uuml;zenler oluşturmuştur. Ancak her seferinde teknoloji ile gelen yeni d&uuml;zen evrensel iyi i&ccedil;in sorgulanmalıdır. Sokrates&rsquo;in dediği gibi yeni sistemden, d&uuml;zenden yana sorgulanmayan yaşam, yaşam olmayacaktır. Zamanın teknolojiyle birlikte getirdiklerine ve olaylara bulunduğumuz yerden değil de sonu&ccedil;larının hesabını yaparak bakmak gerekmektedir.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Teknolojik yenilik insan hayatına girerken olası problemin &ccedil;&ouml;z&uuml;m&uuml; ile hazır halde gelmez. Bazı k&uuml;lt&uuml;rlerde yaratıcı insan zihni teknolojiyi etik dışı kullanabilir. Nitekim tarihte en &ccedil;ok &ouml;rneklendirilen Hiroşima &ouml;rneği gibi. Etik-dışı k&uuml;lt&uuml;rlerin n&uuml;kleer ve kimyasal vb. yok edici teknolojilere erişmesi ve sonu&ccedil;ta teknolojinin olumsuzluk aracı olmasıda olanaklıdır. Ya da g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde teknolojinin hayat kolaylaştırıcı işleviyle&nbsp; yaklaşıp, diğer varlıkları hesaba katmaksızın yaşamak ciddi &ccedil;evre sorunlarının oluşmasına zemin hazırlamaktadır. Teknolojinin&nbsp; kullanımıyla bazen ortaya &ccedil;ıkabilen, epeyce &ccedil;etin olan ahlaki problemler hakkında bireysel, toplumsal ve b&uuml;t&uuml;n canlıları kapsayan &ccedil;oğulcu pragmatik bir bakış a&ccedil;ısıyla yaklaşım &ouml;nemlidir. Yeni teknolojilerin insan hayatındaki kullanımı ile ilgili olarak her zaman pratik ahlaki akılla d&uuml;ş&uuml;nmek gerekir.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Teknolojinin, kendi başına yararlı ya da zararlı gibi bir sıfata sahip olmamasına rağmen; kimlerin elinde ve ne ama&ccedil;la kullanıldığı bilgisi, insanlığın geleceği a&ccedil;ısından her zaman &ouml;nemini korumaktadır. Bu nedenle teknolojik yenilikler, insanların d&uuml;zenli bir yaşam s&uuml;rmeleri i&ccedil;in oluşturulmuş ve yasal &ccedil;er&ccedil;evesi belirlenmiş hukuk&icirc;, politik ve sosyo-k&uuml;lt&uuml;rel boyutlu d&uuml;zenlemeler ile birlikte anılmalıdır (Okmeydan, 2017:367).

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Teknolojiye dair etik sorunlar sadece bug&uuml;n&uuml;n sorunu değildir. En basit bir baltanın ya da testerenin bile teknoloji kabul edildiği d&uuml;ş&uuml;n&uuml;l&uuml;rse,&nbsp; insanın alet &uuml;retmesiyle başlayan bir s&uuml;re&ccedil;tir.&nbsp; Teknoloji kullanımının insani sınırların aşılması hususunda temkinli olunmasına işaret eden bir Antik Yunan miti konuya g&uuml;zel bir &ouml;rnek teşkil edecektir.&nbsp; Daedalus; yetenekli, teknik becerisi y&uuml;ksek bir ustadır.&nbsp; Başka bir ama&ccedil; i&ccedil;in&nbsp; inşaa ettiği labirente bir hatasından dolayı kendisi de hapsedilir. Bu labirentten kendi yaptığı kanatlarla kurtulan bir karakterdir. Oğlu İkarus ile birlikte i&ccedil;inde bulundukları labirentten &ccedil;ıkış yolu arayan Daedalus, kuşların labirente d&uuml;şen t&uuml;ylerini balmumu ile yapıştırıp onlardan kanatlar yapar. Daedalus, oğlu İkarus&rsquo;u balmumunu g&uuml;neşin eritmemesi i&ccedil;in &ccedil;ok y&uuml;ksekten veya denizin neminden etkilenmemesi i&ccedil;in &ccedil;ok al&ccedil;aktan u&ccedil;maması noktasında, esasında &uuml;retilen her t&uuml;rl&uuml; teknolojiyi &ouml;l&ccedil;&uuml;l&uuml; kullanması noktasında uyarır. Fakat kendisini kaptıran İkarus kontrols&uuml;z bi&ccedil;imde y&uuml;ksekten u&ccedil;muş ve g&uuml;neşin balmumunu eritmesi neticesinde d&uuml;ş&uuml;p &ouml;lm&uuml;şt&uuml;r. Bu mit, teknolojiyi &ouml;l&ccedil;&uuml;s&uuml;z ve aşırı kullanımına&nbsp; ilişkin bir uyarıyı i&ccedil;ermektedir (Umut, 2018: 197). G&uuml;n&uuml;m&uuml;zde de aynı şekilde &ouml;l&ccedil;&uuml;s&uuml;z kullanılan teknolojilerle bazen &ldquo;kaş yapalım derken g&ouml;z &ccedil;ıkarmak&rdquo; m&uuml;mk&uuml;n olmaktadır. Ku&ccedil;uradi (2006:74)&nbsp;&nbsp; bu konuda &ldquo;bir eylemin değerli olması i&ccedil;in yalnız iyi istemeye dayanması yetmiyor. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; iyi istemesine rağmen yanlış bir eylem yapan kişi, o durumda tam istediğine ters d&uuml;şen bir şeyi ger&ccedil;ekleştirmiş oluyor. Ve nasıl ki bir insanın kendi işi konusundaki bilgisizliği bağışlanamazsa, insanların da değer sorunları konusundaki bilgisizliği bağışlanamaz. Eylemler kadar sonu&ccedil;larından da sorumludur kişi&rdquo; diyerek sadece teknolojiyi &uuml;retme ve kullanmanın yanında, kullanım sonucunda ortaya &ccedil;ıkabilme olasılığı olan etik sorunlardan da sorumlu olacağımız konusuna katkıda bulunuyor.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; G&uuml;n&uuml;m&uuml;zde dijitalleşen ve hızla değişen d&uuml;nya, insanların hayatını hızla değiştirirken etik tartışmalarını da beraberinde getirmektedir. Teknolojik gelişmelerle ilerleyen kitle iletişim ara&ccedil;larına neredeyse kendilerini bırakan bireyler i&ccedil;in sorumluluk, adalet, demokrasi ve saygı gibi değerlerin yeniden kazandırılması &ouml;nemli g&ouml;r&uuml;nmektedir (Erdem, 2014:74). Pek &ccedil;ok alanda hayatımıza giren teknolojilerle birlikte, bu alanlara dair etik sorunlar &uuml;zerinde de d&uuml;ş&uuml;nme gereği ortaya &ccedil;ıkmıştır. Bunlardan bazıları; n&uuml;kleer enerji ve silahları konu edinen n&uuml;kleer etik, biyomedikal ilerlemelerle ilgilenen bioetik, bilgisayar ve bilgi teknolojisi ile uğraşan bilgisayar etiği ve bunlara ilaveten bilimsel araştırma ve m&uuml;hendislik etiği gibi alanlar ahl&acirc;kın &ccedil;alışma alanına dahil olmuştur. İnsan-robot etkileşimi ve yapay zekanın bu alanda kullanımına ilişkin sorular soran bir alan olarak roboetik&nbsp; ve sosyal medya teknolojilerini ele alan sosyal medya etiğini de bu kapsamdaki &ccedil;abaların &uuml;r&uuml;n&uuml; olarak değerlendirilebiliriz. Bu alanların her biri, yeni durumların ahl&acirc;ki sonu&ccedil;larının sorgulanması itibariyle &ouml;nem arz etmektedir ( Umut,2017:227). Birey ve&nbsp; toplumun mutluluğu i&ccedil;in doğru hareket etme konusunda teknoloji &uuml;reten ve kullanan herkesin titizlik g&ouml;stermesi ile daha yaşanılılır bir d&uuml;nya tasavvur edilebilir. Toplumların teknolojiye dair; &ldquo;yaşamımı kolaylaştırıyor, işimi kolayca yapıyorum, mali durumumu d&uuml;zeltiyor&rdquo; şeklindeki bakış a&ccedil;ısı &ccedil;oğunluk i&ccedil;in etik olmayan bencilce yaklaşım olacaktır.&nbsp;&nbsp;&nbsp;

KAYNAKLAR

Erdem, H, H. ( 2014). Kitle İletişimi, Etik Ve Eğitim. Gefad / Gujgef 34(1): 63-77

Ku&ccedil;uradi, İoanna (2006). Etik, T&uuml;rk Felsefesi (Simurg Dizisi) Yayınları No: 5, Ankara: T&uuml;rkiye Felsefe Kurumu

Okmeydan, S, B. (2017). Yeni İletişim Teknolojilerini Sorgulamak: Etik, G&uuml;venlik ve Mahremiyetin Kesiştiği Nokta.&nbsp; G&uuml;m&uuml;şhane &Uuml;niversitesi İletişim Fak&uuml;ltesi Dergisi. 5:1

Umut, T,N.(2018). Antik Yunan&rsquo;da Tekhn&ecirc; ile Ahl&acirc;ki Alan Arasındaki İlişki &Uuml;zerine.Beytulhikme Philosophy Circle Beytulhikme Int J Phil 8 (1) Research Article: 191-213.

Umut,T,N. (2017). K&uuml;reselleșen D&uuml;nyada &ldquo;İyi Bir Yașam&rdquo; Arayıșına Teknoloji Nasıl Bir Katkı Sunar? K&uuml;reselleşme Karşısında Gen&ccedil;lerimiz -Şahsiyetin İnşası- Yayına Hazırlayan: Celal T&uuml;rer. Ankara, ss.221-232.

Ayşe PARMAKSIZ
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[TEKNOLOJİ ETİĞİ - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 24 Dec 2022 10:16:49 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/ayse_parmaksIz_25fc67da125232d2c008.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/ayse_parmaksIz_25fc67da125232d2c008.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/ayse_parmaksIz_25fc67da125232d2c008.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[DİJİTAL KİRLENMİŞLİK]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-dijital-kirlenmislik-12133.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-dijital-kirlenmislik-12133.html</link>
                    <description><![CDATA[ “Biz büyüdük ve kirlendi dünya.”]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &ldquo;Biz b&uuml;y&uuml;d&uuml;k ve kirlendi d&uuml;nya.&rdquo;

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; İnsanoğlu b&uuml;y&uuml;d&uuml;, gelişti. Doğayı ve diğer varlıkları kendi yaşantısını destekler bi&ccedil;imde kontrol altında tutmaya başladı. Daha kolay, daha sağlıklı yaşama yolları geliştirdi. B&uuml;t&uuml;n bu gelişmeler ancak akıl sahibi bir varlıktan beklenebilirdi. Bu gelişmeler neticesinde son zamanlarda dijital kirlilik olarak literat&uuml;re giren yeni kirlenmişliklerden bahsedilir oldu. Bu yeni kavram; genel olarak enerji kullanımını, &ccedil;evre sorunlarını ve insanın fiziksel sağlığını olumsuz etkilemektedir. Bu etkiler dışında insan ruhu &uuml;zerindeki etkisi de tartışmaya a&ccedil;ık bir konudur.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Şu an i&ccedil;inde yaşanılan asırda iletişim ve bilgiye ulaşım kolaylığı azımsanamaz b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ktedir. İnsanoğlunun d&uuml;nyadaki varlığından itibaren herhalde bu kadar kolay iletişimin ve bilgi akışının olduğu bir d&ouml;nem yaşanmamıştır. B&uuml;t&uuml;n bu hızlı gelişmelere rağmen muhtemelen ileride hepsinin &ldquo;demode teknolojiler&rdquo; olarak adlandırılacak olması da s&ouml;z konusudur. İnsan hayatına kattığı olumlu yanlarının dışında olumsuzlukların da &uuml;zerinde durup d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lmesi gerekir.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Yoğun bir bilgi kirliliğinin olduğu, b&uuml;y&uuml;k k&uuml;&ccedil;&uuml;k herkesin doğru ya da yanlış her t&uuml;rl&uuml; bilgiye kolayca ulaştığı ve edindiği bilginin en doğrusu olduğuna inandığı bir devir yaşanılır oldu. Aklın ve d&uuml;ş&uuml;nmenin daha az kullanımını ve &uuml;retimi azaltan hazır bilgi erişimini Kral Thamus hikeyesi ile &ouml;rneklendirmek m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r. Neil Postman&rsquo;ın Teknopoli kitabındaki aktarımına g&ouml;re; Platon&rsquo;un&nbsp;Phaedrus&nbsp;adlı eserinde bahsettiği hik&acirc;yede Kral Thamus bir g&uuml;n sayılar, hesaplamalar, geometri, astronomi ve yazı gibi bir&ccedil;ok şeyin mucidi olan Tanrı Theut&rsquo;u misafir eder. İcatlarla ilgili g&ouml;r&uuml;ş alışverişinde bulunurlar. Kral Thamus anlatılan icatlarla ilgili &ccedil;eşitli yorumlar yapar; sıra yazıya geldiğinde ise ikili arasında, bir diyalog ge&ccedil;er: Tanrı Theut: &lsquo;Sayın kralım der, bilgeliğin ve hafızanın re&ccedil;etesini buldum, bu; Mısırlıların bilgeliğini ve hafızasını geliştirecek bir başarıdır.&rsquo;

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Her teknik buluşun hayatı kolaylaştırmanın yanında bazı olumsuz sonu&ccedil;lar verileceğine dair &ccedil;ekinceleri olan Kral Thamus ise ş&ouml;yle cevap verir: &lsquo;Ey mucitlerin piri, icat yapmak ayrı şey, icadın onu kullananlara fayda mı yoksa zarar mı getireceğini kestirmek ayrı şey. Harflerin babası olan sen sevgi dolayısıyla onlardan verecekleri neticenin tam aksini bekliyorsun. Yazıyı kullanmaya başlayanlar hafızlarını kullanmaktan vazge&ccedil;ecekler ve unutkan olacaklar. Bir şeyleri hatırlamak i&ccedil;in i&ccedil; kaynaklarını kullanmak yerine harici bir takım işaretlere bel bağlayacaklar. Sen hafıza i&ccedil;in değil, hatırlama i&ccedil;in bir re&ccedil;ete keşfettin. Bilgeliğe gelince, &ouml;ğrencilerin, hakikati olmayan bilgelikleri sayesinde ş&ouml;hrete ulaşacaklar fakat aslında bir yol g&ouml;stericiden yoksun &ouml;ğrencilerin sadece malumat sahibi olacaklar. Sonu&ccedil;ta belki bilgili sayılacaklar ama bir&ccedil;ok şeyin cahili olacaklar. Ger&ccedil;ek birer bilge olmak yerine bilgileğin gururuyla yetinen bu insanlar toplum i&ccedil;inde birer y&uuml;k haline gelecekler.&rsquo;&nbsp; Kral Thamus&rsquo;un s&ouml;zleri sanki bug&uuml;nk&uuml; bilgi yoğunluğunda kalmış, malumat sahibi, yeni nesil insanoğlunu anlatır gibidir. Bireysel ya da toplumsal hayatına d&acirc;hil olan yeni dijital nesneleri&nbsp; sorgulamadan, sonuna kadar kullanan ve&nbsp; hayatın rutin akışı zannedip teslim olan yeni nesil.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;İlk bakışta bu bilgi akışı kolay&nbsp; ve hızlı &ouml;ğrenme gibi g&ouml;r&uuml;nebilir. Ancak kalıcı bilginin davranışa d&ouml;n&uuml;şmesi ile olabileceği ger&ccedil;eğinden yola &ccedil;ıkarak; bir tık uzaktaki her t&uuml;rl&uuml; bilginin insan hayatını ne derece değiştirmiş olabileceği, ya da en doğrusunun hangisi olabileceği konusu tartışmalıdır. Neticede değer ve inan&ccedil;ların, d&uuml;ş&uuml;nceler ve toplumsal hayatın, ilişki bi&ccedil;imlerinin hızla değiştiği ger&ccedil;eği yadsınamaz.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Sonu&ccedil; olarak dijital ara&ccedil;lar kullanılırken insanın hem ruh hem bedensel hem de ahlaki sağlığının korunması ve enerji savurganlığının &ouml;nlenmesi i&ccedil;in farkındalıkların eğitim yoluyla artırılması şarttır. Aynı zamanda k&acirc;r i&ccedil;in d&uuml;nyayı ve insanlığı kirleten, &uuml;r&uuml;n ve bilgi t&uuml;ketimini k&ouml;r&uuml;kleyen dijital kapitalist sistemin hem &uuml;retici hem de t&uuml;ketici a&ccedil;ısından; daha kontroll&uuml; ve daha yoğun vergilendirilmesi yaklaşımı &ccedil;&ouml;z&uuml;m olabilir.&nbsp;

