Yazı Detayı
29 Aralık 2021 - Çarşamba 21:51 Bu yazı 588 kez okundu
 
Halimiz ve Gazetecilik- 2-
HÜSEYİN ÇELİK
 
 
 

Geçtiğimiz hafta yazdığımız “Halimiz ve Gazetecilik -1- ” yazımıza devam ediyoruz. Gazetecilik açısından geldiğimiz noktayı değerlendirirken girdilerimizin ne kadar arttığını söyledik. Gelirlerimizden de bahsetmek istiyoruz. Özellikle Anadolu yerel basını devletten aldığı ilanlarla hayatlarını idame ettiriyor. İlan alabilmek içinde Anadolu’da bir gazete günlük bazda çıktığında en az 4 fikir işçisi kadrosunda bulundurmak zorunda. Bu ilan alabilmek için mecburi tutulan bir şart. Birçok şart daha var. Lakin bunlara girmeyeceğiz.

Peki gelirlerimiz. Gazetenin gelirleri 3 koldan sağlanmaktadır. 1- Satıştan gelenler, 2- Reklamlar, 3- Resmi ilanlar. Satıştan aldığınız girdiler hemen hemen abonelerimizin dağıttığı personelin giderlerini bile karşılamıyor. Ekonomik kriz tüm sektörleri vurduğundan ve bizdeki reklam anlayışı ‘zor zamanda reklam verme’ olmadığından piyasadan reklam toplama şansınız da zayıf. Geriye resmi ilan tarifesindeki artış kalıyor. O artış da bir yere kadar etkili olacaktır. Lakin Sütun santiminde artışta bizim için zor görünüyor. Her yıl bir kereye mahsus zam yapılıyor. Bu yıl basın sektöründe Cumhurbaşkanımız tarafından üst kurul delegeleri atanmadığı için kurul zaten toplanamıyor. Bu da bizim zam almamızı şu an itibariyle engelliyor. Atamanın ne zaman yapılacağı da belli olmadığından zam işi başka bahara kalmış gibi görünüyor.

Birde tüm Türkiye’de olduğu gibi bizlerde Basın İlan Kurumuna bağlandık. Bağlanırken hiç kimse bize bir şey sormadı. Bizde doğruyu konuşmak gerekirse bağlanma yönünde isteğimiz vardı. Çünkü doğrudan temin ve pazarlık usulü yapılan alımların önüne geçileceğini varsayıyorduk. Lakin bu yönde bir gelişme de olmadı. Üstelik bağlandığımız tarihten itibaren Basın İlan Kurumu bizlere ortak yapıldı. Yani Gümüşhane’de dört tane günlük gazete var. Yıllık bazda gazetelerin hepsinin aldığı ilan 700 bin lira civarında. Bir gazete yaklaşık 175 bin lira ilan alıyor. Bir yılda. Basın İlan Kurumu tüm gazetelerin aldığı ilanlardan yüzde 15 pay alıyor. Yani, siz kağıdından personeline, satışından kalıbına her şeyi kendiniz karşılıyorsunuz, tüm şartlara uyarak 175 bin lira ilan alıyorsanız. Basın ilan kurumu bu ilandan 27 bin lira kesinti yapıyor. Üstelik aldığınız özel ilanlardan da aynı oranda kesinti yapılıyor. Sonuç olarak Basın İlan Kurumu ilimizde günlük yayın yapan 4 gazetemizin hak edişi olan 700 bin liralık ilanın 105 bin lirasını kendisi alıyor. Bir gazete 175 bin liralık ilan alırken basın ilan kurumu elini sıcak sudan soğuk suya dokundurmadan 105 bin lira kazanıyor. Hemen hemen bir gazetenin aldığı ilan oranında pay alıyor. İlan gelirlerimizi 700 bin liradan bir milyon liraya çıkarıp yüzde 15 alsaydı bir şey diyemezdik. Lakin ne ilan gelirlerimizde artış oldu nede diğer gelirlerimizde. Biz bunu anlayamadık. Nasıl bir anlayıştır çözemedik. Varın gerisini, siz düşünün!

Birde bedava verilen gazetelerimiz var. Ortalama her gazete valilik başta olmak üzere adliye, jandarma, emniyet ve kütüphane gibi kamu kurumlarına günlük 25’e yakın gazeteyi bedava veriyor. Adliyeye verilmesini anlarız. Lakin diğerlerine neden bedava gazete veriliyor. Gazeteler birer kültür envanteri olduğuna göre valiliğimiz ilde çıkarılan Kültür envanterlerine destek olduğuna göre de gazetelere de abone olup bedelini ödemeli. Diğer kurumlarda bedelini ödemeli. Bunu da çözemedik. Gazeteleri bedava verelim vermesine de, en azından Basın İlan Kurumu bunları abone olarak gösterme imkânı sağlamalı. Günlük bazda 25 gazete maliyetinden gazeteleri kurtarmalı. Günlük bazda 25 gazete yıllık bazda 1 aylık kâğıt miktarına denk düşüyor. Basın İlan Kurumu en azından bu iyiliği yapmalı.

Son olarak gözümüz kulağımız diyenlere seslenmek istiyoruz. Gözümüz kulağımız her şeyimiz basın derken, gözünüze kulağınıza bakmanız gerekiyor. Yakında gözünüz kör, kulağınız sağır olacak, haberiniz olsun. Tasarruf tedbirlerine sığınarak bazı olayların önüne geçemezsiniz. Yakında günlük gazetesi olmayan bir il olarak anılmamız gündemde. Bir haberi veya yaptığınız bir etkinliği sosyal medyadan duyurma ile gönüllere giremezsiniz. Yaptıklarınızı anlatamazsınız. Evet gazeteler hem iyi yaptığınız çalışmaları gündeme taşır hem de eleştirir. Lakin her eleştirinin bile iyi yönde bir kuruma dönüşü vardır. Bizim geldiğimiz nokta burası.10 Ocak Dünya Gazeteciler Günü kutlamaya hazırlananlar bunu iyi düşünmelidir. Gazetenin olmadığı bir ilde gazetecilere yönelik bir günü kutlamanın da anlamı olmaz. Sözün bittiği yerdeyiz. Son olarak çağrımıza kulak verilmesini bekliyoruz. Dolayısıyla yerel basını kurtaracak adımlar atılmasını bekliyoruz. Zaten başka da çare yok! Derdimizi duyan da yok!

 
Etiketler: Halimiz, ve, Gazetecilik-, 2-,
Yorumlar
Haber Yazılımı