Yazı Detayı
09 Temmuz 2020 - Perşembe 08:56 Bu yazı 781 kez okundu
 
Yapılan İyilkleri Çok Çabuk Unutuyoruz
 
 

İnsanın en kıymetlileri genelde anne babası yahut abisi , ablası kardeşi yada yakın bir arkadaşıdır.Bu kişilere güvenmek sırtını onlara dayamak ister her zaman.Neden çünkü bu insanlar hayatta ona en fazla değer veren onu en çok sevip koruyup kollayan her daim karşılıksız iyilikler yapan insanlar oldukları için.Ama gel gör ki biz insanlar bazı zamanlar oluyor bu sayısızca iyilik gördüğümüz yakından öte bu samimi candan  dostlarımızın iyiliklerini her nedense unutuyor görmezden geliyor hatta hatta onlara kötülük yapacak kadar karakterimizden ödün veriyoruz.


Oysaki biraz klasik olacak ama atalarımızın bir sözü vardır ya bir kahvenin kırk yıllık hatırı var, ancak bu sözde yer alan kahvenin hatırı maalesef kırk yıl değil bir saat gibi kısa bir zaman içinde bile son bulabiliyor.
Geçtiğimiz günlerde değer verdiğim bir arkadaşım bana tam da bu bahsettiklerimle alakalı  çok anlamlı bir hikaye gönderdi bende sizinle bu hikayeyi paylaşmak istiyorum tabi eğer ki zamanınız varsa çünkü bizim için en önemli olan şey vaktimizdir bu sayılı zamanı doğru değerlendirmek gerek. Hikaye aynen şöyle ;

Zamanın birinde bir kurt varmış.Bu kurdu avcılar fena halde sıkıştırmıştır. Kurt ormanda oraya buraya kaçmakta ancak peşindeki avcıları bir türlü atlatamamaktadır. Canını kurtarmak için sağa sola koşuşurken  bir köylüye rastlar.
Köylü elinde yabasıyla tarlasına girmektedir. Kurt adamın önüne çöker ve ondan yardım diler.
"Ey insan ne olur yardım et bana peşimdeki avcılardan kaçacak nefesim kalmadı eğer sen yardım etmezsen biraz sonra yakalayıp öldürecekler."

Köylü bir an düşündükten sonra yanındaki boş çuvalı açar kurda içine girmesini söyler. Çuvalın ağzını bağlar sırtına vurur ve yürümeye devam eder. Birkaç dakika sonra da avcılara rastlar. Avcılar köylüye bu civarda bir kurt görüp görmediğini sorarlar köylü "görmedim" der ve avcılar uzaklaşır. Avcıların iyice uzaklaştığından emin olduktan sonra köylü sırtındaki torbayı indirir ağzını açar kurdu dışarı salar.

"Çok teşekkür ederim" der kurt "Bana büyük bir iyilik yaptın"

"Önemli değil" der köylü ve tarlasına gitmek üzere yürümeye baslar.

"Bir dakika" diye seslenir kurt: Çok uzun zamandır bu avcılardan kaçıyorum çok bitkin düştüm açım kuvvetimi toplamam için bir şeyler yemem lazım ve burada senden başka yiyecek bir şey yok.

" Köylü şaşırır: "Olur mu ben senin hayatını kurtardım." "Yapılan iyiliklerden verilen hizmetlerden daha çabuk unutulan bir şey yoktur" der kurt.

"Ben de kendi çıkarım için senin iyiliğini unutmak ve seni yemek zorundayım.

" Bir süre tartıştıktan sonra ormanda karşılarına çıkacak olan ilk üç kişiye bu konuyu sormaya ve ona göre davranmaya karar verirler. Karşılarına önce yaşlı bir kısrak çıkar.

" Ne vefası " der kısrak " Ben sahibime yıllarca hizmet ettim arabasını çektim taylar doğurdum gezdirdim. Ve yaşlanıp bir işe yaramadığımda beni böylece kapıya kovdu..

" Bir sıfır öne geçen kurt sevinirken bir köpeğe rastlarlar.

"Ben hizmetin değerini bilen bir efendi görmedim" der köpek " Yıllardır sadakatle hizmet ederim sahibime koyunlarını korurum yabancılara saldırırım ama o beni her gün tekmeler sopayla vurur.

" Kurt köylüye döner "İşte gördün" der. Köylü de son bir çabayla

"Ama üç diye konuşmuştuk birine daha soralım sonra beni ye" diye cevap verir.

Bu kez karşılarına bir tilki çıkar. Başlarından geçenleri anlatırlar. Tilki hep nefret ettiği kurda bir oyun oynayacağı için mutludur.

" Her şeyi anladım da" der tilki "Bu küçücük torbaya sen nasıl sığdın?

" Kurt bir şeyler söyler tilki inanmamış gibi yapar:

"Gözümle görmeden inanmam.

" İşin sonuna geldiğini düşünen kurt torbaya girer girmez tilki köylüye işaret eder ve köylü torbanın ağzını sıkıca bağlar. Köylü eline bir taş alır ve

"Beni yemeye kalktın ha nankör yaratık" diyerek torbanın içindeki kurdu bir süre pataklar. Sonra tilkiye döner

"Sana minnettarım beni bu kurttan kurtardın" der.

Tilki de "Benim için bir zevkti" diye cevap verir. O an köylünün gözü tilkinin parlak kürküne takılır bu kürkü satarsa alacağı parayı düşünür ve hiç beklemeden elindeki taşı kafasına vurup tilkiyi öldürür. Sonra da torbanın içindeki kurdu ayağıyla dürter:

"Haklıymışsın kurt yapılan iyilikten daha çabuk unutulan bir şey yokmuş."

 

 
Etiketler: Yapılan, İyilkleri, Çok, Çabuk, Unutuyoruz,
Yorumlar
Haber Yazılımı