Ayşe PARMAKSIZ
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[DİJİTAL KİRLENMİŞLİK - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 16 Dec 2022 20:32:09 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/ayse_parmaksIz_3edf6345550e7417f141.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/ayse_parmaksIz_3edf6345550e7417f141.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/ayse_parmaksIz_3edf6345550e7417f141.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[KAPILAR]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-kapilar-12120.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-kapilar-12120.html</link>
                    <description><![CDATA[Hayatta hiç kimsenin itiraz edemeyeceği en büyük gerçek her insanın ölüm şurubunu içecek olmasıdır.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Hayatta hi&ccedil; kimsenin itiraz edemeyeceği en b&uuml;y&uuml;k ger&ccedil;ek her insanın &ouml;l&uuml;m şurubunu i&ccedil;ecek olmasıdır.
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Hepimizin bildiği gibi insanoğlu daha doğmadan &ouml;nce &ouml;l&uuml;mle s&ouml;zleşme yapar. İnsan, fani bir canlıdır. Doğar, belli bir s&uuml;re hayat s&uuml;rer ve sonunda emanetini yani ruhunu teslim eder. İnancımıza g&ouml;re, işin sonunda insanın varacağı iki durak vardır. Cennet ve cehennem durağı. Doğru durakta inip hayal ettiklerimize kavuşmamız i&ccedil;in d&uuml;nya hayatında doğru ara&ccedil;larla yolculuk etmemiz ve doğru yoldan &ccedil;ıkmadan bu yol &uuml;zerindeki rahmet kapılarından ge&ccedil;memiz gerekir. Rahmet kapılarından ge&ccedil;mek i&ccedil;in hi&ccedil;bir stat&uuml;n&uuml;n, makamın, paranın faydası yoktur; &ccedil;&uuml;nk&uuml; bu kapılarda iltimas yoktur. Y&uuml;z&uuml;m&uuml;ze &ccedil;arpılıp kapanan rahmet kapılarını a&ccedil;maya hi&ccedil;bir kralın, sultanın, padişahın g&uuml;c&uuml; yetmez. &Ouml;zellikle bu fani d&uuml;nyada her kapıya anahtar uydurmayı başaran uyanıklara duyurulur. Sizin adınıza &ccedil;ok &uuml;zg&uuml;n&uuml;m torpil yok.
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Rahmet kapıları, g&ouml;n&uuml;llerinde şeytana ev sahipliği yapıp onu besleyip kollayan ve sonunda onun kontrol&uuml;ne girip ona k&ouml;le olan kendilerini &ccedil;ok kurnaz sanan zavallı insan m&uuml;sveddelerine de t&ouml;vbe etmedikleri s&uuml;rece kapalıdır.&nbsp;
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Şeytana g&ouml;n&uuml;ll&uuml; k&ouml;le olanların en tehlikelileri ise dost denizinde sinsi sinsi kula&ccedil; atarak y&uuml;zen denizin en durgun, en sakin olduğu zamanda sinsice dostlarının boynuna deniz yılanını dolayarak boğmaya &ccedil;alışan k&ouml;ledir. Bu k&ouml;leleri, şeytan, hi&ccedil;bir zaman kendiliğinden azat etmez. Bu k&ouml;lelere rahmet kapıları pişman olup, t&ouml;vbe k&ouml;pr&uuml;s&uuml;nden ge&ccedil;medikleri s&uuml;rece kapalıdır. Şunu da belirtmeliyim ki, All&acirc;h Te&acirc;l&acirc; dilediğini murad eyler ve dilediğince işler. Onun olmasını murad ettiği şeye emri sadece &ldquo;ol&rdquo; demekten ibarettir; o şey hemen oluverir. Onun hikmetinden su&acirc;l olunmaz.
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Şuna inanır ve iman ederim ki, rahmet kapıları, g&uuml;zel bakmasını bilen g&ouml;zlere, hayata dair b&uuml;t&uuml;n iyilikleri y&uuml;reğinde yeşerten merhametli y&uuml;reklere sonuna kadar a&ccedil;ıktır. &Ccedil;&uuml;nk&uuml;, merhametli y&uuml;rekler Ondan merhamet bulur. Merhametli y&uuml;rekler, rahmet kapılarından koşarak gececeklerdir. Onların, y&uuml;rek pınarlarından dudaklarına d&ouml;k&uuml;len duaları;
&quot;Tanrım! &Ouml;nce dağa taşa ver. Ormana, hayvanlara, suya ver. Ondan sonra insanlara, kapı komşuma, muhta&ccedil; olanlara ver. Kalırsa eğer en son bana da ver.&quot;
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Hik&acirc;yenin sonunda doğru kapıyı, iyiler a&ccedil;acaktır. Tabii ki, her şeyin en doğrusunu Allah bilir.&nbsp;
&nbsp; Seyit TOK
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[KAPILAR - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 10 Dec 2022 11:36:04 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/seyit_tok_1082e729ac965fc39045.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/seyit_tok_1082e729ac965fc39045.jpeg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/seyit_tok_1082e729ac965fc39045.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[EĞİTİMDE EKOLOJİ VE EMPATİ DERSLERİ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-egitimde-ekoloji-ve-empati-dersleri-12108.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-egitimde-ekoloji-ve-empati-dersleri-12108.html</link>
                    <description><![CDATA[İnsan sağlığı ile yeryüzü sağlığı birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. Her zaman hem insan türünün hem de doğanın geleceği tehlike altındadır. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; İnsan sağlığı ile yery&uuml;z&uuml; sağlığı birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. Her zaman hem insan t&uuml;r&uuml;n&uuml;n hem de doğanın geleceği tehlike altındadır.&nbsp; Bu durumda birlikte uyum i&ccedil;inde yaşamanın en uygun yolları akıl varlığı olan insana &ccedil;ocukken &ouml;ğretilmelidir. Yery&uuml;z&uuml;ndeki varlığından beri&nbsp; soyunun tehlike altında olduğu bilinciyle yaşayan insan, bu bilin&ccedil;le kendine uygun yaşam koşulları ve teknolojiler&nbsp; hazırlama &ccedil;abasıyla kendisi gibi soyu tehlike altında olan diğer b&uuml;t&uuml;n canlıları g&ouml;rmezden gelme gafletine d&uuml;şm&uuml;şt&uuml;r.&nbsp;

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;İnsanın daha huzurlu ve sağlıklı yaşayabilmesi i&ccedil;in bulunduğu yery&uuml;z&uuml;n&uuml;n yaşam zincirindeki yerini bilip, zincirin diğer halkalarının&nbsp; yaşam haklarını dikkate alması,&nbsp; ancak empati k&uuml;lt&uuml;r&uuml; ile oluşturulabilir.&nbsp; Bunun i&ccedil;in&nbsp; gerek resmi gerek aile i&ccedil;i eğitimlerdeki i&ccedil;eriklerde hem kendi t&uuml;r&uuml;ne hem de diğer b&uuml;t&uuml;n canlı t&uuml;rlerine y&ouml;nelik i&ccedil;eriklerin geliştirilmesi gerekir. Bu i&ccedil;eriklerin sadece g&ouml;rsel ve ezber&nbsp; yoğunluklu olması kalıcı kazanımlar oluşturmak a&ccedil;ısından hi&ccedil;bir şey ifade etmemektedir. Bu durumu yakında yaşanan afetlerle g&ouml;zlemleme fırsatımız olmuştur.&nbsp; Doğal afetler olarak değerlendirilen yangınlar ve seller son yıllarda &nbsp; doğa sağlığının aslında insan sağlığı ile nasıl ilişkili olduğunu insanoğluna bir kez daha hatırlatmıştır. Belirli bir eğitim s&uuml;recinden ge&ccedil;en insan kendine has d&uuml;nya g&ouml;r&uuml;ş&uuml; ile faydacı, menfaat&ccedil;i, g&uuml;n&uuml; kurtaran yaklaşımla doğaya yaklaştığında başka canlıların t&uuml;r&uuml;n&uuml; tehlikeye soktuğu gibi aslında en &ccedil;ok da&nbsp; kendi t&uuml;r&uuml;n&uuml; tehlikeye soktuğunun farkında mıdır?

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Bu farkındalıkların oluşturulması i&ccedil;in kalıcı, uygulamalı, proje odaklı ve bilimsel eğitim s&uuml;re&ccedil;lerinin artırılması; en &ccedil;ok da insan soyunun kendi &ouml;z varlığı i&ccedil;in&nbsp; anlamlıdır. Bu eğitim etkinliklerinin başka derslerin i&ccedil;eriğine yedirilmiş olarak değil tek başına ekoloji ve empati dersleri olarak sistemde yer alması anlamlı olacaktır.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Doğan C&uuml;celoğlu &ldquo;İ&ccedil;imizdeki Biz&rdquo; kitabında &ldquo;21. y&uuml;zyılda insanlığın en &ouml;nemli bilin&ccedil;lenmesi, yaşamın b&uuml;t&uuml;n&uuml; i&ccedil;inde nasıl birbirimize bağımlı s&uuml;rekli bir etkileşim yumağı i&ccedil;inde bulunduğumuzu keşfetmek olacaktır. S&uuml;rekli etkileşim yumağı i&ccedil;inde olduğumuzun bilincine varınca, &ldquo;biz&rdquo;in farkına varmış oluruz. Bu bilin&ccedil; dışarıda değil, kendi i&ccedil;imizdedir&rdquo; a&ccedil;ıklaması &ldquo;evrensel bize&rdquo; ulaşmanın tarifi gibidir. Akışı bozmadan, zincirin halkalarını kırmadan yaşama k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml; &ouml;ğrenmek ve &ouml;ğretmek toplumun &ccedil;ift&ccedil;isinden, iş&ccedil;isinden y&ouml;neticisine kadar herkesin sorumluluğundadır. Ekolojik dengeyi koruma ve empati k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml; &ouml;ğrenmek, &ouml;z&uuml;msemek ve aktarmak herkesin boynunun borcudur.&nbsp; Aynı kitapta C&uuml;celoğlu gelişmiş insan olarak tanımladığı insanları kalıplaşmış insandan ayırır. Onun &ouml;zellikleri ile ilgili olarak başkasının g&ouml;z&uuml;yle olayları g&ouml;rebildiği i&ccedil;in kendini onların yerine koyabilir, onların g&ouml;z&uuml; ve kulağı ile olayları değerlendirip, kendini onların yerine koyarak empati kurabilir yorumunda bulunur (2014:32).

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Sonu&ccedil; olarak erken yaşlarda insan ve doğa sağlığı &uuml;zerine eğitimde ekoloji ve evrensel biz k&uuml;lt&uuml;r&uuml; i&ccedil;in doğaya y&ouml;nelik empati derslerinin ciddiyeti artırılarak programda yer alması gerekmektedir. Unutulmamalı ve unutturmamalı ki &quot;D&uuml;nyanın herhangi bir yerinde oluşan yara ve kanamalarda ilk &ouml;nce insanoğlu kan kaybı yaşayacak ve ilk &ouml;len olacaktır.&quot; İnsanoğlu yaşayan her canlı par&ccedil;asına muhta&ccedil; olduğu bilincinde olmalıdır.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[EĞİTİMDE EKOLOJİ VE EMPATİ DERSLERİ - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 09 Dec 2022 10:57:17 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/ayse_parmaksiz_8916cb5b7e91b7efa6d2.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/ayse_parmaksiz_8916cb5b7e91b7efa6d2.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/ayse_parmaksiz_8916cb5b7e91b7efa6d2.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[GÜNEŞE EŞ TOKDEMİR]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-gunese-es-tokdemir-12099.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-gunese-es-tokdemir-12099.html</link>
                    <description><![CDATA[Hangi mevsim olursa olsun insanlar güneşe muhtaçtır. Ancak, her güneş,  insanların üzerine, yüreğine ve de ruhuna aynı amaçla doğmaz. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Hangi mevsim olursa olsun insanlar g&uuml;neşe muhta&ccedil;tır. Ancak, her g&uuml;neş,&nbsp; insanların &uuml;zerine, y&uuml;reğine ve de ruhuna aynı ama&ccedil;la doğmaz. Bazı g&uuml;neşler hem bedenimizi hem y&uuml;reğimizi hem de ruhumuzu yakar kavurur. Soldurur taze umutlarımızı. Kurumuş bir ağa&ccedil;ta kuru bir dala d&ouml;nd&uuml;r&uuml;r. Bazı g&uuml;neşler ise ısıtmaz ne bedenimizi ne y&uuml;reğimizi ne de ruhumuzu. Ayaz olur dondurur ideallerimizi, dondurur y&uuml;reğimizde b&uuml;y&uuml;tt&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z o y&uuml;ce &uuml;lk&uuml;lere dair ne varsa.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Bazı g&uuml;neşler ise her mevsim bedenimizi, y&uuml;reğimizi ve ruhumuzu tam da kıvamında ısıtır. Bu g&uuml;neş, doğduğu her g&ouml;n&uuml;le merhameti, sadakati, adamlığı, ahde vefayı, &ccedil;ıkarsız, riyasız sevgiyi, koca bir &uuml;lk&uuml;y&uuml; doğurur. İşte b&ouml;yle bir g&uuml;neşe rast gelip, bedenimizi, y&uuml;reğimizi ve de&nbsp; ruhumuzu ısıttık. Bu g&uuml;neş ile filiz verdi, boy verdi &uuml;lk&uuml; fidanları y&uuml;reğimizde. Hamd olsun!

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;O g&uuml;neş ki, k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir kasaba olan Kelkit&#39;ten doğmuş, Kelkit &Ccedil;ayı&#39;ndan nice sarp vadiler aşarak, &uuml;lk&uuml; denizine ulaşıp o kutsal denizin tadında ve renginde var olmuştur. Var Olsun!

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &Uuml;lk&uuml; adlı g&uuml;zeli tanımayan cahiller, derler ya her doğan g&uuml;neş, karanlığa yenilir diye. Ali Metin TOKDEMİR, T&uuml;rk milletinin g&ouml;nl&uuml;nde memleketin her ocağını aydınlatan &uuml;lk&uuml; g&uuml;neşidir. D&uuml;nya d&ouml;nd&uuml;k&ccedil;e o b&uuml;y&uuml;k fikir savaş&ccedil;ısı, o b&uuml;y&uuml;k &uuml;lk&uuml; devi, T&uuml;rk gen&ccedil;liğinin yolbaşcısı, bu g&uuml;zel&nbsp; memleketin her ocağında bedenleri, y&uuml;rekleri ve ruhları ısıtmaya devam edecektir.&nbsp;

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; 8 Aralık 1995&#39;te şahadet şerbetini i&ccedil;en &Uuml;lk&uuml; Ocakları eski Genel Başkanı,&nbsp; y&uuml;ce T&uuml;rk milletinin kıymetlisi, Kelkit&#39;imizin değerli evladı, Ali Metin TOKDEMİR başkanımıza y&uuml;ce Mevl&acirc;&#39;mdan rahmet diliyorum. Vardığı yer u&ccedil;mak olsun!
&nbsp;Seyit TOK
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[GÜNEŞE EŞ TOKDEMİR - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 03 Dec 2022 11:53:20 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/seyit_tok_1f5438538f49aede5f4e.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/seyit_tok_1f5438538f49aede5f4e.jpeg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/seyit_tok_1f5438538f49aede5f4e.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ÖĞRETMENLİK ÜZERİNE]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-ogretmenlik-uzerine-12077.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-ogretmenlik-uzerine-12077.html</link>
                    <description><![CDATA[Sürekli değişen teknolojiler ve yeni dünya düzeni ile birlikte, yeni durumlara ayak uydurmak her millet için zor ve zahmetli olmaktadır.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; S&uuml;rekli değişen teknolojiler ve yeni d&uuml;nya d&uuml;zeni ile birlikte, yeni durumlara ayak uydurmak her millet i&ccedil;in zor ve zahmetli olmaktadır. Genellikle biraz zaman alır. Kolay uyum ve yeni yaşam koşulları &uuml;retmede eğitim kurumlarına &ccedil;ok iş d&uuml;şmektedir. Doğru planlama, uygun &ouml;ğretmen se&ccedil;imi ve eğitim kurumlarının i&ccedil; zenginliği olduk&ccedil;a &ouml;nemlidir. Her bireyin dikkatlice yetiştirilmesi, yeteneğinin keşfedilmesi ve uygun şekilde y&ouml;nlendirilmesi i&ccedil;in &ouml;ğretmenlerin rol&uuml; b&uuml;y&uuml;kt&uuml;r. Bu noktada kaybedecek tek bir insanın olmadığı yaklaşımı hakim olmalıdır.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Bu sorumluluğu sadece &ouml;ğretmene y&uuml;klemek yanlış olacaktır. Eğitimden sorumlu en &uuml;st y&ouml;neticiden en alta b&uuml;t&uuml;n eğitim &ccedil;alışanlarının, her &ccedil;ocuğu kendi &ccedil;ocuğu gibi kabul edecek bakış a&ccedil;ısıyla &ccedil;alışması gerekir. Herkesin sabırla işini yapacak insanlardan se&ccedil;ilmesi &ouml;ğretmenin &ccedil;alışma şartlarını kolaylaştıracaktır.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Doğru &ouml;ğretmen se&ccedil;imi eğitim kalitesini arttırır. Bir&ccedil;ok uluslararası &ouml;zel şirketin&nbsp; &ccedil;alışma arkadaşlarını se&ccedil;me kriterleri ve yolları incelenirse detaycı bir yaklaşım sergiledikleri g&ouml;zlenir. Masa başında oturularak yapılan, insan etkileşiminin az olduğu işlerde bile işe alınacak kişi bir&ccedil;ok testlerden ge&ccedil;irilmektedir. En &ouml;nemlisi de başvuru yapanın motivasyonunun bu işe uygunluğuna dair sorgulamanın yapılmasıdır. Ancak insan yetiştirecek olan &ouml;ğretmen ya da y&ouml;neticilerin se&ccedil;imlerinde işe uygunluk sorgulaması yapılmamaktadır. Nedense kişilerin mesleki motivasyonun olup olmadığı pek &ouml;nemsenmemiştir.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Gerek &uuml;niversiteye girişte, gerekse &uuml;niversite sonrası sınavlarda sadece eğitim bilgisini kapsayan ulusal testlere ve başarı durumuna g&ouml;re g&ouml;revlendirmek yerine, değişik yaş grubundaki &ccedil;ocuklara karşı sabrı &ouml;l&ccedil;en testler daha anlamlı olacaktır. &ldquo;Bir şey olamıyorsan bari &ouml;ğretmen ol&rdquo; bakış a&ccedil;ısı artık &ccedil;ok eskilerde kalan bir anlayıştır. Eğitimle ilgili yapılan her işe sadece para kazanmak i&ccedil;in yapılan iş olarak bakılması, duygusal vericiliğin az olması zaman kaybı olacağından, &uuml;lkeye katkısı az olacaktır.&nbsp;

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; İnsan yetiştirme s&uuml;recinde eğitim kurumları, akademik başarıyı artırmanın yanında, ortak değerleri &ouml;ğreten ve insanların kendi geleceğini kurmalarının &ouml;n&uuml;n&uuml; a&ccedil;an mekanlar olmalıdır. Bir &uuml;lkenin insanlarının eğitim d&uuml;zeyi huzuru, refahı ve d&uuml;nya barışını doğrudan etkiler. Okul başarısı ve insani değerlerle donatılmış toplumların varlığı, tabiattaki diğer canlılar ve doğal denge i&ccedil;in sigorta olacaktır. Eğitim sistemlerinin&nbsp; bir&ccedil;ok vazge&ccedil;ilmezi olsa da en &ouml;nemlisi &ouml;ğretmenlerdir. Her ne kadar bilgiye ulaşmanın bu kadar kolay olduğu zamanlardan ge&ccedil;ilse de, &ouml;ğretmenlerin diğer b&uuml;t&uuml;n eğitim ve &ouml;ğrenme unsurlarını etkilediği ger&ccedil;eği yadsınamaz. Bu nedenle &ouml;ğretmenlerin kalitesi &ouml;ğrencilerin, &ouml;ğrencilerin kalitesi de t&uuml;m bir toplumun kalitesini etkiler.&nbsp;

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Nermi Uygur tam da bu noktada herkesin &ouml;ğretmen ya da eğitmen olamayacağını ifade eder. O; iyi bir eğitmeni &ldquo;usta&rdquo; olarak adlandırır. İyi bir eğitmen &ouml;ğ&uuml;t vermez, talimatlarla &ouml;ğrencisini boğmaz, vasat olanla yetinmez. &ldquo;Durur, bakar, dinler, g&ouml;sterir, susar, konuşur, g&uuml;ler... usta, &ccedil;ırağın kendini bulmasında &ccedil;ırağa arkadaşlık eder.&rdquo; (Uygur, 1993: 71). s&ouml;zleri ile eğitim ve &ouml;ğrenme s&uuml;recinde; b&uuml;y&uuml;k bir sabır ve &ouml;zveri ile &ccedil;alışması gereken &ouml;ğretmeni betimler. &Ouml;ğrencinin kişilik yapısını, yetenek ve ilgi alanlarını dikkate almalı, bireyin sorunlarını kendi başına &ccedil;&ouml;zmesine, yeteneğini keşfetmesine katkıda bulunup &ccedil;abalarına cesaret vermenin yollarını bilmelidir. Ayrıca Uygur&rsquo;un, eğitimciyi ya da &ouml;ğretmeni &ldquo;uzağı g&ouml;ren g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir insan ve toplum g&ouml;zlemcisi, bir k&uuml;lt&uuml;r eleştirmeni, toplum onarıcısı, toplum d&uuml;zelticisi, &ccedil;ağdaş bir toplum değiştiricisi&rdquo; (Uygur, 2006: 28) olarak g&ouml;rmesi &ouml;ğretmenlik mesleğinin ge&ccedil;mişten bug&uuml;ne sosyal değişimdeki &ouml;nemini bir kez daha hatırlatır.

YARARLANILAN KAYNAKLAR

Uygur, N. (1993). Yaşama Felsefesi. İstanbul: Kabalcı Yayınları.&nbsp;

Uygur, N. (2006). K&uuml;lt&uuml;r Kuramı. İstanbul: Yapı Kredi Yayınları

Ayşe PARMAKSIZ
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[ÖĞRETMENLİK ÜZERİNE - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 29 Nov 2022 18:03:59 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/ayse_parmaksIz_01fb9dcf85ec8ea7592c.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/ayse_parmaksIz_01fb9dcf85ec8ea7592c.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/ayse_parmaksIz_01fb9dcf85ec8ea7592c.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ÖĞRETMEN]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-ogretmen-12071.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-ogretmen-12071.html</link>
                    <description><![CDATA[Öğretmen, dolambaçlı yollarda ve uçsuz bucaksız ummanda ne aradığımızı bilmeden hatta kendimizi ararken bize kılavuz olup yol gösteren yelkenlerimizi şişirip hedefimize varmamızı sağlayan insan mühendisidir. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&Ouml;ğretmen, dolamba&ccedil;lı yollarda ve u&ccedil;suz bucaksız ummanda ne aradığımızı bilmeden hatta kendimizi ararken bize kılavuz olup yol g&ouml;steren yelkenlerimizi şişirip hedefimize varmamızı sağlayan insan m&uuml;hendisidir.&nbsp;
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;O, becerilerimizi, yeteneklerimizi ortaya &ccedil;ıkararak; hayata tutunmamızı sağlayan b&uuml;y&uuml;k ustadır. Yaşadığımız her soruna doğru &ccedil;&ouml;z&uuml;mler bulmak i&ccedil;in başvurduğumuz anadır, babadır, kardeştir, hesapsız kitapsız en değerli dosttur. Y&uuml;reğindeki has bah&ccedil;esinde g&uuml;lleri tarumar olsa da y&uuml;reği dertler otağı olsa da ona bakan onun y&uuml;reğindeki g&uuml;llerin ne kadar taze olduğunu ve g&ouml;nl&uuml;n&uuml;n dertlerden azade olduğunu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r. &Ccedil;&uuml;nk&uuml;, onun memleket kadar b&uuml;y&uuml;k y&uuml;reği vardır. Onun &ouml;ncellediği hi&ccedil;bir zaman kendisi değildir. &Ouml;ğretmen, her zaman memleketini ve memleketinin geleceği olan Yusuf y&uuml;zl&uuml;, K&uuml;rşad y&uuml;rekli o has evlatları d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r. Ondadır ki &ouml;ğretmen memleket kokar.&nbsp;
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Tabiki konu &ouml;ğretmen olunca &uuml;zerine destanlar yazılır. Ancak, ben 24 Kasım &Ouml;ğretmenler G&uuml;n&uuml;n&uuml;&quot;n&uuml; vesile kılarak &uuml;zerimizde b&uuml;y&uuml;k emekleri olan &ouml;ğretmenlerimizi kısaca anmak istedim.
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Bu arada şiirler, duyguların en yoğun olduğu yazılar olduğundan &ouml;ğretmen konulu şiirimi sizinle paylaşarak yazıma son vermek istiyorum.&nbsp;

&nbsp;

Ben, bir meleğim,&nbsp;
U&ccedil; deseniz u&ccedil;amam, kanatlarım yok;
Ama ben bir meleğim.
Ne iş mi yaparım?
Kapkaranlık gecelere dolunay olurum.
Korkmasın diye o g&uuml;zel &ccedil;ocuklar.&nbsp;
G&uuml;neş girememiş ormanlara g&uuml;neş olurum.
Ağa&ccedil;lar boy versin, b&uuml;y&uuml;s&uuml;n, d&uuml;nyaya nefes olsun diye.
Yufkadır y&uuml;reğim, suludur g&ouml;zlerim.
Nerede susuz kalmış, sararmış bir ağa&ccedil; g&ouml;rsem h&uuml;z&uuml;nlenir bulut g&ouml;zlerim.&nbsp;
G&ouml;zyaşlarımla ona &acirc;b-ı hayat olurum.&nbsp;
Ayak basılmamış, kıra&ccedil; toprakları işlemek bir başka kutsal g&ouml;revim.
En g&uuml;zel yerli tohumları sa&ccedil;arım.&nbsp;
G&uuml;bresini, suyunu katiyen eksik etmem.&nbsp;
Bazen seher yeli olur, başakların o g&uuml;zel sa&ccedil;larını bir anne şefkati ve merhametiyle okşar, onları vakurlu, ağırbaşlı yetiştiririm.
Ben var ya ben!&nbsp;
Kıymet bilenim az olsa da!..
Ben var ya ben; &ccedil;&ouml;lleşmiş zihinlere vaha olurum.
Ben, bir meleğim,&nbsp;
Şimdi tanıdınız mı?
Evet, ben y&uuml;ce Mevl&acirc;&#39;nın yery&uuml;z&uuml;ndeki meleği,&nbsp;
Minik ve bir keklik gibi &uuml;rkek y&uuml;reklerde en nadide umut g&uuml;lleri yetiştiren &ouml;l&uuml;ms&uuml;z bah&ccedil;ıvan.
Ben, bir meleğim,
&Ccedil;&uuml;nk&uuml;,
Ben, ben bir &ouml;ğretmenim.
Seyit TOK
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[ÖĞRETMEN - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 26 Nov 2022 15:41:04 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/seyit_tok_f157eb8ddc6be3f1d148.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/seyit_tok_f157eb8ddc6be3f1d148.jpeg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/seyit_tok_f157eb8ddc6be3f1d148.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[BİLGE ANADOLU]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-bilge-anadolu-12053.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-bilge-anadolu-12053.html</link>
                    <description><![CDATA[Anadolu bilgeliği gönül terbiyesidir.  İnsanın kendisine ve  toplumuna karşı saygı ve sevgisini esas alan ahlaki bir düşünce sistemidir. Anadolu bilgeliğinde öncelikli olarak ilk aklımıza gelenler; Hoca Ahmet Yesevi, Mevlana Celalettin Rumi, Hacı Bektaşı Veli ve Yunus Emre gibi büyük düşünürlerdir.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Anadolu bilgeliği g&ouml;n&uuml;l terbiyesidir.&nbsp; İnsanın kendisine ve&nbsp; toplumuna karşı saygı ve sevgisini esas alan ahlaki bir d&uuml;ş&uuml;nce sistemidir. Anadolu bilgeliğinde &ouml;ncelikli olarak ilk aklımıza gelenler; Hoca Ahmet Yesevi, Mevlana Celalettin Rumi, Hacı Bektaşı Veli ve Yunus Emre gibi b&uuml;y&uuml;k d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rlerdir. Bu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rler halkın eğitiminde, toplumsal barışın korunmasında ve manevi birliğin sağlanmasında etkili olmuştur. Ancak Anadolu&rsquo;nun en i&ccedil;lerine kadar yansımış, belki bu b&uuml;y&uuml;k bilgelerden belki de sıradan halktan kalma yazılı olmayan, &ccedil;oğu toplumsal ve kişisel erdemleri yansıtan sayısız s&ouml;ylemler vardır. Bu yazıda bunlardan bazıları &uuml;zerinde bir t&uuml;r d&uuml;ş&uuml;nme deneyimi yaşayacağız.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Ge&ccedil;mişten g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze dil, insanoğlu tarafından bir iletişim aracı ve dolayısıyla bir anlam aktarma aracı olarak kullanmıştır. Babaannelerimizin &ldquo;Bir s&ouml;z bir b&uuml;y&uuml; yerine ge&ccedil;er.&rdquo;&nbsp; dediklerini duymuşuzdur. B&uuml;y&uuml; yapmak, birisini iyi ya da k&ouml;t&uuml; y&ouml;nde etkilemek i&ccedil;in yapılan bir eylemdir. İnsanın eylemini değiştirmenin yolunun s&ouml;zden ge&ccedil;tiğini vurgulamak i&ccedil;in b&ouml;yle bir deyim kullanmıştır Anadolu insanı. Bir s&ouml;z ile bir&ccedil;ok kalbi kazanmak ya da kaybetmenin m&uuml;mk&uuml;n olduğunu&nbsp; yaşarken tecr&uuml;be etmişizdir.&nbsp; D&uuml;nyadaki &ccedil;atışma, &ouml;nyargı ve husumetlerin &ccedil;oğu dilden kaynaklanır. Kalplere g&uuml;zel dokunuşunun yanı sıra yeri geldiğinde kalıcı yaralar a&ccedil;abilecek keskinliğe sahiptir. Tam da bu noktada dilin g&uuml;c&uuml;n&uuml;n farklı şekillerde vurgulandığı bilge atas&ouml;zlerini incelediğimizde konuşanı uyarır nitelikte &ldquo;Bı&ccedil;ak yarası ge&ccedil;er, dil yarası ge&ccedil;mez.&rdquo; s&ouml;z&uuml; karşımıza &ccedil;ıkmaktadır. Bu s&ouml;z, bı&ccedil;ak veya herhangi keskin bir aletin oluşturacağı yaranın bir g&uuml;n ge&ccedil;ebileceği ama dilden &ccedil;ıkan s&ouml;z&uuml;n bı&ccedil;aktan daha keskin olduğu, dolayısıyla a&ccedil;tığı yaranın daha derin olmasından dolayı kolay kolay iyileşemeyeceği vurgulanmıştır. Dili yıkıcı olmadan kullanmanın &ouml;nemini b&uuml;y&uuml;k şair Mehmet Akif Ersoy şu dizeleriyle &ccedil;ok g&uuml;zel ifade etmiştir.&nbsp;

&ldquo;Yıkmak, insanlara yapmak gibi kıymet mi verir?
Onu, en &ccedil;olpa herifler de, emin ol becerir
Sade sen g&ouml;steriver &#39;İşte budur kubbe&#39; diye
İki ırgatla iner şimdi S&uuml;leymaniye
Ama gel kaldıralım dendi mi, heyhat, o zaman
Bir S&uuml;leyman daha lazım yeniden, bir de Sinan&rdquo;&nbsp;

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Her ne olursa olsun yıkmanın yapmaktan kolay olduğunu anlatan bu şiir, dilin kullanılma şekline g&ouml;re yıkıcı veya yapıcı olmasıyla &ouml;zdeşleştirilebilir.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Anadolu&rsquo;dan gelen bir başka anlamlı s&ouml;z ise son g&uuml;nlerde pandemi ile birlikte etrafımızdan &ccedil;ok&ccedil;a duymaya başladığımız &ldquo;Herkes yerinde sağolsun.&rdquo; s&ouml;z&uuml;d&uuml;r.&nbsp; Bu s&ouml;z&uuml;n altında ciddi bir kabullenme ve şartlara uyum sağlayıp mutluluğa ulaşma d&uuml;ş&uuml;ncesi yatmaktadır. Genellikle ilişkiler a&ccedil;ısından s&ouml;ylenen bu c&uuml;mle, bir ilişkinin son halini kabullenme ama yine de karşıdakinin başına k&ouml;t&uuml; bir şey gelmemesini istemek anlamında bir s&ouml;ylem iken son g&uuml;nlerde sevdiklerimiz i&ccedil;in kullandığımız&nbsp; s&ouml;zlerden biri haline gelmiştir.

&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Bir s&ouml;z ile bilgeliğini g&ouml;sterir Anadolu. Bu yazıda sadece birka&ccedil; tanesi &uuml;zerinde durulan ve bilgelik tarihini yansıtan bu s&ouml;zler birer mirastır. Daha d&uuml;zg&uuml;n bir iletişim ve yaşanılır bir toplumsal d&uuml;zen i&ccedil;in gerek Yunus Emre, Hoca Ahmet Yesevi, Mevlana Celalettin Rumi ve Hacı Bektaşı Veli gibi b&uuml;y&uuml;k d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rlerin, gerekse babaannelerin yıllarca biriktirip tecr&uuml;be ettiği bilgilerden oluşan bu değerli miras yeni nesle mutlaka aktarılmalıdır.

Ayşe PARMAKSIZ
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[BİLGE ANADOLU - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 22 Nov 2022 11:15:36 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/ayse_parmaksiz_7e8cf0e7fe53eb118a19.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/ayse_parmaksiz_7e8cf0e7fe53eb118a19.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/ayse_parmaksiz_7e8cf0e7fe53eb118a19.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[“Başarılı Öğrencileri Şehrimizde Tutmalıyız”]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-basarili-ogrencileri-sehrimizde-tutmaliyiz-10325.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-basarili-ogrencileri-sehrimizde-tutmaliyiz-10325.html</link>
                    <description><![CDATA[İl Milli Eğitim Müdürü Miraç Sünnetçi LGS Sınavında Derece Yapan 51 Öğrencinin Şehir Dışında Tercih Yaptığını Söyledi]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
	
		
			İl Milli Eğitim M&uuml;d&uuml;r&uuml; Mira&ccedil; S&uuml;nnet&ccedil;i LGS Sınavında Derece Yapan 51 &Ouml;ğrencinin Şehir Dışında Tercih Yaptığını S&ouml;yledi
		
		
			&nbsp;
		
		
			
			G&uuml;m&uuml;şhane İl Milli Eğitim M&uuml;d&uuml;r&uuml; Mira&ccedil; S&uuml;nnet&ccedil;i, G&uuml;m&uuml;şhane&rsquo;nin LGS sınavında aldığı sonu&ccedil;larla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Milli Eğitim M&uuml;d&uuml;r&uuml; S&uuml;nnet&ccedil;i, G&uuml;m&uuml;şhane&rsquo;nin eğitimde &uuml;st sıralara &ccedil;ıkabilmesi i&ccedil;in başarılı &ouml;ğrencilerin G&uuml;m&uuml;şhane&rsquo;deki okulları tercih etmesi gerektiğini ifade etti.

			Ge&ccedil;tiğimiz g&uuml;nlerde G&uuml;m&uuml;şhane İl Milli Eğitim M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;ne atanan ve kısa s&uuml;re i&ccedil;erisinde bir &ccedil;ok ziyaretle birlikte G&uuml;m&uuml;şhane&rsquo;de eğitim ve &ouml;ğretim noktasındaki sorunları yerinde tespit etmeye &ccedil;alışan İl Milli Eğitim M&uuml;d&uuml;r&uuml; Mira&ccedil; S&uuml;nnet&ccedil;i, G&uuml;m&uuml;şhane&rsquo;nin LGS sınavında aldığı sonu&ccedil;larla ilgili değerlendirmelerde bulundu. G&uuml;m&uuml;şhane&rsquo;de en başarılı 51 &ouml;ğrencinin başka şehirlerdeki liseleri tercih ettiğini s&ouml;yleyen S&uuml;nnet&ccedil;i, bu durumun G&uuml;m&uuml;şhane&rsquo;nin eğitimdeki başarı sırasını aşağıya &ccedil;ektiğini belirterek,&nbsp; &ccedil;&ouml;z&uuml;m i&ccedil;in başarılı &ouml;ğrencilerin G&uuml;m&uuml;şhane&rsquo;deki liseleri tercih etmesi gerektiğinin altını &ccedil;izdi.

			&Ouml;te yandan &nbsp;Emin Buğra &Ouml;zdener, Tuğrulhan Kabal, Baha Egemen Bozkır, &nbsp;Semure &Ccedil;avuşoğlu ve Elif Sude Bilgi LGS sınavında G&uuml;m&uuml;şhane&rsquo;de ilk 5&rsquo;e giren &ouml;ğrenciler oldu. T&uuml;rkiye genelinde isebu &ouml;gren&ccedil;iler y&uuml;zdelik dilimde ilk 1&rsquo;in i&ccedil;erisinde yer aldı. G&uuml;m&uuml;şhane Lisesi&rsquo;ne gidebilecekken il dışına giden &ouml;ğrenci sayısı 51 olurken, yine G&uuml;m&uuml;şhane Fen Lisesi&rsquo;ne girme puanını yakalayan ve başka okulları tercih eden &ouml;ğrenci sayısı ise 17 oldu. G&uuml;m&uuml;şhane Fen Lisesi&rsquo;ne G&uuml;m&uuml;şhane&rsquo;den tercih eden &ouml;ğrenci sayısı 80 olurken 10 &ouml;ğrenci ise G&uuml;m&uuml;şhane Fen Lisesi&rsquo;ni başka şehirden tercih etti. G&uuml;m&uuml;şhane Fen Lisesi&rsquo;nden puanı d&uuml;ş&uuml;k olup diğer illeri tercih eden &ouml;ğrenci sayısı 59 olurken toplam Fen Lisesi&rsquo;ni kazanan &ouml;ğrenci sayısı ise 191 oldu. Proje kapsamında G&uuml;m&uuml;şhane&rsquo;deki liselere giden &ouml;ğrenciler ise 96 oldu. B&ouml;ylece &uuml;st dereceli liselere giden &ouml;ğrenci sayısı 287 olurken LGS giren 1399 &ouml;ğrenci arasında &uuml;st seviye liselere giren &ouml;ğrenci oranı y&uuml;zde 21 oldu.

			&ldquo;&Ccedil;ocuklarımız G&uuml;m&uuml;şhane&rsquo;deki Fen Lisesi Ve Proje Anadolu Liselerini Tercih Etmiyor&rdquo;

			G&uuml;m&uuml;şhane&rsquo;nin eğitim noktasında herhangi bir sorunu olmadığını s&ouml;yleyen G&uuml;m&uuml;şhane İl Milli Eğitim M&uuml;d&uuml;r&uuml; Mira&ccedil; S&uuml;nnet&ccedil;i, &ldquo;G&uuml;m&uuml;şhane&rsquo;mizin eğitiminde bir problem yok. Temel eğitimde herhangi bir sorun yok başarı gayet y&uuml;ksek. Fakat burada sorun olan şu 8&rsquo;inci sınıftan mezun olan &ouml;ğrencilerimiz y&uuml;zdelik dilimleri 1 ile 3 arasında olan &ccedil;ocuklarımız G&uuml;m&uuml;şhane&rsquo;deki Fen Lisesi ve Proje Anadolu liselerini tercih etmiyor. Bunun sebebi de şu kendi ilindeki fen lisesine g&uuml;venmiyor. Buna binaen 2020-2021 yılı eğitim d&ouml;neminde en başarılı 51 &ouml;ğrencimiz, il dışını tercih etmişler. Merkezden 21, Kelkit&rsquo;ten 15, K&ouml;se&rsquo;den 2, K&uuml;rt&uuml;n 6, Şiran 6, Torul 1 &ouml;ğrencimiz şehir dışını tercih etmişler. Bu &ccedil;ocuklar G&uuml;m&uuml;şhane&rsquo;deki fen lisesini neden tercih etmiyorlar. Biz Allah nasip ederse, okul m&uuml;d&uuml;r&uuml; ve hizmetlisine kadar bu problem nedir, burada tıp fak&uuml;ltesi kazanabilecek &ouml;ğrenciler, yazılım ve m&uuml;hendislik kazanabilecek &ouml;ğrenciler neden dışardaki illeri tercih ediyor. Buradaki &ouml;ğrencilere tek tek temas etmemiz gerekiyor. 8&rsquo;inci sınıfı bitirmeden bu &ccedil;ocuklara G&uuml;m&uuml;şhane&rsquo;deki okulların kalitesinden bahsedilecek. &Ccedil;ocuklarımızın bu okulları tercih etmesini sağlamamız lazım. &Ccedil;ocuklarımız i&ccedil;in burs imkanı olsun, sosyal imkanlar olsun bunları sağlarsak T&uuml;rkiye&rsquo;de derece yapmış 51 &ouml;ğrencimiz başka illere gitmez. Bug&uuml;n okul m&uuml;d&uuml;rleri ile bir g&ouml;r&uuml;şmemiz oldu, eğitim i&ccedil;in ne yapmamız lazım bunu konuştuk. Tamamen eğitim &ouml;ğretime odaklanacağız. Amacım şu, buradaki başarılı başarısız her &ouml;ğrenci, bu noktada destek de aldık iş adamlarıyla da g&ouml;r&uuml;şt&uuml;k, temel ihtiya&ccedil;larını karşılayarak G&uuml;m&uuml;şhane adına başarı sağlamasına &ccedil;alışacağız. Bizim &ccedil;ocuğumuz Trabzon&rsquo;da okuduğunda o ile başarı sağlıyor. Bunu şehrimize &ccedil;evirmeliyiz&rdquo; a&ccedil;ıklamasında bulundu.
			
		
	

 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[“Başarılı Öğrencileri Şehrimizde Tutmalıyız” - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 31 Jul 2021 22:01:07 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/dsc_0360_f594ccd0e285f7a43ab5_1_c40d54b9edd4c6d54dc3.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/dsc_0360_f594ccd0e285f7a43ab5_1_c40d54b9edd4c6d54dc3.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/dsc_0360_f594ccd0e285f7a43ab5_1_c40d54b9edd4c6d54dc3.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[‘1000 Meslek Lisesi Sanatsal Etkinliklerde Buluşuyor' Projesi Ödül Töreni Yapıldı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-1000-meslek-lisesi-sanatsal-etkinliklerde-bulusuyor-projesi-odul-toreni-yapildi-10216.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-1000-meslek-lisesi-sanatsal-etkinliklerde-bulusuyor-projesi-odul-toreni-yapildi-10216.html</link>
                    <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen ’’Mesleki Eğitimde 1000 Okul Projesi’’ kapsamında Güzel Sanatlar Lisesi öğrenci ve öğretmenlerinin, bilgi, beceri ve deneyimlerini Meslek Lisesi öğrencileriyle paylaşmaları amacıyla "1000 Meslek Lisesi Sanatsal Etkinliklerde Buluşuyor" ismiyle resim ve müzik alanında gerçekleştirilen yarışma sonucunda dereceye giren öğrencilere ödülleri 81 ilde ayni anda verildi.

]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; tarafından y&uuml;r&uuml;t&uuml;len &rsquo;&rsquo;Mesleki Eğitimde 1000 Okul Projesi&rsquo;&rsquo; kapsamında G&uuml;zel Sanatlar Lisesi &ouml;ğrenci ve &ouml;ğretmenlerinin, bilgi, beceri ve deneyimlerini Meslek Lisesi &ouml;ğrencileriyle paylaşmaları amacıyla &quot;1000 Meslek Lisesi Sanatsal Etkinliklerde Buluşuyor&quot; ismiyle resim ve m&uuml;zik alanında ger&ccedil;ekleştirilen yarışma sonucunda dereceye giren &ouml;ğrencilere &ouml;d&uuml;lleri 81 ilde ayni anda verildi.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Sel&ccedil;uk ve Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut &Ouml;zer&rsquo;in &ccedil;evrim i&ccedil;i olarak katıldıkları t&ouml;rende her ilde dereceye giren &ouml;ğrenciler &ouml;d&uuml;llendirildi.

İl Milli Eğitim M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; toplantı Salonu&rsquo;nda yapılan t&ouml;rene İl Milli Eğitim M&uuml;d&uuml;r&uuml; Seydi Doğan, M&uuml;d&uuml;r Yardımcısı Mesut Olgun, Şube M&uuml;d&uuml;rleri Adem Doğan, G&ouml;n&uuml;l Eroğlu ve Selahattin Y&uuml;zge&ccedil;, 1000 Okul Sanatsal Etkinlik projesinde g&ouml;revli &ouml;ğretmen ve &ouml;ğrenciler ile m&uuml;zik ve resim alanında dereceye giren Meslek Lisesi &ouml;ğrencileri katıldı.

Resim ve m&uuml;zik alanında dereceye giren &ouml;ğrencilerden ikinci ve &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; olanlara tablet, birinci olanlara ise diz&uuml;st&uuml; bilgisayar hediye edildi.&nbsp;

&Ouml;ğrencilere &ouml;d&uuml;lleri Milli Eğitim M&uuml;d&uuml;r&uuml; Seydi Doğan, Şube M&uuml;d&uuml;rleri Adem Doğan, G&ouml;n&uuml;l Eroğlu ve Selahattin Y&uuml;zge&ccedil; tarafından verildi.

Resim yarışmasında Kelkit Yaşar ve İrfani Doğan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi &ouml;ğrencilerinden Ensar &Ccedil;akır birinci, Taylan Pala ikinci ve Emirhan G&uuml;ney &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; oldu.&nbsp;

M&uuml;zik Yarışmasında ise G&uuml;m&uuml;şhane Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi &ouml;ğrencilerinden H&uuml;seyin &Ccedil;elep&ccedil;i birinci, Beray Kutluhan Pekin ikinci ve Ramazan &Ccedil;elikli &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; oldu.

İl Milli Eğitim M&uuml;d&uuml;r&uuml; Seydi Doğan, g&ouml;revli &ouml;ğretmen ve &ouml;ğrencilere emekleri i&ccedil;in teşekk&uuml;r ederken dereceye giren &ouml;ğrencileri ise tebrik etti.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[‘1000 Meslek Lisesi Sanatsal Etkinliklerde Buluşuyor' Projesi Ödül Töreni Yapıldı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 25 Jun 2021 11:00:54 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/1000-meslek-lisesi-sanatsal-etkinliklerde-bulusuyor-projesi-odul-toreni-yapildi_09891_a96a234b97aba5ce8271.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/1000-meslek-lisesi-sanatsal-etkinliklerde-bulusuyor-projesi-odul-toreni-yapildi_09891_a96a234b97aba5ce8271.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/1000-meslek-lisesi-sanatsal-etkinliklerde-bulusuyor-projesi-odul-toreni-yapildi_09891_a96a234b97aba5ce8271.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Fabrika gibi okul!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-fabrika-gibi-okul-9758.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-fabrika-gibi-okul-9758.html</link>
                    <description><![CDATA[Gümüşhane’de 75 yıl önce kurulan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin atölyelerinde öğrencilerin öğretmenleriyle ürettiği sıralar Türkiye’nin dört bir tarafına gönderiliyor.

]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ G&uuml;m&uuml;şhane&rsquo;de 75 yıl &ouml;nce kurulan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin at&ouml;lyelerinde &ouml;ğrencilerin &ouml;ğretmenleriyle &uuml;rettiği sıralar T&uuml;rkiye&rsquo;nin d&ouml;rt bir tarafına g&ouml;nderiliyor.

Kent merkezinde 1946 yılından beri faaliyet g&ouml;steren ve bug&uuml;ne kadar sanat okulu misyonuyla binlerce &ouml;ğrenci yetiştiren G&uuml;m&uuml;şhane Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi okuldaki iş at&ouml;lyelerinde &ouml;ğrencilerini meslek sahibi ediyor.

Bu yıl 341 &ouml;ğrencinin bulunduğu okulda 9.sınıftan itibaren mesleki eğitim uygulanırken, uzaktan eğitim yapılan salgın d&ouml;neminde velilerin izin vermesi şartıyla &ouml;ğrenciler okullardaki iş at&ouml;lyelerinde &ccedil;alışarak hem meslek sahibi oluyor hem de aile ekonomilerine katkı sağlıyor.

Duvarlarında &quot;Duyarsam unuturum, g&ouml;r&uuml;rsem hatırlarım, yaparsam &ouml;ğrenirim&quot; yazılı at&ouml;lyelerinde farklı projelerle hem &ouml;ğrencilere meslek &ouml;ğreten hem de ailelerinin ekonomilerine katkı sağlayan okulda okuyan &ouml;ğrenciler &ouml;ğretmenleriyle birlikte il genelindeki okulların donatım malzemelerini mobilya b&ouml;l&uuml;m&uuml;nde &uuml;retirken, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından sipariş verilen 2 bin 500 sıra, sandalye ve k&uuml;rs&uuml; &uuml;retilerek diğer illere g&ouml;nderildi, elektrik b&ouml;l&uuml;m&uuml; &ouml;ğrencileri ise il genelindeki 64 okulun g&uuml;venlik kamera sistemini kurdu.



Ge&ccedil;tiğimiz yıl başlayan Covid-19 salgını nedeniyle maske &uuml;retiminde de &ouml;nemli bir misyon y&uuml;klenen okulda g&ouml;n&uuml;ll&uuml; olarak &ccedil;alışan &ouml;ğretmenlerle birlikte salgının yoğun olduğu d&ouml;nemde g&ouml;vde kesimleri, katlanması, sterilizasyonu ve paketleme işi yapılarak şehrin ilk etaptaki maske ihtiyacı karşılandı.

Pandemi d&ouml;neminde uzaktan eğitim olmasına rağmen at&ouml;lyelerde &ouml;ğrencilerle birlikte hem iş g&uuml;venliği hem de pandemi kurallarına uygun olarak &ccedil;alışmalarına devam eden okul Doğu Karadeniz B&ouml;lgesi&#39;nin imalat noktalarından birisi oldu.

Bu s&uuml;re&ccedil;te okulda &ouml;ğretmen ve &ouml;ğrenciler tarafından &uuml;retilen 2 bin 500 &ouml;ğretmen k&uuml;rs&uuml;s&uuml;, sandalyesi, &ouml;ğrenci masası ve oturak Bakanlıktan g&ouml;nderilen nakliye ara&ccedil;larına y&uuml;klenerek yine Bakanlığın belirlediği yerlere g&ouml;nderiliyor.

&ldquo;&Ouml;ncelikli amacımız &ccedil;ocuklarımızın iyi bir meslek eğitimi alarak hem ilimizin hem de &uuml;lkemizin aranan meslek elemanı olması&rdquo;

Okul M&uuml;d&uuml;r&uuml; Sel&ccedil;uk Oral, kuruldukları 1946 yılından itibaren G&uuml;m&uuml;şhane&rsquo;de sanat okulu misyonuyla eğitim &ouml;ğretim faaliyetlerine devam ettiklerini belirterek, &ldquo;75 yıllık k&ouml;kl&uuml; bir okul olarak &ouml;ncelikli amacımız &ccedil;ocuklarımızın iyi bir meslek eğitimi alarak hem ilimizin hem de &uuml;lkemizin aranan meslek elemanı olması i&ccedil;in eğitim &ouml;ğretim faaliyetlerimize devam ediyoruz. Bu bağlamda da d&ouml;ner sermaye işletmemizi aktif bir şekilde &ccedil;alıştırmaktayız. &Ouml;zellikle son 2 yıldır ilimizin hem de b&ouml;lgemizin sayılı d&ouml;ner sermaye işletmelerinden birinin olmasının gururunu taşımaktayız. &Ouml;ğrencilerimizin ger&ccedil;ek işlerde mesleki eğitim almalarını, okulumuzda okuduğu teorik eğitimleri mesleki d&ouml;ner sermaye işletmemizle birlikte ger&ccedil;ek işlerde daha iyi bir uygulamayla birlikte pekiştirmelerini sağlamaktayız&rdquo; dedi.

&ldquo;B&ouml;lgenin imalat noktalarından birisiyiz&rdquo;

Milli Eğitim Bakanlığı Ders Ara&ccedil;ları Yapım Merkezi ile yaptıkları protokol &ccedil;er&ccedil;evesinde Doğu Karadeniz B&ouml;lgesi&#39;nin imalat noktalarından birisi olduklarını kaydeden Oral, &ldquo;Bu bağlamda 2 bin 500 sıranın imalatını tamamladık ve b&ouml;lgemizdeki illere sevkiyatını ger&ccedil;ekleştirmeye başladık. Rize&rsquo;ye, Giresun&#39;a, Ordu&#39;ya, Bayburt illerine şu anda ilk sevkiyatını yaptık. B&ouml;ylelikle pandemi s&uuml;recinde hem salgın şartlarını g&ouml;z &ouml;n&uuml;nde bulundurarak hem gerekli iş g&uuml;venliği tedbirlerini alarak &ccedil;ocuklarımızın mesleki eğitimlerini uzaktan eğitimle devam ederken uygulama yapma şansı sağlamış olduk&rdquo; diye konuştu.

&ldquo;Salgın d&ouml;neminde meslek liseleri daha &ccedil;ok &ouml;n plana &ccedil;ıktı&rdquo;

Salgın d&ouml;neminde en &ccedil;ok g&ouml;z &ouml;n&uuml;ne gelen okulların meslek liseleri olduğunu ifade eden Oral, &ldquo;Bu s&uuml;re&ccedil;te &ouml;zveriyle &ccedil;alışmaları meslek liselerini bir adım daha &ouml;n plana &ccedil;ıkardı. G&ouml;n&uuml;ll&uuml; olarak &ccedil;alışan &ouml;ğretmenlerimizle birlikte salgın d&ouml;neminde ilimizin ihtiyacı olan maskelerin g&ouml;vde kesimlerini, katlamasını, sterilizasyonu ve paketleme işlerini yaptık. Bu işlerde &ccedil;alışırken hem &ouml;ğrencilerimizin okulla olan bağlarını kuvvetlendiriyoruz hem mesleki yeterliliklerini artıyoruz hem de bir nebze de olsa aile ekonomilerine katkıda bulunmuş oluyoruz&rdquo; ifadelerini kullandı.

Oral, Milli Eğitim Bakanlığı ve TOBB arasında imzalanan protokol kapsamında 81 ilde yer alan 81 proje okulundan birisi ve yine Bakanlığın y&uuml;r&uuml;tt&uuml;ğ&uuml; bin okul projesi kapsamına da dahil olan G&uuml;m&uuml;şhane Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi&rsquo;nin d&ouml;ner sermaye işletmesinde &ccedil;alışan, okulun b&ouml;lgede sayılı d&ouml;ner sermaye işletmelerinden birisi olmasını sağlayan &ouml;ğrencilerine, &ouml;ğretmenlerine ve kendilerine her zaman destek veren G&uuml;m&uuml;şhane Valisi Kamuran Taşbilek ile İl Milli Eğitim M&uuml;d&uuml;r&uuml; Seydi Doğan&rsquo;a teşekk&uuml;r etti.

&Ouml;ğrencilerle birlikte masa ve sandalyelerin b&uuml;k&uuml;m&uuml;n&uuml;, delimini, boyasını, montajını yapan okulun Tesisat Teknolojisi ve İklimlendirme Alanı &Ouml;ğretmeni Cumali Erdoğan, pandemi s&uuml;recinde &ouml;ğrencilerin b&ouml;yle bir işte &ccedil;alışmalarının olduk&ccedil;a verimli olduğunu belirterek, &ldquo;Ekonomiye katkıda bulunmak bizim i&ccedil;in gurur verici bir olay. Burada masa ve sandalyeleri hazır hale getiriyoruz ve bakanlıktan g&ouml;nderilen nakliye ara&ccedil;larına y&uuml;kleyerek istedikleri yerlere g&ouml;nderiyoruz&rdquo; dedi.

&ldquo;&Ouml;ğrencilerimizin meslek sahibi olarak &ccedil;alışmaları bizi sevindiriyor&rdquo;

&Ouml;ğrencilerin bu işi severek yaptıklarını ifade eden Erdoğan, &ldquo;Kendi aralarında iş b&ouml;l&uuml;m&uuml; yaparak bu işi yapmaları onlar i&ccedil;in eğlenceli oluyor. Sonucunda da bir &uuml;retim ortaya &ccedil;ıktığı i&ccedil;in &ccedil;ok da seviniyorlar tabi. Onları meslek sahibi olduktan sonra sahada g&ouml;rmek, sahada iş yaptıklarını g&ouml;rmek ifade edemeyecek bir duygu. &Ccedil;ok seviyoruz, &ccedil;ok gururlanıyoruz &ouml;ğrencilerimizi o şekilde bir alanda g&ouml;rmek ve meslek sahibi olarak &ccedil;alışmaları bizi sevindiriyor. &Ccedil;ok&ccedil;a &ouml;ğrencimiz şuanda G&uuml;m&uuml;şhane ve diğer illerde &ccedil;alışıyor&rdquo; diye konuştu.

Tesisat b&ouml;l&uuml;m&uuml; &ouml;ğrencisi İsmail Karakulluk&ccedil;u yaptığı işi olduk&ccedil;a eğlenceli olarak tanımlarken &ldquo;Evde sıkılacağıma buraya gelip hem devletime yardımcı oluyorum hem ekonomiye katkı sağlıyorum&rdquo; ifadelerini kullandı.

Elektrik b&ouml;l&uuml;m&uuml; son sınıf &ouml;ğrencisi Halis &Ouml;zt&uuml;rk ise &ldquo;Bu b&ouml;l&uuml;m&uuml; severek se&ccedil;tim. Bir meslek sahibi oldum &ouml;ğretmenlerimin sayesinde. Şuanda kendi başıma b&uuml;t&uuml;n kamera sistemlerini yapabilecek kapasitedeyim&rdquo; şeklinde konuştu.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[Fabrika gibi okul! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 21 Jan 2021 09:03:39 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/7_f492e9312e4df04f0ef5.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/7_f492e9312e4df04f0ef5.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/7_f492e9312e4df04f0ef5.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[SINAV EĞİTİM KURUMLARI VE GÖKSU SÜRÜCÜ KURSLARI SAHİBİ SABRİ ŞENEL İLE EĞİTİM SİSTEMİ ÜZERİNE]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-sinav-egitim-kurumlari-ve-goksu-surucu-kurslari-sahibi-sabri-senel-ile-egitim-sistemi-uzerine-9342.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-sinav-egitim-kurumlari-ve-goksu-surucu-kurslari-sahibi-sabri-senel-ile-egitim-sistemi-uzerine-9342.html</link>
                    <description><![CDATA[Ümraniye'nin sevilen isimlerinden, eğitim camiasının duayenlerinden olan Sınav Eğitim Kurumları ve Göksu Sürücü Kursları Sahibi Gümüşhaneli hemşehrimiz Sabri Şenel eğitim ve eğitim sistemine dair önemli açıklamalarda bulundu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &Uuml;mraniye&#39;nin sevilen isimlerinden, eğitim camiasının duayenlerinden olan Sınav Eğitim Kurumları ve G&ouml;ksu S&uuml;r&uuml;c&uuml; Kursları Sahibi G&uuml;m&uuml;şhaneli hemşehrimiz Sabri Şenel eğitim ve eğitim sistemine dair &ouml;nemli a&ccedil;ıklamalarda bulundu.

Şenel, yaşanan pandemi d&ouml;neminde eğitim sisteminin ağır yara aldığını ve eğitimin ertelenmesinin k&ouml;t&uuml; sonu&ccedil;lar doğuracağını belirtti. Her t&uuml;rl&uuml; problemi yalnızca eğitim ile aşabileceğimizi belirten Şenel, &ldquo;&Ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki Haziran&rsquo;da sınavlar olacak. Fak&uuml;ltelere giden yol bizim dersliklerimizden ge&ccedil;iyor. &Ccedil;ocuklara bu yaşta eğitimi veremezseniz, bir daha veremezsiniz&rdquo; dedi.

&nbsp;

Sınav Eğitim Kurumları ve G&ouml;ksu S&uuml;r&uuml;c&uuml; Kursları Sahibi Sabri Şenel, İstanbul G&uuml;ndemi&rsquo;nin sorularını yanıtladı. Sabri Şenel şunları s&ouml;yledi:

&nbsp;

&bull; Sınav Eğitim kurumları hakkında bilgi verir misiniz?

&nbsp;

&ldquo;Biliyorsunuz, Sınav Eğitim kurumları T&uuml;rkiye&rsquo;de bir markadır. 24 yıllık bir yayıncılık markasıdır. Bunun yanında G&ouml;ksu S&uuml;r&uuml; Kursları olarak b&ouml;lgede 33 yıldır faaliyet g&ouml;steriyoruz. S&uuml;r&uuml;c&uuml; kursu olarak Ferah Mahallesi, Şerif Ali, Dudullu, Sancaktepe ve &Uuml;mraniye Son Durak olmak &uuml;zere toplam 5 şubemiz var. Ayrıca iş makineleri kursumuz var. Sınav olarak da &Uuml;mraniye, Sancaktepe ve &Ccedil;ekmek&ouml;y&rsquo;de &uuml;niversite ve liselere hazırlık kursumuz ile birlikte &Ccedil;ekmek&ouml;y yolunda Sınav Kolejimiz bulunuyor. Tepe&uuml;st&uuml;nde Sınav Anadolu Lisemiz, b&uuml;nyesinde ortaokul ve lise bulunan Sancaktepe Sınav Okulumuz, eğitim ve &ouml;ğretim vermektedir. Biz G&ouml;ksu olarak 33 yıldır, Sınav olarak 22 yıldır hizmet veriyoruz. Sınav&rsquo;ın İstanbuldaki ilk eğitim kurumu biziz. &Uuml;mraniye Son Durak&rsquo;taki şubemiz &ouml;nce dershane idi. Sonra temel lise oldu. Daha sonra Anadolu Lisesi oldu ve şu anda Sınav Kurs olarak eğitim &ouml;ğretime devam ediyor. Buradan binlerce &ouml;ğrenci g&ouml;nderdik. Bu b&ouml;lgedeki en eski eğitim kurumu olma gururunu yaşıyoruz.&rdquo;

&nbsp;

&lsquo;UZAKTAN EĞİTİMDE LOKOMOTİF OLDUK, &Ouml;NC&Uuml; OLDUK&rsquo;

&nbsp;

Mart ayında başlayan pandemi s&uuml;recinde okullarda eğitime ara verilmesi bu d&ouml;nemde uzaktan eğitime ge&ccedil;ilmesi durumunu yorumlayan Şenel, &ldquo; Eğitim; sadece ticari sonu&ccedil;ları olmayan, aynı zamanda sosyal sonu&ccedil;ları olan, insana ve &uuml;lkeye hizmet eden bir meslektir. T&uuml;rkiye&rsquo;de okulların a&ccedil;ıldı a&ccedil;ılmadı tartışmalarının yaşandığı bir d&ouml;nemde, eğitim olmazsa hi&ccedil;bir şey olmaz. &Uuml;lkemiz başta COVID-19 olmak &uuml;zere t&uuml;m sorunlarını, akıl ile, bilim ile, hukuk ile aşabilir. Eğitim ile aşabilir. Yani eğitim olmadan olmaz. Sağlık ile ilgili bir sorunumuzu tıp eğitimi ile &ccedil;&ouml;zebiliriz. Fak&uuml;ltelere giden yol bizim kolejimizden, Anadolu Lisemizden, kursumuzdan ge&ccedil;iyor. Eğitim alması gereken &ccedil;ocuklarımız var. Bunu bir sene, iki sene bekletemezsiniz. &Ccedil;ocuklara o yaşta o eğitimi vermeniz gerekiyor. Şu an vermezseniz, daha sonra veremezsiniz. O y&uuml;zden bunu bir form&uuml;l&uuml;n&uuml;n bulunması gerekiyor. Malum kriz mart ayında başlamıştı. Sınav, T&uuml;rkiye &ccedil;apında &ouml;nce TV yayınlarıyla sonra da Zoom &uuml;zerinden uzaktan eğitim y&ouml;ntemiyle bu işin &ouml;nc&uuml;l&uuml;ğ&uuml;n&uuml; yaptı. Bu konuda lokomotif g&ouml;revi yerine getirdi, &ouml;rnek oldu ve g&ouml;z doldurdu. Ama y&uuml;z y&uuml;ze eğitimin yerini hi&ccedil;bir şey dolduramaz&rdquo; dedi.

&nbsp;

&lsquo;EĞİTİME DAHA FAZLA KAYNAK GEREKİYOR&rsquo;

&nbsp;

Devlet okullarındaki kalabalık dersliklerin her zaman b&uuml;y&uuml;k problem olduğunu ve &ouml;zellikle salgın d&ouml;neminde b&uuml;y&uuml;k tehdit oluşturduğunu belirten Şenel, daha fazla yatırım ile bu sorunun &ccedil;&ouml;z&uuml;lebileceğinin altını &ccedil;izdi. Şenel; &ldquo;Bizim okullarımızda 15 kişilik sınıflarımız mevcut. Sosyal mesafe kurallarına uygun, &ccedil;ağdaş bir şekilde t&uuml;m tedbirleri alarak eğitime devam ediyoruz. Keşke T&uuml;rkiye &ccedil;apında devlet okullarında da 40-50 kişilik sınıflar değil de 15 kişilik derslikler olsa. Bu b&uuml;y&uuml;k bir risk teşkil ediyor. G&uuml;neşi bal&ccedil;ıkla sıvamanın bir anlamı yok. Eğitime yatırım yapılması gerekiyor. Dersliğe, &ouml;ğretmene, ara&ccedil;-gere&ccedil;lere ihtiya&ccedil; var. Daha fazla kaynak aktarılarak, d&uuml;nyadaki &ouml;rnekleri gibi &ccedil;ağdaş ve modern eğitimi yakalamamız gerekiyor&rdquo; şeklinde konuştu.

&nbsp;

&lsquo;EĞİTİMİN ERTELENMESİ SORUN YARATIR&rsquo;

&nbsp;

Eğitimde &ccedil;eyrek asrı aşan tecr&uuml;beleriyle &uuml;lke insanına kazanımlarda bulunduklarını ve bununla gurur duyduklarını s&ouml;yleyen Sabri Şenel, &ldquo;Bug&uuml;ne kadar 50 bin kişiye ehliyet kazandırdık, bir o kadar &ouml;ğreniciye de eğitim verdik. Bug&uuml;n T&uuml;rkiye&rsquo;nin bir&ccedil;ok yerinde bizim eğitim kurumlarımızdan ge&ccedil;miş vatandaşlarımız bulunuyor. Eğitime asla ticari g&ouml;zle yaklaşmadık. Allah bize &ouml;yle para kazanmayı nasip etmesin. Ancak bu kurumların ticari anlamda gelir gider dengesini kurarak yaşaması gerekiyor. Biz, makul &uuml;cretlerle her aileye, uygun &ouml;deme koşulları sunuyoruz. Şu anda &Uuml;mraniye&rsquo;de okullar ve kurslar dolu. İnsanlarımız bir şekilde kurslara gitsinler. Mesela 9&rsquo;uncu sınıf &ouml;ğrencileri var. Matematiği, fiziği &ouml;ğrenecek. Zoom &uuml;zerinden belki ama yeterli değil. &Ouml;zel okullar da devlete bağlı ama imkanları daha y&uuml;ksek. İnsanlar belki fedakarlıkta bulunuyor ama eğitime asla ve asla ara verilemez. Eğitim alması gereken gen&ccedil;lere yazık oluyor. Eğitim olmayınca gen&ccedil;lerimizin geleceğini tehlikeli durumlar tehdit ediyor&rdquo; dedi.

&nbsp;

&lsquo;ALİMİN KALEMİNİN M&Uuml;REKKEBİ ŞEHİDİN KANINDAN DEĞERLİDİR&rsquo;

&nbsp;

T&uuml;rk milleti olarak k&ouml;kl&uuml; bir k&uuml;lt&uuml;rden geldiğimizi ve eğitime her zamankinden daha fazla ihtiyacımız olan g&uuml;nlerden ge&ccedil;tiğimizi aktaran Şenel; &ldquo;Bizler M&uuml;sl&uuml;man T&uuml;rk milletiyiz. Mukaddes dinimizin ilk emri &lsquo;Oku&rsquo;dur. Şimdi bunu en &ccedil;ok yerine getirmesi gereken bizleriz. Okuduğumuz zaman &ouml;n&uuml;m&uuml;zde hi&ccedil;bir problem kalmayacak. Bunun yolu da okullarımız ve verdiğimiz eğitimdir. &Ouml;ğrencilerimiz verdiğimiz rehberlik eğitimi ile yeni ufuklara yelken a&ccedil;ıyorlar. Şu anda yurt dışına giden, &ccedil;ok saygın noktalarda bulunan, &ouml;ğrencilerimiz mevcut. Bu evlatlarımız ile gurur duyuyoruz. Bu bir sevda işidir. T&uuml;m eğitim kurumlarımızda şehit ve gazi &ccedil;ocuklarına &uuml;cretsiz eğitim veriyoruz. S&uuml;r&uuml;c&uuml; kurslarımızda 33 senedir, diğer eğitim kurumlarımızda da 22 yıldır bu devam etmektedir. Bizler i&ccedil;in canını veren bir şehidin aile fertlerine &uuml;cretsiz eğitim vermek, bizim i&ccedil;in d&uuml;nyanın en şerefli işidir. Bu bir riya değildir, bir bedel &ouml;demek gerekiyor. Kuran-ı Kerim&rsquo;de &ldquo;Alimin kaleminin m&uuml;rekkebi, şehidin kanından değerlidir&rdquo; diyor. Şehadet şerbetini i&ccedil;enlerin ailelerine ilim &ouml;ğretmek &ccedil;ok &ouml;nemli bizim i&ccedil;in&rdquo; diye konuştu.

&nbsp;

&nbsp;

&lsquo;&Ouml;L&Uuml;YORUZ DİYE SAVAŞTAN KA&Ccedil;ACAK DEĞİLİZ&rsquo;

&nbsp;

T&uuml;m d&uuml;nyada pandeminin etkilerinin olumsuz y&ouml;nde seyrettiğini ve mutlaka &ouml;nlemler alarak hayatımıza devam etmemiz gerektiğini belirten Şenel; &ldquo;Şu anda pop&uuml;list s&ouml;ylemlerle, trib&uuml;nlere oynamakla eğitim imal edemeyiz. Mart ayında başlayan toplumsal travmanın etkileri hafifledi. Bu ticari kaygı falan değildir. T&uuml;m d&uuml;nyada bir vir&uuml;s savaşı yaşanıyor. Bu konuda iddialar ortaya atılıyor. Bu bir savaş ise &ouml;l&uuml;yoruz diye savaşmaktan vaz mı ge&ccedil;eceğiz? &Ccedil;ocuklarımızın asla burnunun bile kanamasını istemeyiz ama tedbirleri alarak eğitime devam etmeliyiz&rdquo; şeklinde konuştu.

&nbsp;

&lsquo;KURSLAR TEDBİRLİ EĞİTİM İ&Ccedil;İN EN UYGUN YERLERDİR&rsquo;

&nbsp;

Ebeveynlerin sınıfların kalabalığından duyduğu endişelerin normal olduğunu ama &ccedil;ocukların eğitiminin ertelenmemesi gerektiğini vurgulayan Şenel: &ldquo;&Ouml;rneğin savaşlarda hayatta kalabilmek i&ccedil;in belli kurallara uyarsınız. Trafik kurallarına uymak zorundasınız. Elhamd&uuml;lillah M&uuml;sl&uuml;manız, dinimizin kurallarına uyuyoruz. COVID-19 konusunda da kurallara uymak ve eğitim vermek zorundayız. &Ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki haziran ayında sınav var. &Ccedil;ocukların bu sınavlara hazırlanması gerekiyor. Erken kalkan yol alır misali, eğitime de erken başlayan &ccedil;ocuklarımız sınavlarda başarılı olacaklardır. Aileler asla &ccedil;ocuklarını ihmal etmesinler. İkinci dalga s&ouml;ylentileri var. Alışkanlıklarımızı g&ouml;zden ge&ccedil;ireceğiz; &ouml;rneğin ziyaretleri kısıtlayacağız, kucaklaşmayacağız. Ama &ccedil;ocuklarımızı tedbirleri alınmış sınıflara g&ouml;ndereceğiz. Kurslar bunun i&ccedil;in &ccedil;ok uygundur. Biraz daha ekonomik durumu iyi olan aileler &ouml;zel ders aldırıyorlar. Bizim kurumlarımız da makul &uuml;cretlerle ailelere imk&acirc;nlar sağlıyor. Dediğim gibi 22 yıldır bu sekt&ouml;rdeyiz&rdquo; dedi.

&nbsp;

&lsquo;EĞİTİM VE DONANIM KAZANIMIYLA &Uuml;STESİNDEN GELECEĞİZ&rsquo;

&nbsp;

Koronavir&uuml;s sebiyle t&uuml;m d&uuml;nyanın ciddi bir tehlike altında olduğunu belirten Sabri şenel; &ldquo;İnşallah Allah bu musibetten, bu felaketten insanlığı korusun. Sapkın bir mezhebin mensuplarının bu vir&uuml;s&uuml; kullanmaları sonucu insanlar şu anda &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir tehdit altında. Bunun aşılmasının yolu da donanımlı ve eğitimli hale gelmekten ge&ccedil;iyor. Kendimizi, &uuml;lkemizi ve d&uuml;nyayı tanıyacağız, bir takım sırlara vakıf olacağız. Bunu da eğitimle, bilimle, ilimle sağlayacağız&rdquo; diye konuştu.

&nbsp;

&lsquo;EĞİTİMİ İHMAL EDENLER EVLATLARINA YAZIK EDİYOR&rsquo;

&nbsp;

&bull; Pandemi s&uuml;recinde &ccedil;ocuklar sınavlara girdi, bu s&uuml;re&ccedil;teki başarı grafiği ile ge&ccedil;miş d&ouml;nemler arasında bir fark oluştu mu?

&nbsp;

&ldquo;Sorunuz &ccedil;ok g&uuml;zel, yapılan istatistiklere g&ouml;re matematik sorularında 20&rsquo;de 4 gibi d&uuml;ş&uuml;k bir başarı s&ouml;z konusu. Burada yapılan hataların tesirini g&ouml;r&uuml;yoruz. Biliyorsunuz, hayat matematiktir. Hayat bir &ouml;ğrenme s&uuml;recidir, okullar bir evresidir. Bizim amacımız &ouml;ğrencinin 20&rsquo;de 20 yapmasıdır. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu bizim, &uuml;lkemizin eğitim potansiyeline katkımızdır. Şu anki rakamlar utan&ccedil; vericidir. Eğitimin son halini g&ouml;steriyor bizlere. Bu d&ouml;nemde rehavete kapılmamak gerekiyor. &Ccedil;ocuklarımız tabi ki hastalanmasın, bir zarar g&ouml;rmesin ama ebeveynlerin &ccedil;ocuklarını eğitim konusunda ihmal etmemesi gerekiyor. Eğitim, gıda gibi, su gibi, hava gibi olmazsa olmaz bir ihtiya&ccedil;tır. Eğitimi ihmal edenler evlatlarına yazık ediyorlar.&rdquo;

&nbsp;

&bull; D&uuml;nya değiştik&ccedil;e nesiller arasında bir farklılık olabiliyor. X, Y, Z kuşağı diyoruz. Tecr&uuml;beniz ile siz ge&ccedil;miş d&ouml;nemleri de g&ouml;rd&uuml;n&uuml;z. Yeni nesil ders &ccedil;alışmayı daha mı az seviyor? Ya da neden sevmiyor? Bunda teknoloji veya daha sosyal hayat mı etkili oluyor?

&nbsp;

&ldquo;D&uuml;nya &uuml;zerinde toplumların kendine ait değerleri vardır. K&uuml;lt&uuml;rleri, t&ouml;releri, gelenekleri vardır. Her millette bu kendine hastır. Yemek olsun, dil olsun&hellip; Allah isteseydi hepimizi bir yaratırdı. Ama &ouml;yle değil. Bu bir yaratılış ger&ccedil;eğidir. Ama bilim ve ilim insanlığın ortak malıdır. D&uuml;nyada 16&rsquo;ncı asıra kadar bilimi ve bilimselleşmeyi biz getirdik, sonra kaptırdık. Şu anda bilgi akışının son s&uuml;rat aktığı bir d&ouml;nemdeyiz. Robotiklerin ve yapay zekanın hayatımıza girdiği g&uuml;nlerdeyiz. Belki de ileri zamanlarda robotlar savaşı olacak, oraya doğru gidiyoruz.&nbsp; T&uuml;m iletişim ve teknolojik cihazları kullanabilir seviyedeyiz. &Uuml;lkenin refah seviyesi ile de alakalı bir durum bu&hellip; Yarın bir g&uuml;n &uuml;lke fakirleşse alamazsınız. Ama şu d&ouml;nemde T&uuml;rkiye&rsquo;nin bulunduğu coğrafyaya baktığımızda Afrika &uuml;lkeleri veya Afganistan gibi değiliz. Bu bir z&uuml;ğ&uuml;rt tesellisi de olmamalı.&rdquo;

&nbsp;

&lsquo;D&Uuml;NYAYI TEK RENGE BOYAMAK İSTİYORLAR&rsquo;

&nbsp;

Sabri Şenel, gelişen teknoloji ile bilgiye ulaşmanın kolaylaştığını ama internet ve akıllı telefon, tablet gibi cihazların yoğun kullanımı ile gen&ccedil;lere farklı olgular empoze edilmeye &ccedil;alışıldığını belirtti. Tecr&uuml;beli eğitimci, &ldquo;Gen&ccedil;lerimiz teknolojiyi kullansın. Hatta bizlerden daha da g&uuml;zel kullanıyorlar. Bu teknolojileri kullanırken de kendi değerlerimize de sahip &ccedil;ıksınlar. &Ouml;rneğin Japonlar geleneklerine ne kadar bağlılar. Ama iletişim ara&ccedil;ları olarak bunu elinde tutan g&uuml;&ccedil;ler internet ile, televizyon ile k&uuml;lt&uuml;r empozesi yapıyorlar. D&uuml;nyayı tek renge boyamaya, tek inanışa y&ouml;neltmeye &ccedil;alışan bir dayatma var. Bunun arkasında ise Hıristiyanlığı, Yahudiliği ve hatta dinsizliği kullanıyorlar. Bizler 12 Eyl&uuml;l &ouml;ncesinden gelen, ateizme, dinsizliğe ve kom&uuml;nizme karşı m&uuml;cadele eden insanlarız. Şimdi deizm patlaması yaşanıyor. Atat&uuml;rk&rsquo;&uuml;n, b&uuml;y&uuml;k bir &ouml;ng&ouml;r&uuml; ile &ccedil;ağı okuyarak kurduğu ve hazırladığı bir &uuml;lkede yaşıyoruz. Bizler de &ccedil;ağı okumak zorundayız. O d&ouml;nemin en &ccedil;ok okuyan insanlarından biridir Atat&uuml;rk. Atat&uuml;rk&rsquo;&uuml;n &ouml;ng&ouml;r&uuml;leri birer birer ger&ccedil;ekleşiyor. Ben gen&ccedil;lere Atat&uuml;rk&rsquo;&uuml; yeniden keşfetmeyi &ouml;neriyorum. Gen&ccedil;leri, Osmanlı&rsquo;nın son zamanlarında t&uuml;reyen mandacı tarikatlar gibi g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde başımıza bela olan FET&Ouml; gibi mandacı oluşumlara karşı gen&ccedil;lerimizi uyarıyorum. Eğitimci olduğum i&ccedil;in deizme karşı da uyarıyorum. Fatih İstanbul&rsquo;u fethettiğinde 21 yaşında bir gen&ccedil;ti. Biz de idealist ama ayakları yere basan, bir T&uuml;rk evladı olduğunun idrakında olan, ge&ccedil;mişte Fatih gibi, Mehmet Akif gibi isimleri &ouml;rnek alan gen&ccedil;ler yetiştirmek istiyoruz. Artık bilgiye ulaşmak &ccedil;ok kolay. Bu teknoloji gen&ccedil;ler i&ccedil;in hayatı kolaylaştırıyor. Kendini iyi yetiştirmiş evlatlarımız ile bu coğrafyada T&uuml;rk Milleti&rsquo;nin yeniden doğuşuna inşallah şahitlik ederiz&rdquo; temennisinde bulundu.

&nbsp;

&lsquo;ATAT&Uuml;RK&rsquo;&Uuml;, MEVLANA&rsquo;YI YENİDEN KEŞFETSİNLER&rsquo;

&nbsp;

T&uuml;rk milletinin sahip olduğu k&uuml;lt&uuml;rel zenginliğe dikkat &ccedil;eken Sabri Şenel, &uuml;lkemizin kuruluş yıllarında yaşanan olaylardan da bahsederek gen&ccedil;lere &ouml;ğ&uuml;tlerde bulundu. Şenel, &ldquo;Bu &uuml;lkede herkes kendi ailesiyle gurur duysun, mezhebiyle, k&uuml;lt&uuml;r&uuml;yle gurur duysun. Ama d&uuml;nyada imparatorluk d&ouml;nemi sona erdi. Osmanlı biterken Sevr&rsquo;de bizi par&ccedil;alıyorlardı. T&uuml;m &uuml;lke işgal altında kaldı. Allahu teala nasip etti, Kurtuluş Savaşı ile o zor şartlarda bize dayattıkları Sevr&rsquo;i, Mondoros&rsquo;u, Lozan&rsquo;da yırttık attık. Dediğim gibi herkes kendi aidiyeti ile gurur duysun ama T&uuml;rk Milleti&rsquo;nin evladı aklı, bilimi, hukuk ve demokrasiyi kılavuz alsın ve kendini yetiştirsin. Demokrasi dediğimiz şeyin &ouml;zg&uuml;rl&uuml;k sınırları vardır. Kimse kimseyi kendi inancından, şehrinden, k&ouml;y&uuml;nden &ouml;t&uuml;r&uuml; aşağılayamaz. Bu toprakların en &ouml;nemli k&uuml;lt&uuml;r&uuml; bu. D&uuml;nyaya verdiğimiz model bu. Anadolu, d&uuml;nyanın kalbi pozisyonundadır. K&uuml;lt&uuml;r&uuml;n, medeniyetin lokomotifi bu millettir. Bizim Yunus gibi, Mevlana gibi, Hacı Bektaş gibi sevgi rol modellerimiz var. İnsanlarımız, gen&ccedil;lerimiz Mevlana&rsquo;yı keşfetsinler. Bir hayat felsefesi haline getirsinler. Bir olursak, bu &uuml;lke herkese yeter. Ama ayrımcı, kavgacı, mezhep&ccedil;i ve etnist olduğunuz zaman Suriye ve Irak&rsquo;ta olduğu gibi etnik siyaset&ccedil;iliğin doğurduğu sonu&ccedil;ları yaşarız. T&uuml;rk halkı meşru zeminde her fikri tartışabilmelidir. T&uuml;rkiye, demokratik bir hukuk devletidir. Bu &uuml;lkede tartışılmayacak değerlerimiz de vardır. Bayramlarımız, dilimiz gibi&hellip;&nbsp; Bir arada yaşamayı başarmalıyız. Başaramazsak bizi &ccedil;il yavrusu gibi dağıtırlar. Suriye yağmalanırken &ccedil;ocuklara Ege Denizi&rsquo;nde boğulmak d&uuml;şt&uuml;. Bizim g&uuml;c&uuml;m&uuml;z birliğimiz beraberliğimizdir. Gen&ccedil;lerimiz bunu koruyup kollayacaklar. Biz de gerekli eğitimi vereceğiz. T&uuml;rkiye&rsquo;deki t&uuml;m eğitim kurumları bu &uuml;lke insanına hizmet ediyor&rdquo; diyerek s&ouml;zlerini noktaladı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[SINAV EĞİTİM KURUMLARI VE GÖKSU SÜRÜCÜ KURSLARI SAHİBİ SABRİ ŞENEL İLE EĞİTİM SİSTEMİ ÜZERİNE - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 12 Sep 2020 13:36:59 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/34191682027930_80cef1f513d998dd47cb.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/34191682027930_80cef1f513d998dd47cb.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/34191682027930_80cef1f513d998dd47cb.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Üniversitemizde Çeşitli Birimlerde Devir Teslim Törenleri Gerçekleştirildi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-universitemizde-cesitli-birimlerde-devir-teslim-torenleri-gerceklestirildi-8528.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-universitemizde-cesitli-birimlerde-devir-teslim-torenleri-gerceklestirildi-8528.html</link>
                    <description><![CDATA[Rektörümüz Prof. Dr. Halil İbrahim Zeybek tarafından üniversitemizde gerçekleştirilen bir dizi atama neticesinde birimler arasında devir teslim töreni gerçekleştirildi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Rekt&ouml;r&uuml;m&uuml;z Prof. Dr. Halil İbrahim Zeybek tarafından &uuml;niversitemizde ger&ccedil;ekleştirilen bir dizi atama neticesinde birimler arasında devir teslim t&ouml;reni ger&ccedil;ekleştirildi.

&Uuml;niversitemizde ger&ccedil;ekleştirilen yeni atamalara g&ouml;re Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) Birimi Koordinat&ouml;rl&uuml;ğ&uuml; g&ouml;revini M&uuml;hendislik ve Doğa Bilimleri Fak&uuml;ltesi&rsquo;nden Do&ccedil;. Dr. Sevim Beyza &Ouml;zt&uuml;rk Sarıkaya &uuml;stlendi. Merkezi Araştırma Laboratuvarı Uygulama ve Araştırma Merkezi M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; g&ouml;revine Beslenme ve Diyetetik B&ouml;l&uuml;m&uuml;&rsquo;nden Do&ccedil;. Dr. Huri İlyasoğlu ve Fen Bilimleri Enstit&uuml;s&uuml; M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;&rsquo;ne de M&uuml;hendislik ve Doğa Bilimleri Fak&uuml;ltesi&rsquo;nden Do&ccedil;. Dr. Mehmet Merdan atandı.

Daha &ouml;ncesinde BAP Koordinat&ouml;rl&uuml;ğ&uuml; g&ouml;revinde bulunan ve g&ouml;revini M&uuml;hendislik ve Doğa Bilimleri Fak&uuml;ltesi&rsquo;nden Do&ccedil;. Dr. Sevim Beyza &Ouml;zt&uuml;rk Sarıkaya&rsquo;ya devreden Prof. Dr. Nafiz Maden, başta bilimsel araştırma ve alt yapı geliştirme proje &ouml;nerilerinin değerlendirilmesi, desteklenmesi, bunlara ilişkin hizmetlerin y&uuml;r&uuml;t&uuml;lmesi, sonu&ccedil;larının değerlendirilmesi ve kamuoyuna duyurulması ile ilgili g&ouml;revler &uuml;stlendi. Merkezi Araştırma Laboratuvarı Uygulama ve Araştırma Merkezi M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; g&ouml;revini ise &uuml;niversitemiz Beslenme ve Diyetetik B&ouml;l&uuml;m&uuml;&rsquo;nden Do&ccedil;. Dr. Huri İlyasoğlu&rsquo;na bırakan Do&ccedil;. Dr. Sevim Beyza &Ouml;zt&uuml;rk Sarıkaya da g&ouml;revinde bulunduğu s&uuml;re boyunca başta pestil-k&ouml;me analizleri olmak &uuml;zere bir&ccedil;ok gıda analizi ve mikrobiyolojik analizlerin yapılmasına &ouml;nc&uuml;l&uuml;k etti. Son olarak &uuml;niversitemiz Rekt&ouml;r Yardımcılığına atanan M&uuml;hendislik ve Doğa Bilimleri Fak&uuml;ltesi &ouml;ğretim &uuml;yesi Prof. Dr. Ferkan Sipahi ise Fen Bilimleri Enstit&uuml;s&uuml; M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; g&ouml;revini daha &ouml;ncesinde Torul MYO M&uuml;d&uuml;r&uuml; olan M&uuml;hendislik ve Doğa Bilimleri Fak&uuml;ltesi&rsquo;nden Do&ccedil;. Dr. Mehmet Merdan&rsquo;a teslim etti. Yapılan devir teslim t&ouml;reninde bir araya gelen akademisyenlerimiz, &ccedil;alışma arkadaşlarına yeni g&ouml;revlerinde başarı ve hayırlı olsun dileklerinde bulunarak, g&ouml;revlerini teslim ettiler.

Rekt&ouml;r&uuml;m&uuml;z Prof. Dr. Halil İbrahim Zeybek, yeni g&ouml;revlerine başlayan akademisyenlerimize başarılar dileyerek şu a&ccedil;ıklamalarda bulundu: &ldquo;&Uuml;niversitemizde Rekt&ouml;r Yardımcılığı ve Meslek Y&uuml;ksekokulu M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; başta olmak &uuml;zere Fen Bilimleri Enstit&uuml;s&uuml; M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;, Merkezi Araştırma Laboratuvarı Uygulama ve Araştırma Merkezi M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; ve BAP Koordinat&ouml;rl&uuml;ğ&uuml; g&ouml;revlerine yeni atamalar ger&ccedil;ekleştirdik. Bu bir bayrak teslimidir. &Ouml;nemli olan bayrağı hep daha ileriye taşımaktır. Daha &ouml;ncesinde adı ge&ccedil;en birimlerimizde g&ouml;rev alan &ccedil;alışma arkadaşlarımızı yaptıkları &ouml;zverili &ccedil;alışmalarından dolayı kutluyorum. Bundan sonraki s&uuml;re&ccedil; i&ccedil;in yeni g&ouml;revlerine başlayan arkadaşlarımızın da &uuml;niversitemizde birbirleriyle omuz omuza vererek şehrimiz ile birlikte &ccedil;ok g&uuml;zel başarılara imza atacaklarına inanıyorum. &Ccedil;alışma arkadaşlarımıza yeni g&ouml;revlerinde başarılar diliyor, kendilerine hayırlı olsun dileklerinde bulunuyorum.&rdquo;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[Üniversitemizde Çeşitli Birimlerde Devir Teslim Törenleri Gerçekleştirildi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 22 Feb 2020 09:55:11 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/Img-20200212-wa0015_24144ca5f93bb4b566d0.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/Img-20200212-wa0015_24144ca5f93bb4b566d0.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/Img-20200212-wa0015_24144ca5f93bb4b566d0.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Son dakika! Okulların tamamı tatil edildi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-son-dakika-okullarin-tamami-tatil-edildi-8489.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-son-dakika-okullarin-tamami-tatil-edildi-8489.html</link>
                    <description><![CDATA[Gümüşhane’de il genelinde taşımalı okulların tatil edilmesinin ardından sabah saatlerinde Valilik tüm okulların tatil edildiğini duyurdu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ G&uuml;m&uuml;şhane&rsquo;de il genelinde taşımalı okulların tatil edilmesinin ardından sabah saatlerinde Valilik t&uuml;m okulların tatil edildiğini duyurdu.

Sabahın ilk saatlerinden itibaren başlayan etkili kar yağışının ardından G&uuml;m&uuml;şhane Valiliği il genelindeki okulların tamamını tatil etti.

Valilikten yapılan a&ccedil;ıklamada &ldquo;Hava tahmin raporlarında bildirilen meteorolojik veriler doğrultusunda; ilimizde beklenen aşırı soğuk, kuvvetli buzlanma ve don olayının sağlık, ulaşım v.b. olumsuz etkilerinin olabileceği değerlendirildiğinden ilimizin tamamında Milli Eğitim Bakanlığına bağlı her derece ve t&uuml;rdeki resmi, &ouml;zel, &ouml;rg&uuml;n ve yaygın eğitim kurumları ile &ouml;zel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri, 12.02.2020 &nbsp;&Ccedil;arsamba g&uuml;n&uuml; bir g&uuml;n s&uuml;re ile tatil edilmiştir&rdquo; denildi.

A&ccedil;ıklamada ayrıca bug&uuml;n i&ccedil;in engelli ve hamile kamu personelinin de idari izinli sayılacağı kaydedilerek, &ldquo;Yoğun buzlanmadan dolayı trafiğe &ccedil;ıkacak değerli vatandaşlarımızın dikkatli olmaları b&uuml;y&uuml;k &ouml;nem arz etmektedir&rdquo; ifadeleri kullanıldı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[Son dakika! Okulların tamamı tatil edildi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 11 Feb 2020 18:11:45 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/gumushanede_tasimali_egitime_bir_gun_ara_h25388_551f7_375737dda9e0f679b60e.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/gumushanede_tasimali_egitime_bir_gun_ara_h25388_551f7_375737dda9e0f679b60e.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/gumushanede_tasimali_egitime_bir_gun_ara_h25388_551f7_375737dda9e0f679b60e.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Gümüşhane’de taşımalı eğitime  kar tatili]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-gumushanede-tasimali-egitime-kar-tatili-8481.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-gumushanede-tasimali-egitime-kar-tatili-8481.html</link>
                    <description><![CDATA[Gümüşhane’de etkili olan kar yağışının ardından il genelinde taşımalı eğitim gören tüm okullarda pazartesi günü eğitime bir günlük ara verildi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ G&uuml;m&uuml;şhane&rsquo;de etkili olan kar yağışının ardından il genelinde taşımalı eğitim g&ouml;ren t&uuml;m okullarda pazartesi g&uuml;n&uuml; eğitime bir g&uuml;nl&uuml;k ara verildi.

&nbsp;

G&uuml;m&uuml;şhane Valiliğinden konuyla ilgili yapılan a&ccedil;ıklamada meteorolojik verilere dayalı olarak yapılan değerlendirme sonucunda İlimizde yaşanan kar yağışı, aşırı soğuk hava ve buzlanma gibi olumsuz hava şartları nedeniyle K&uuml;rt&uuml;n ilcemizdeki ilk ve orta &Ouml;ğrenim ve Halk Eğitim kurumlarında eğitim &ouml;ğretimin tamamına, İlimiz merkez ve diğer il&ccedil;elerinde ise taşımalı eğitimle birlikte &Ouml;zel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezlerinde Eğitime 10 Şubat 2020 pazartesi g&uuml;n&uuml; 1 (bir) g&uuml;n s&uuml;reyle ara verilmiştir.

Ayrıca engelli ve hamile Kamu personeli de il genelinde 1(bir) g&uuml;n idari izinli sayılacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[Gümüşhane’de taşımalı eğitime  kar tatili - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 09 Feb 2020 19:26:05 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/no_headline_b63269bac44470edb507_31e5c3ea8a5b03fdf3a1.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/no_headline_b63269bac44470edb507_31e5c3ea8a5b03fdf3a1.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/no_headline_b63269bac44470edb507_31e5c3ea8a5b03fdf3a1.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[GÜSİAD Burs listesi açıklandı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-gusiad-burs-listesi-aciklandi-8381.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-gusiad-burs-listesi-aciklandi-8381.html</link>
                    <description><![CDATA[Gümüşhane Sanayi ve İşadamları Derneği (GÜSİAD) 2019-2020 eğitim-öğretim yılı için burs sonuçlarını açıkladı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 

G&uuml;m&uuml;şhane Sanayi ve İşadamları Derneği (G&Uuml;SİAD) 2019-2020 eğitim-&ouml;ğretim yılı i&ccedil;in burs sonu&ccedil;larını a&ccedil;ıkladı.





G&uuml;m&uuml;şhane Sanayi ve İşadamları Derneği (G&Uuml;SİAD) 2019-2020 eğitim-&ouml;ğretim yılı i&ccedil;in burs sonu&ccedil;larını a&ccedil;ıkladı.

G&Uuml;SİAD Genel Başkanı Y&uuml;ksel Yal&ccedil;ın imzasıyla kurumun resmi web sitesinde yapılan a&ccedil;ıklamada burs komisyonunun yaptığı &ccedil;alışma ile burs alacak &ouml;ğrenci listesinin oluşturulduğu kaydedildi.

Bursların her bir &ouml;ğrenciye 750 TL olmak &uuml;zere &ouml;deneceği belirtilen a&ccedil;ıklamada listedeki &ouml;ğrencilere 1 Şubat 2020 tarihinden itibaren eğitim-&ouml;ğretim d&ouml;nemi sonuna kadar burs taahh&uuml;d&uuml; veren iş adamlarının &ouml;demeleri alındık&ccedil;a burs &ouml;demelerinin ger&ccedil;ekleştirileceği belirtildi.

Yal&ccedil;ın, G&Uuml;SİAD olarak daha fazla sayıda &ouml;ğrenciye burs verme arzusunda olduklarını fakat &uuml;lkenin i&ccedil;inde bulunduğu ekonomik şartlardan dolayı burs verebilme kapasitelerinin ancak bu kadar oluşabildiğini belirterek, &ldquo;Daha fazla kaynak tahsisi sağlamamız halinde, yayınlanmış liste dışında başta tıp fak&uuml;ltesinde okuyan &ouml;ğrencilerimiz olmak &uuml;zere gen&ccedil;lerimize yardımcı olmaya &ccedil;alışacağız&rdquo; dedi.

BURS LİSTESİ ASIL

1 AHMET AYDIN
2 AHMET &Ccedil;ALIK
3 AHMET HAKAN TOZLU
4 AHMET KEMAL KANAT
5 AHMET SOYLU
6 ALEYNA RAKMAZ
7 ASUDE PALA
8 AYDANUR GAZİOĞLU
9 AYLİN BALABAN
10 AYSE REYHAN BAŞ
11 BEYZA OLGUN
12 BEYZANUR U&Ccedil;AN
13 BUKET KURNAZ
14 BURHANETTİN BİLGİN
15 B&Uuml;ŞRA NUR YILDIRIM
16 CANAN TUĞ
17 &Ccedil;AGLA AYDIN
18 DAMLA BALABAN
19 DAMLA &Ccedil;ALIŞIR
20 DİLARA BALYEMEZ
21 DİLARA PEZ&Uuml;K
22 DİLEK KO&Ccedil;
23 DİLLARA GİZEM K&Ouml;M&Uuml;RC&Uuml;OGLU
24 DUHANUR AKSOY
25 EBRAR EFNAMALI
26 EBRAR YILDIRIM
27 ECEM S&Uuml;T&Ccedil;&Uuml;
28 EDANUR &Ccedil;EVİK
29 EMİR TAŞDELEN
30 ENSAR TAŞTAN
31 ESRA AKSU
32 ESRA KESLER
33 ESRA &Uuml;NAL
34 EZGİ CEREN KAŞIK&Ccedil;I
35 EZGİ NUR &Ccedil;ELİK
36 FARUK ARDA K&Ouml;M&Uuml;RC&Uuml;OGLU
37 FATMA NUR PARLAK
38 FAZİLET K&Ouml;KSAL
39 FETİH BURAK KAYA
40 FURKAN AYDIN
41 FURKAN YAPRAK
42 GİZEM ARAS
43 G&Ouml;K&Ccedil;E SEYHAN
44 G&Ouml;ZDE &Ouml;ZNUR AYG&Uuml;N
45 G&Ouml;ZDENUR AYDIN
46 G&Uuml;LBEYAZ BALTA
47 HAMİT VAHİ TONYALI
48 HASAN EŞKARA
49 HASAN HALİL K&Ouml;PR&Uuml;L&Uuml;
50 HATİCE TEKİN
51 HAZAL KAYA
52 H&Uuml;SEYİN İLHAN
53 İLHAN BI&Ccedil;AK&Ccedil;I
54 İLYAS G&Uuml;LAP
55 KADER SEVİNDİK &Ouml;ZAY
56 KAZIM DOGUKAN AYDIN
57 K&Uuml;BRA VURAL
58 LOKMAN KAZANCI
59 MEHMET ANIL &Ccedil;EPE
60 MEHMET EMİN DURAN
61 MELEK MİLET TURAN
62 MELİKE YAKUT
63 MELİKE YAZICI
64 MELİKŞAH SAĞIR
65 MERVE MUTLU
66 MERVE &Ouml;ZER
67 MERVE PALA
68 METE DURAK
69 MUHAMMED ALİ ASLAN
70 MUHAMMET DEMİR
71 MUHAMMETENES YAZICI
72 MURAT AKTAŞ
73 MURAT FURKAN UGURLU
74 MURAT VARLI
75 MUZAFFER CAN GAZİOGLU
76 MUZAFFER KUTUN
77 NAİLE MELİSA AYDIN
78 NESLİHAN AK&Ccedil;ARA
79 NESLİHAN S&Ouml;Ğ&Uuml;T
80 NESRİN KILI&Ccedil;
81 NİHAL DORUK
82 NURŞEN MUTLU
83 OĞUZ ANIL G&Uuml;NAL

84 OĞUZHAN KELEŞ
85 ONUR CAN YILMAZ
86 ORHAN K&Ouml;KSALAN
87 &Ouml;MER SEYFETTİN KO&Ccedil;
88 RABİA SEVİNDİK
89 REYHAN ASAN
90 RUKİYE DAŞTAN
91 RUMEYSA MUTLU
92 R&Uuml;MEYSA MACİT
93 SAMED &Ccedil;ELİK
94 SEHER MANSIZ
95 SELAHATTİN G&Ouml;N&Uuml;L
96 SELMA K&Uuml;&Ccedil;&Uuml;K
97 SENA NUR G&Uuml;NAL
98 SENANUR NAS
99 SILANUR TOZLU
100 SONER &Ccedil;AKMAK
101 SUAT COŞKUN
102 S&Uuml;MEYRA NUR YARGIN
103 S&Uuml;MEYYE AKSU
104 ŞENOL G&Uuml;LER
105 ŞEYDA CEYLAN DURAY
106 ŞEYDANUR CELEP
107 ŞEYMA NUR T&Uuml;ZEN
108 ŞEYMA TAŞTAN
109 ŞULE BAYRAM
110 TUGBA BUDAK
111 TUĞBA YAVUZ
112 TUĞ&Ccedil;E KAPUCU
113 &Uuml;MİT KUMAŞ
114 YASEMİN ALBAYRAK
115 YAVUZ SELİM SEBİK
116 YUNUS EMRE &Ccedil;ALIK
117 YUNUS OLGUN
118 ZEYNEP HİLAL YILMAZ
&hellip;&hellip;..
&nbsp;

BURS LİSTESİ YEDEK

1 ABDULLAH CANAN
2 AHMET REFİ Y&Uuml;CE
3 ALPER BERKE &Ccedil;ELİK
4 AY&Ccedil;A AYDURMUŞ
5 BATUHAN DEMİREL
6 BESTE YILMAZ
7 BET&Uuml;L KURT
8 BEYZA NUR YETİM
9 BUĞRAHAN ONUK
10 B&Uuml;ŞRA TUĞ
11 &Ccedil;AĞDAŞ OLGUN
12 DENİZ ZAN
13 DERYA K&Uuml;&Ccedil;&Uuml;K
14 DEVRİM AK&Ccedil;AY
15 ELİF AK&Ccedil;AY
16 ELİF BALKİ
17 EMİNE AY
18 EMİNE POLAT
19 EREN SAVAŞ
20 FURKAN KARA
21 GİZEM YAL&Ccedil;IN
22 G&Uuml;LBEN ASLAN
23 HASAN HALİL K&Ouml;PR&Uuml;L&Uuml;
24 H&Uuml;SEYİN KARAKULLUK&Ccedil;U
25 H&Uuml;SEYİN SAGLAM
26 İLAYDA MERDAN
27 KUTLUHAN METİN Y&Uuml;CE
28 K&Uuml;BRA TUANA KABADAYI
29 MELTEM AYDURMUŞ
30 MERT AYKUTAN
31 MERVE MUTLU
32 MERVENUR &Ccedil;ELİK
33 MUHAMMET ALİ ASLAN


34 MUHAMMET FURKAN BABUR
35 MURAT ALGAN
36 M&Uuml;BERRA YEŞİL
37 M&Uuml;CAHİT YILDIZ
38 N&Uuml;REFŞAN MOGUL
39 ORHAN FATİH YILMAZ
40 &Ouml;MER FARUK KO&Ccedil;
41 RABİA TANIŞ
42 RIDVAN TEM&Uuml;R
43 RUMEYSA SENA TEM&Uuml;R
44 SEMANUR K&Ouml;SE
45 SERAP EBRU ILGAZ
46 S&Uuml;ND&Uuml;Z ZEYREK
47 ZEYNEP CEYLAL
48 ZEYNEP NUR ULUTAŞ

&nbsp;

&nbsp;



 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[GÜSİAD Burs listesi açıklandı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 31 Dec 2019 04:59:28 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/aef7cad8-026e-41e3-91a4-acedbe5ebc23_5eb9c2e619e9c542d7be.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/aef7cad8-026e-41e3-91a4-acedbe5ebc23_5eb9c2e619e9c542d7be.jpeg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/aef7cad8-026e-41e3-91a4-acedbe5ebc23_5eb9c2e619e9c542d7be.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Genç Bilaller ezan okuma yarışması yapıldı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-genc-bilaller-ezan-okuma-yarismasi-yapildi-8365.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-genc-bilaller-ezan-okuma-yarismasi-yapildi-8365.html</link>
                    <description><![CDATA[Gümüşhane’de Milli Eğitim Bakanlığı, Din Öğretimi Genel Müdürlüğü tarafından planlanan Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından organize edilen İmam Hatip Liseler arasında Genç Bilaller Ezan Okuma Yarışması düzenlendi.

]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ G&uuml;m&uuml;şhane&rsquo;de Milli Eğitim Bakanlığı, Din &Ouml;ğretimi Genel M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; tarafından planlanan Milli Eğitim M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; tarafından organize edilen İmam Hatip Liseler arasında Gen&ccedil; Bilaller Ezan Okuma Yarışması d&uuml;zenlendi.

G&uuml;m&uuml;şhane Merkez Kemaliye Camii&rsquo;nde d&uuml;zenlenen yarışmaya 5 &ouml;ğrenci katıldı. J&uuml;rinin yaptığı puanlama sonucu yarışmalarda dereceye girenlerin &ouml;d&uuml;lleri davetliler tarafından verildi.

Yarışma sonunda Fatih Anadolu İmam Hatip Lisesi &ouml;ğrencilerinden Ensar Koyun birinci, Şiran Anadolu İmam Hatip Lisesi &ouml;ğrencilerinden Muhammed Sefa &Ccedil;elepci ikinci ve Kelkit Abdulhamit Han Anadolu İmam Hatip Lisesi &ouml;ğrencilerinden Enes Korkmaz &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; oldu.

Yarışmayı, İl Milli Eğitim M&uuml;d&uuml;r&uuml; Seydi Doğan, İl Milli Eğitim M&uuml;d&uuml;r Yardımcısı İbrahim Taş, İl Milli Eğitim Şube M&uuml;d&uuml;r&uuml; Murat Eskicioğlu, okul- kurum m&uuml;d&uuml;rleri, &ouml;ğrenciler ve vatandaşlar izledi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[Genç Bilaller ezan okuma yarışması yapıldı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 25 Dec 2019 13:30:15 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/genc-bilaller-ezan-okuma-yarismasi-yapildi_2f7bc_8dd79e5aa9a08f454059.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/genc-bilaller-ezan-okuma-yarismasi-yapildi_2f7bc_8dd79e5aa9a08f454059.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/genc-bilaller-ezan-okuma-yarismasi-yapildi_2f7bc_8dd79e5aa9a08f454059.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Dr. Mustafa Çalık GÜ’de ders vermeye başladı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-dr-mustafa-calik-gude-ders-vermeye-basladi-8112.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-dr-mustafa-calik-gude-ders-vermeye-basladi-8112.html</link>
                    <description><![CDATA[Türkiye’nin yaşayan önemli siyaset bilimcilerinden Gümüşhaneli hemşerimiz Dr. Mustafa Çalık, Gümüşhane Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Anabilim Dalı ve Tarih Ana Bilim Dalı yüksek lisans öğrencilerine ders vermeye başladı.

]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ T&uuml;rkiye&rsquo;nin yaşayan &ouml;nemli siyaset bilimcilerinden G&uuml;m&uuml;şhaneli hemşerimiz Dr. Mustafa &Ccedil;alık, G&uuml;m&uuml;şhane &Uuml;niversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Y&ouml;netimi Anabilim Dalı ve Tarih Ana Bilim Dalı y&uuml;ksek lisans &ouml;ğrencilerine ders vermeye başladı.

İktisadi ve İdari Bilimler Fak&uuml;ltesi Toplantı salonunda T&uuml;rk tarihi ve siyasi gelişmeleri hakkında bilgiler veren &Ccedil;alık, yaşadığı tecr&uuml;be ve deneyimlerini &ouml;ğrencilerle paylaştı.&nbsp;

Akademisyen ve &ouml;ğrencilerin Dr. Mustafa &Ccedil;alık&rsquo;ın bilgi birikiminden faydalanmasını arzu ettiklerini dile getiren Rekt&ouml;r Prof. Dr. Halil İbrahim Zeybek, &ldquo;Dr. Mustafa &Ccedil;alık hocamızı şahsen tanıyorduk. Daha sonrasında da zaman zaman b&ouml;yle hoş sohbetler yapma fırsatı bularak hocamızın tecr&uuml;belerinden istifade etmiştik. &nbsp;Hocamızın birikimlerinden ve rehberliğinden &ouml;ğrencilerimizin de faydalanması i&ccedil;in b&ouml;yle bir ders planladık. Hepimiz akademisyen olarak, lisans&uuml;st&uuml; &ouml;ğrenciler olarak bir şekilde akademik camianın i&ccedil;indeyiz. Tecr&uuml;be her zaman bulunmuyor. Bazen bir konu i&ccedil;in onlarca kaynağı taradığınızda aklınıza gelebilecek bir fikir, tecr&uuml;beli bir bilge tarafından b&ouml;yle sohbet ederken dile getirebiliyor. Bilimin sınırı yok, her birimizin ayrı uzmanlık alanı var; ama bilgi ayrıntıya indik&ccedil;e bu uzmanlık alanlarımızda i&ccedil; i&ccedil;e ge&ccedil;ti. Bug&uuml;n Elektrik-Elektronik M&uuml;hendisliği ile ilgili bir bilgi, hastaların tedavisinde bir cihazın imalinde &ccedil;ok &ouml;nemli katkılar sağlayabiliyor. Yine uzmanlık alanımız ne olursa olsun, d&uuml;nya siyasi gelişmelerinden uzak kalamayız. Bu nedenle de hocamızı aramızda g&ouml;rmekten b&uuml;y&uuml;k mutluluk duyuyoruz. Kendisine &ouml;ğrencilerimize aktaracağı her bilgi i&ccedil;in şimdiden &ccedil;ok teşekk&uuml;r ediyorum&rdquo; dedi.

G&uuml;m&uuml;şhane &Uuml;niversitesi&rsquo;nde bulunmaktan ve &ouml;ğrencilere ders vermekten b&uuml;y&uuml;k mutluluk duyduğunu ifade eden &Ccedil;alık ise &ldquo;Bana b&ouml;yle bir fırsat tanıdıkları i&ccedil;in Rekt&ouml;r&uuml;m&uuml;ze &ccedil;ok teşekk&uuml;r ediyorum. Y&uuml;ksek lisans eğitimi malum, bir anlamda l&uuml;kst&uuml;r. Halk tabiriyle keyfe keder bir iştir. &Uuml;niversitelerde hocalar hari&ccedil; hi&ccedil;bir memuriyette y&uuml;ksek lisans yapmış olma şartı aranmaz. Farabi der ki; &lsquo;İlim ve sanat ilgi ve iltifat g&ouml;rmediği yerden vebadan ka&ccedil;arcasına ka&ccedil;ar.&rsquo; İlmin kıymetini bilmek lazım. Bizim klasik medrese eğitiminden birtakım şeyleri keşke saklasaydık. Saklamamız gerekenleri saklamadık. Ama bu &ccedil;ağda yeniden ilgi alaka g&ouml;ren bizim fikir tarihimizde tefsir usul&uuml; olarak bilinen bir d&uuml;ş&uuml;n&uuml;ş metodu var. B&uuml;y&uuml;kler der ki; &lsquo;Esas olarak ilim metottan, usulden ibarettir.&rsquo; İlmin başı usuld&uuml;r. Doğru bilgiyi elde etme usul&uuml;d&uuml;r. &Ouml;ğrenme de bir interaktif s&uuml;re&ccedil;, karşılıklı etkileşimdir. Buradaki bilginin de tartışma ve bilgide d&uuml;ş&uuml;nme formatında ilerlemesini istiyorum. Dersleri vaaz olmaktan &ccedil;ıkarmak lazım&rdquo; diye konuştu.

Dersin ilerleyen yerlerinde d&uuml;nya ve T&uuml;rk tarihi ile ideolojiler hakkında bilgiler veren &Ccedil;alık konuşmasının sonunda &ouml;ğrencilere şu nasihatte bulundu: &ldquo;İdeolojilerin zatıyeti, şahsiyeti ve ferdiyeti &ouml;rtmesine izin vermemeliyiz. Bir insana zatıyla, şahsıyla ve ferdiyetiyle bakmalıyız. İyi insan kime diyorsak buraya en &ccedil;ok lazım olan o&rsquo;dur. Yalan s&ouml;ylemeyen, haramda g&ouml;z&uuml; olmayan, emeğinin hakkından gayrısını tenezz&uuml;l etmeyen, hak etmediği bir kuruşa elini uzatmayan insana ihtiya&ccedil; vardır.&rdquo;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[Dr. Mustafa Çalık GÜ’de ders vermeye başladı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 15 Oct 2019 13:50:20 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/dr-mustafa-calik-gude-ders-vermeye-basladi_3f16b_72f2d0a44465afff39c2.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/dr-mustafa-calik-gude-ders-vermeye-basladi_3f16b_72f2d0a44465afff39c2.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/dr-mustafa-calik-gude-ders-vermeye-basladi_3f16b_72f2d0a44465afff39c2.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Ağbal'dan Üniversiteye’ye destek sözü]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-agbaldan-universiteyeye-destek-sozu-8019.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-agbaldan-universiteyeye-destek-sozu-8019.html</link>
                    <description><![CDATA[Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Halil İbrahim Zeybek ve beraberindeki heyet, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı eski Maliye Bakanı Bayburtlu hemşehrimiz Naci Ağbal’ı ziyaret etti.

]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ G&uuml;m&uuml;şhane &Uuml;niversitesi Rekt&ouml;r&uuml; Prof. Dr. Halil İbrahim Zeybek ve beraberindeki heyet, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve B&uuml;t&ccedil;e Başkanı eski Maliye Bakanı Bayburtlu hemşehrimiz Naci Ağbal&rsquo;ı ziyaret etti.

Ağbal&rsquo;ın makamında ger&ccedil;ekleşen ziyarette Rekt&ouml;r Prof. Dr. Halil İbrahim Zeybek, Başkan Naci Ağbal&rsquo;a G&uuml;m&uuml;şhane &Uuml;niversitesi&rsquo;nin genel durumu, gelişimi ve s&uuml;rd&uuml;r&uuml;len yatırım projeleri hakkında bilgiler verdi.&nbsp;

&Uuml;niversitelerin bir şehrin can damarı olduğunu, d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;c&uuml; bir role sahip olduğunu vurgulayan Ağbal, G&uuml;m&uuml;şhane &Uuml;niversitesi&rsquo;nin &ccedil;alışmaları hakkında bilgi sahibi olduğunu dile getirdi. &Uuml;niversitenin yakaladığı başarıdan dolayı Rekt&ouml;r Zeybek ve &uuml;niversite y&ouml;netimini tebrik eden Ağbal, Rekt&ouml;r Zeybek ve beraberindeki heyete devlet imk&acirc;nları d&acirc;hilinde her t&uuml;rl&uuml; yardımı yapacakları s&ouml;z&uuml;n&uuml; verdi.

Ankara temasları neticesinde ger&ccedil;ekleştirdiği ziyaret ile değerlendirmede bulunan Rekt&ouml;r Halil İbrahim Zeybek, &ldquo;Misafirperverliklerinden dolayı Cumhurbaşkanlığı Strateji ve B&uuml;t&ccedil;e Başkanı Sayın Naci Ağbal&rsquo;a teşekk&uuml;r ediyorum. Ziyaretimiz sırasında Sayın Ağbal&rsquo;a, &uuml;niversitemizin yeni eğitim-&ouml;ğretim yılı yatırım planları hakkında kapsamlı bir şekilde bilgi sunma olanağı yakaladık. Kendisine gen&ccedil; ve 2023 hedeflerine y&ouml;nelik vizyoner bir &uuml;niversite olarak, &ouml;ğrenci odaklı şeffaf y&ouml;netim anlayışımızla eğitim kalitemizi daha iyi seviyelere taşımak i&ccedil;in var g&uuml;c&uuml;m&uuml;zle &ccedil;alıştığımızı ifade etme fırsatı bulduk. Kendileri de bu başarımızın devam etmesi adına &uuml;niversitemize her hususta yardımcı olacaklarını dile getirdiler. Bizleri kabul eden Sayın Naci Ağbal&rsquo;a &uuml;niversitemize verecekleri desteklerden dolayı şimdiden teşekk&uuml;r ediyoruz.&rdquo;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[Ağbal'dan Üniversiteye’ye destek sözü - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 20 Sep 2019 10:40:54 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/agbal-dan-universiteyeye-destek-sozu_cecbe_08d45ead8840dd3752c6.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/agbal-dan-universiteyeye-destek-sozu_cecbe_08d45ead8840dd3752c6.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/agbal-dan-universiteyeye-destek-sozu_cecbe_08d45ead8840dd3752c6.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Okul koridoru Edebiyat Sokağı’na dönüştü]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-okul-koridoru-edebiyat-sokagina-donustu-7729.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-okul-koridoru-edebiyat-sokagina-donustu-7729.html</link>
                    <description><![CDATA[Gümüşhane Hayme Ana Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi edebiyatı sevdirmek, kitap okuma alışkanlığı kazandırmak amacıyla okul koridorunda ‘Hasan Alkan Edebiyat Sokağı’ oluşturdu.

]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ G&uuml;m&uuml;şhane Hayme Ana Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi edebiyatı sevdirmek, kitap okuma alışkanlığı kazandırmak amacıyla okul koridorunda &lsquo;Hasan Alkan Edebiyat Sokağı&rsquo; oluşturdu.

Hayme Ana Mesleki Teknik Anadolu Lisesi T&uuml;rk Dili ve Edebiyat &Ouml;ğretmeni &ouml;nderliğinde, &ouml;ğrenciler tarafından okulun ikinci katındaki koridor &quot;Hasan Alkan Edebiyat Sokağına&rdquo; &ccedil;evrildi.

Edebiyat Sokağı projesi &Ouml;ğrencilerin kitaba ve edebiyata olan ilgisini artırmak, farkındalık oluşturmak, edebiyatla ilgili &ouml;ğrencilerin ilgisini &ccedil;ekecek g&ouml;rselleri, bilgileri g&ouml;rmeleri, takip etmeleri ve incelemeleri, dolayısıyla &ouml;ğrencilerin akademik, bilişsel ve sosyal başarısını arttırmak, okulların duvar ve koridorlarının da eğitimin ve hayatın bir par&ccedil;ası olduğunu vurgulamak, &ouml;ğrencilerin ders dışı faaliyetlerinde iş birliği duygusuyla hareket etmeleri, edebiyat dersi sevgilerinin gelişmesi, daha kolay &ouml;ğrenmelerini sağlamak ve okuma yazma hevesi kazanmaları sağlamak, &ouml;ğrencilere yazar, şair ve eserlerini tanıtmak, onlara okul ortamında farklı bir atmosfer yaşatmak, sosyal faaliyetler ile okula bağlılığı arttırıp, devamsızlıkları azaltmak, &ouml;ğrencilere yabancı kelimler yerine T&uuml;rk&ccedil;e kelimeleri &ouml;ğretmek ve bunların kullanımına teşvik etmek amacıyla oluşturuldu ve ziyaret&ccedil;ilerden tam not aldı.

İl Milli Eğitim M&uuml;d&uuml;r&uuml; Seydi Doğan, &ouml;ğretmen ve &ouml;ğrenciler tarafından hazırlanan Edebiyat Sokağının okula ayrı bir renk kattığını belirterek, emeği ge&ccedil;en &ouml;ğretmen ve &ouml;ğrencileri kutladı.

Okul M&uuml;d&uuml;r&uuml; Aynur Bilgin ise okul olarak bu yola &ccedil;ıkarken edebiyatın s&ouml;zleri sa&ccedil;arak değil, se&ccedil;erek var ettiğini, bir laf kalabalığı değil, bir s&ouml;z ustalığı olduğunu, insanın var oluş sebebini ve hayattaki yerini bir kalem ya da bir fır&ccedil;a dokunuşuyla hatırlattığını g&ouml;stermek istediklerini s&ouml;yledi.

Bilgin, &ldquo;Okyanus misali edebiyat d&uuml;nyasından bir tas su almış&ccedil;asına se&ccedil;tiğimiz &ouml;rneklerin birer damla olduğunun farkındayız. Biliyoruz ki bu damlalar okul koridorlarında dolaşan gen&ccedil; zihinlere bir denizin yolunu a&ccedil;acaktır. Bu sokağın duvarlarında başta T&uuml;rk Dili ve Edebiyatı z&uuml;mresinin, branşı edebiyat olmadığı halde mesai kavramı g&ouml;zetmeden hafta sonu demeden canla başla bir iş&ccedil;i emeğiyle &ccedil;alışan idarecilerimizin &ouml;ğretmen arkadaşlarımızın ve okul personelinin, teneff&uuml;s ve &ouml;ğle aralarını feda edip, boya badana dahil her t&uuml;rl&uuml; işte bize destek olan sevgili &ouml;ğrencilerimizin el emeği g&ouml;z nuru vardır. Bu projeyi hazırlarken istedik ki &ouml;ğrencilerimiz; &nbsp;İstiklal Marşı&#39;mızın yazarı Milli Şair Mehmet Akif Ersoy&rsquo;u anlamadan, Neşet Ertaş&#39;ın bozkırlarında gezmeden, Aşık Veysel&#39;in g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; g&ouml;rmeden, Mevlana&#39;nın pınarından i&ccedil;meden, Yunus ile derinleşmeden, bir gazelin zarafetini hmeden, Yahya Kemal&#39;in İstanbul&#39;unu sevmeden, Ahmet Haşim&#39;in Merdiven&#39;inden &ccedil;ıkmadan, Necip Fazıl&#39;ın Sakarya&#39;sında coşmadan, T&uuml;rk edebiyatına y&ouml;n veren şairleri tanımadan, okumayı yazmayı sevmeden bu sıralardan ge&ccedil;ip gitmesinler&rdquo; dedi.

Proje sayesinde T&uuml;rk edebiyatının &ouml;nemli şahsiyetlerinin eserleri, resimleri, &ouml;nemli edebi &ouml;zellikleri, edebiyat d&ouml;nemleri, yazımı karıştırılan s&ouml;zc&uuml;klerin doğru kullanımları, mihenk taşı olan eserleri duvarlara nakşedilerek, kapılara giydirme yapılarak, duvarlara boya yardımı ile &ccedil;izilerek, &ouml;ğrencilerin bu sokakta rahat bir şekilde kitap okumalarını sağlamak i&ccedil;in bankları yerleştirerek &ouml;ğrencilerin sadece derslerde g&ouml;rd&uuml;kleriyle değil, duvarlardaki resimlerle, şiirlerle k&uuml;lt&uuml;rlerini, edebiyatı daha iyi tanımalarına yardımcı olunduğunu dile getiren Bilgin, bu sayede derste işlenenlerin ders dışı zamanlarla &ouml;ğrencilerin zihinlerinde şekillenmesi hedeflendiğini, bu y&ouml;ntemle edebiyata y&ouml;n veren &uuml;statların ve onlarla ilgili bilgilerin &ouml;ğrencilerin akıllarında daha &ccedil;ok yer edeceğini ve g&ouml;rerek, izleyerek &ouml;ğrenmelerinin hedeflendiğini ifade etti.
&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[Okul koridoru Edebiyat Sokağı’na dönüştü - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 13 Jun 2019 13:34:53 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/okul-koridoru-edebiyat-sokagina-donustu_ecfcb_0104ecaa8979ac8db124.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/okul-koridoru-edebiyat-sokagina-donustu_ecfcb_0104ecaa8979ac8db124.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/okul-koridoru-edebiyat-sokagina-donustu_ecfcb_0104ecaa8979ac8db124.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Eğitime Açılan Kapı 2023 Ödül Sahiplerini Buldu]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-egitime-acilan-kapi-2023-odul-sahiplerini-buldu-7721.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-egitime-acilan-kapi-2023-odul-sahiplerini-buldu-7721.html</link>
                    <description><![CDATA[Gümüşhane İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından 2018-2019 eğitim öğretim yılı faaliyetleri arasında düzenlenen resim ve karikatür dalında ortaöğretim öğrencilerine yönelik ‘Eğitime Açılan Kapı 2023’ temalı yarışmanın ödül töreni gerçekleştirildi.


Detay	:	
]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ G&uuml;m&uuml;şhane İl Milli Eğitim M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; tarafından 2018-2019 eğitim &ouml;ğretim yılı faaliyetleri arasında d&uuml;zenlenen resim ve karikat&uuml;r dalında orta&ouml;ğretim &ouml;ğrencilerine y&ouml;nelik &lsquo;Eğitime A&ccedil;ılan Kapı 2023&rsquo; temalı yarışmanın &ouml;d&uuml;l t&ouml;reni ger&ccedil;ekleştirildi.

İl Milli Eğitim M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; toplantı salonunda ger&ccedil;ekleşen &ouml;d&uuml;l t&ouml;renine İl Milli Eğitim M&uuml;d&uuml;r&uuml; Seydi Doğan, İl Milli Eğitim M&uuml;d&uuml;r Yardımcısı Mesut Olgun, İl Milli Eğitim Şube M&uuml;d&uuml;r&uuml; Onur Aydın, okul m&uuml;d&uuml;rleri ve dereceye giren &ouml;ğrenciler katıldı.

Burada konuşan İl Milli Eğitim M&uuml;d&uuml;r&uuml; Seydi Doğan, &ldquo;Milli Eğitim Bakanlığımızın 2023 Vizyon belgesi &ccedil;er&ccedil;evesinde eğitimde 21. Y&uuml;zyılda &ouml;ğrencilerin &ouml;ğrenmesiyle ilgili fakt&ouml;rlerin aktif bir şekilde s&uuml;recin i&ccedil;erisinde olması i&ccedil;in &ccedil;aba sarf etmekteyiz. Bu kapsamda ilimizde eğitimin t&uuml;m paydaşlarıyla 2023 yılına hazırlık s&uuml;recimizi devam ettirmekteyiz. Bunları yaparken bir &ccedil;ok eğitsel ve fiziki d&uuml;zenlemelerin yanında etkinlik ve yarışmalarda 2023 Vizyonu t&uuml;m paydaşlar tarafından iyi anlaşılması ve &ouml;z&uuml;msenmesini hedeflemekteyiz&rdquo; dedi.

Yarışmanın resim kategorisinde Gazipaşa Ortaokulu &ouml;ğrencilerinden Beyza Aydın birinci, Merkez Atat&uuml;rk Ortaokulu &ouml;ğrencilerinden Nehir Kurt ve H&uuml;seyin Tuna Şent&uuml;rk &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; oldu.&nbsp;

Karikat&uuml;r kategorisinde ise G&uuml;m&uuml;şhane Lisesi &ouml;ğrencilerinden Sıla &Uuml;nl&uuml; birinci, Alif Fuat Kadirbeyoğlu Anadolu Lisesi &ouml;ğrencilerinden Fatmanur Şanlı ikinci ve T&uuml;rk Telekom Fen Lisesi &ouml;ğrencilerinden Hazal Bayrak &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; oldu.

Dereceye giren &ouml;ğrencilerin hediyeleri İl Milli Eğitim M&uuml;d&uuml;r&uuml; Seydi Doğan, M&uuml;d&uuml;r Yardımcısı Mesut Olgun ve Şube M&uuml;d&uuml;r&uuml; Onur Aydın tarafından verildi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[Eğitime Açılan Kapı 2023 Ödül Sahiplerini Buldu - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 12 Jun 2019 12:58:42 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/egitime_acilan_kapi_2023_odul_sahierini_buldu_h23824_3f943_df43a64f2582305922cb.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/egitime_acilan_kapi_2023_odul_sahierini_buldu_h23824_3f943_df43a64f2582305922cb.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/egitime_acilan_kapi_2023_odul_sahierini_buldu_h23824_3f943_df43a64f2582305922cb.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Şiran’da eski hemodiyaliz binası Gümüşhane Üniversitesine tahsis edildi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-siranda-eski-hemodiyaliz-binasi-gumushane-universitesine-tahsis-edildi-7507.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-siranda-eski-hemodiyaliz-binasi-gumushane-universitesine-tahsis-edildi-7507.html</link>
                    <description><![CDATA[Gümüşhane Üniversitesi ile Gümüşhane İl Sağlık Müdürlüğü arasında imzalanan protokol ile eski Şiran Devlet Hastanesi Hemodiyaliz binasının kullanımının 10 yıllığına Gümüşhane Üniversitesine tahsis edildi.

]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ G&uuml;m&uuml;şhane &Uuml;niversitesi ile G&uuml;m&uuml;şhane İl Sağlık M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; arasında imzalanan protokol ile eski Şiran Devlet Hastanesi Hemodiyaliz binasının kullanımının 10 yıllığına G&uuml;m&uuml;şhane &Uuml;niversitesine tahsis edildi.

Protokole imza t&ouml;reni i&ccedil;in Rekt&ouml;r Prof. Dr. Halil İbrahim Zeybek&rsquo;i makamında ziyaret eden G&uuml;m&uuml;şhane İl Sağlık M&uuml;d&uuml;r&uuml; Engin Pehlivan, &ldquo;İş birliği usul&uuml; &ccedil;er&ccedil;evesinde, Şiran il&ccedil;emizde bulunan eski Şiran Devlet Hastanesi Hemodiyaliz &uuml;nitesinin yeni binasına taşınmasından dolayı eski binanın kullanımını 10 yıllığına G&uuml;m&uuml;şhane &Uuml;niversitemize tahsis ediyoruz. G&uuml;m&uuml;şhane &Uuml;niversitemize hayırlı uğurlu olsun diyoruz&rdquo; dedi.

Şiran Sağlık Hizmetleri Meslek Y&uuml;ksekokulu bitişiğinde bulunan Hemodiyaliz binasının kullanımı ile ilgili bilgileri veren Rekt&ouml;r Prof. Dr. Halil İbrahim Zeybek ise &ldquo;Bilindiği &uuml;zere yeni a&ccedil;ılan Şiran Sağlık Hizmetleri Meslek Y&uuml;ksekokulumuz yaptığı &ccedil;alışmalarla bizleri memnun etmeye devam ediyor. Meslek Y&uuml;ksekokulumuzun hemen bitişiğinde bulunan Hemodiyaliz binası, daha kaliteli bir eğitim vermesi a&ccedil;ısından G&uuml;m&uuml;şhane İl Sağlık M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z ile yaptığımız anlaşma gereğince 10 yıllığına kullanılması i&ccedil;in &Uuml;niversitemize tahsis edildi. 2019-2020 eğitim-&ouml;ğretim yılı &ccedil;er&ccedil;evesinde bu binaya a&ccedil;acağımız iki sınıf ile birlikte &ouml;ğrencilerimizi buraya yerleştireceğiz. &nbsp;B&ouml;ylelikle sınıf sayımız &ccedil;oğalacak ve &ouml;ğrencilerimiz daha rahat bir ortamda eğitim-&ouml;ğretim g&ouml;recekler. S&ouml;z konusu gelişmeyi şehir-&uuml;niversite b&uuml;t&uuml;nleşmesi adına &ouml;nemli bir adım olarak g&ouml;r&uuml;yoruz. Bu nedenle de G&uuml;m&uuml;şhane İl Sağlık M&uuml;d&uuml;r&uuml;m&uuml;z Sayın Engin Pehlivan&rsquo;a teşekk&uuml;r ediyorum. Yeni binamız Şiran il&ccedil;emize ve Şiran Sağlık Hizmetleri Meslek Y&uuml;ksekokulumuza hayırlı uğurlu olsun diliyorum&rdquo; şeklinde a&ccedil;ıklamalarda bulundu.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[Şiran’da eski hemodiyaliz binası Gümüşhane Üniversitesine tahsis edildi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 09 Apr 2019 13:29:10 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/siranda-eski-hemodiyaliz-binasi-gumushane-universitesine-tahsis-edildi_95570_15b8fe36b3b2b015439a.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/siranda-eski-hemodiyaliz-binasi-gumushane-universitesine-tahsis-edildi_95570_15b8fe36b3b2b015439a.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/siranda-eski-hemodiyaliz-binasi-gumushane-universitesine-tahsis-edildi_95570_15b8fe36b3b2b015439a.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Gümüşhaneliler şehit öğretmen Yılmaz’ın öğrencilerini unutmadı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gumushaneekspres.com/haber-gumushaneliler-sehit-ogretmen-yilmazin-ogrencilerini-unutmadi-7315.html</guid>
                    <link>https://www.gumushaneekspres.com/haber-gumushaneliler-sehit-ogretmen-yilmazin-ogrencilerini-unutmadi-7315.html</link>
                    <description><![CDATA[Şanlıurfa’nın Siverek ilçesi Çiftçibaşı köyünde öğretmenlik görevini yaparken, Tunceli’de şehit edilen Necmettin Yılmaz’ın akrabaları ve hemşehrileri, şehidin öğrencilerini unutmuyor. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
	
		
			
			Şanlıurfa&rsquo;nın Siverek il&ccedil;esi &Ccedil;ift&ccedil;ibaşı k&ouml;y&uuml;nde &ouml;ğretmenlik g&ouml;revini yaparken, Tunceli&rsquo;de şehit edilen Necmettin Yılmaz&rsquo;ın akrabaları ve hemşehrileri, şehidin &ouml;ğrencilerini unutmuyor.&nbsp;

			Necmettin Yılmaz&rsquo;ın şehit edilişinden bu yana T&uuml;rkiye&rsquo;nin bir&ccedil;ok yerinden &ouml;ğrencilere maddi ve manevi destek gelirken, en anlamlı destek şehit &ouml;ğretmenin akrabası ve aynı zamanda gazeteci olan Salih Zengin&rsquo;den geldi.&nbsp;
			Sabah saatlerinde yanında getirdiği kırtasiye malzemeleriyle şehidin okulunu ziyaret eden Zengin, burada yeğeninin &ouml;ğrencileriyle hasret giderdi. Duygulu anların yaşandığı ziyarette, &ouml;ğrenciler Salih Zengin&rsquo;e sarılarak, şehit &ouml;ğretmenlerini &ccedil;ok &ouml;zlediklerini dile getirdi.&nbsp;
			Gazeteci Salih Zengin de &ouml;ğrencilere hitaben, &quot;Sizler şehit yeğenimizin bize olan emanetisiniz. Biz G&uuml;m&uuml;şhaneliler olarak sonuna kadar sizin yanınızda olacağız. Her zaman desteklerimizle sizin okumanızı, vatana, millete yararlı insanlar olmanız i&ccedil;in elimizden geleni yapacağız. &Uuml;niversiteyi kazandığınız taktirde ihtiyacı olanlara burs vereceğiz. Yeter ki okuyun ve memleketimize iyi insanlar olun&quot; dedi. &Ouml;ğrencilerde Zengin&#39;e okuyacaklarına ve memleketlerini &ccedil;ok seveceklerine s&ouml;z verdi.&nbsp;
			Ziyaretiyle ilgili a&ccedil;ıklamada bulunan Zengin, Şanlıurfa Siverek&rsquo;in kendilerini i&ccedil;in &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir anlam ifade etiğini belirterek, &quot;Burada bizim G&uuml;m&uuml;şhaneli şehit &ouml;ğretmen Necmettin Yılmaz&rsquo;ın g&ouml;rev yaptığı okul ve &ouml;ğrencileri var. Burada eğitim g&ouml;ren &ouml;ğrenciler devlet kademine girene kadar G&uuml;m&uuml;şhaneliler olarak, hi&ccedil;bir zaman yalnız bırakmayacağız. Sonuna kadar arkalarında olacağız, buradan &uuml;niversiteye kazanan ve maddi imkanları yetersiz olanlara G&uuml;m&uuml;şhaneli iş adamlarından burs almalarını sağlayacağız. G&uuml;m&uuml;şhane Haber Gazetesi olarak her yıl buradaki &ouml;ğrencileri ziyaret edip, yanlarında olacağız. Biz bunu yaparken, gazetemiz adına değil, t&uuml;m G&uuml;m&uuml;şhaneliler adına ger&ccedil;ekleştireceğiz. Şehit &ouml;ğretmenimizin vefa borcunu &ouml;deyene kadarda, gerek Siverek&rsquo;ten ve gerek de &Ccedil;ift&ccedil;ibaşı k&ouml;y&uuml;nden bağımızı koparmayacağız&quot; diye konuştu.&nbsp;
			Ziyaretten &ccedil;ok memnun kalan &ouml;ğrenciler, şehit &ouml;ğretmenlerini hi&ccedil; unutmadıklarını ve onun g&ouml;sterdiği yolda vatana, millete yararlı insanlar olacaklarını s&ouml;yledi.&nbsp;
			
		
		
		
	

 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gumushaneekspres.com/egitim-haberleri">EĞİTİM</category><dc:creator><![CDATA[Gümüşhaneliler şehit öğretmen Yılmaz’ın öğrencilerini unutmadı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 11 Feb 2019 19:48:28 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/sevenleri_tarafindan_biraktigi_emaler_unutulmadi_h24347_937f7_7194230e44eadb9f7796.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/sevenleri_tarafindan_biraktigi_emaler_unutulmadi_h24347_937f7_7194230e44eadb9f7796.png"/>
                    <enclosure url="https://www.gumushaneekspres.com/images/haber/sevenleri_tarafindan_biraktigi_emaler_unutulmadi_h24347_937f7_7194230e44eadb9f7796.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item></channel></rss>