Kelkit’te İhaleler Müdürlerin İnisiyatifine Bırakılmasın
KELKİT
15.11.2025 - 00:30, Güncelleme:
15.11.2025 - 00:30
Kelkit’te İhaleler Müdürlerin İnisiyatifine Bırakılmasın
Kelkit’te kışın soğukları bastırıp kaloriferlere ek olsun diye sobalar yeniden yanmaya başlarken, vatandaşın gündeminde hava durumu ya da yaklaşan kış hazırlıkları yok.
Kelkit’te kışın soğukları bastırıp kaloriferlere ek olsun diye sobalar yeniden yanmaya başlarken, vatandaşın gündeminde hava durumu ya da yaklaşan kış hazırlıkları yok. Meydanlarda, kahvelerde, çarşı pazarda tek bir konu konuşuluyor: Gümüşhane’ye paslandığı iddia edilen ihaleler ve bu ihalelerin siyasi uzantıları.
Kiminle konuşsanız, nerede otursanız aynı sorular yükseliyor: “Kim hangi ihaleyi aldı? Bu ihale kime verildi? Kim, kiminle ortak?” Vatandaş, olup bitenlere öyle hâkim ki, kimi zaman biz gazetecilere bile ders verir hâle geldi. Ayaküstü yapılan bir sohbet bile dakikalar içinde ihalelerden ihalecilere, ortaklıklardan taşeronlara kadar uzayıp gidiyor.
Son günlerde en sık duyduğum cümlelerden biri şöyle: “Gazeteci bey, şu ihaleyi kimin aldığını biliyor musun? Şu firmayla ortaklar. O ihale aslında başkasına paslandı. Daha ihale yapılmadan anlaşmalar hazırdı. Siz bir araştırın, çok karışık işler var.”
Bu kadar detayın ve ismin sokakta dilden dile dolaşması ister istemez dikkat çekiyor. Üstelik herkes aynı şeyleri anlatıyor; neredeyse birbirini teyit eder gibi. Vatandaşın soruları ardı ardına geliyor: “Bu ihaleyi alan şirketi araştırdınız mı? Onların kimlerle ortak olduğunu biliyor musunuz?”
Elbette biz gazeteciler belgeyle konuşmak zorundayız. Ancak anlatılanlar, ekonomik sıkıntıların arttığı, kışın kapıya dayandığı bu günlerde siyasete duyulan güvensizliğin toplumu nasıl bir merak ve şüphe atmosferine sürüklediğini de açıkça gösteriyor.
Bir başka dikkat çekici nokta ise şu: Sokakta herkes konuşuyor ama ortada hiçbir belgenin olmaması.
Resmiyette “her şey doğru” görünse de meydanda başka bir gerçek dolaşıyor. Vatandaş bunu da saklamıyor: “Siz bulamazsınız, çünkü evrak üzerinde her şey doğru yapılıyor.”
Söylentiler bazen kendiliğinden doğar, bazen ise gerçeklerle beslenir. Hangi ihtimalin geçerli olduğunu ortaya koyacak olan ise ancak şeffaflık, açık bilgi paylaşımı ve kamuoyuna güven veren açıklamalar olabilir.
Biz gazetecilerin görevi, bu sesleri duymak, aktarmak ve gerçeğin izini sürmektir. İstemesek de görüyoruz ki, konuşulanlar her yerde aynı.
Gençlerin yasak olmasına rağmen sigara tüttürdüğü kafelerde bile gündem değişmiyor. Bir masadan yükselen ses, Kelkit’teki genel havayı özetler nitelikte: “Gazeteci abi, sen yazıyorsun ya ‘kamu kaynakları birilerine peşkeş çekiliyor’ diye… Ama kaymakamın umurunda değil. O da gününü doldurmanın derdinde. Zaten onu da bir gün gönderirler. Kelkit’te bir tek doğru düzgün insan Oda Ünal Yılmaz; gerisi hep çıkar peşinde. Hadi gel bir çayımızı iç… Ama soruyorum sana, yazdın da ne oldu? Son 10 yılda kaç tane yemek alımı açık ihale usulü yapıldı? Bu ilçede yatılı kalan yüzlerce öğrenci var ancak tek bir açık ihale yapılmadı, herkes bulmuş adamını, her kasabın bir aşçı arkadaşı" var.
Kelkit’te konuşulan bu iddialar, artık ilçenin nabzını tutan en önemli mesele hâline gelmiş durumda. Ve bir kez daha hatırlatıyoruz: Kelkit'te İhaleler müdürlerin inisiyatifine bırakılamayacak kadar ciddi ve kamu yararını ilgilendiren işlerdir. Bundan böyle Kelkit'in nabzını buradan kamuya ve kurumlarına buradan duyuracağız. Kim ne biliyorsa elinde ne var ise bizimle paylaşsın...
Kelkit’te kışın soğukları bastırıp kaloriferlere ek olsun diye sobalar yeniden yanmaya başlarken, vatandaşın gündeminde hava durumu ya da yaklaşan kış hazırlıkları yok.
Kelkit’te kışın soğukları bastırıp kaloriferlere ek olsun diye sobalar yeniden yanmaya başlarken, vatandaşın gündeminde hava durumu ya da yaklaşan kış hazırlıkları yok. Meydanlarda, kahvelerde, çarşı pazarda tek bir konu konuşuluyor: Gümüşhane’ye paslandığı iddia edilen ihaleler ve bu ihalelerin siyasi uzantıları.
Kiminle konuşsanız, nerede otursanız aynı sorular yükseliyor: “Kim hangi ihaleyi aldı? Bu ihale kime verildi? Kim, kiminle ortak?” Vatandaş, olup bitenlere öyle hâkim ki, kimi zaman biz gazetecilere bile ders verir hâle geldi. Ayaküstü yapılan bir sohbet bile dakikalar içinde ihalelerden ihalecilere, ortaklıklardan taşeronlara kadar uzayıp gidiyor.
Son günlerde en sık duyduğum cümlelerden biri şöyle: “Gazeteci bey, şu ihaleyi kimin aldığını biliyor musun? Şu firmayla ortaklar. O ihale aslında başkasına paslandı. Daha ihale yapılmadan anlaşmalar hazırdı. Siz bir araştırın, çok karışık işler var.”
Bu kadar detayın ve ismin sokakta dilden dile dolaşması ister istemez dikkat çekiyor. Üstelik herkes aynı şeyleri anlatıyor; neredeyse birbirini teyit eder gibi. Vatandaşın soruları ardı ardına geliyor: “Bu ihaleyi alan şirketi araştırdınız mı? Onların kimlerle ortak olduğunu biliyor musunuz?”
Elbette biz gazeteciler belgeyle konuşmak zorundayız. Ancak anlatılanlar, ekonomik sıkıntıların arttığı, kışın kapıya dayandığı bu günlerde siyasete duyulan güvensizliğin toplumu nasıl bir merak ve şüphe atmosferine sürüklediğini de açıkça gösteriyor.
Bir başka dikkat çekici nokta ise şu: Sokakta herkes konuşuyor ama ortada hiçbir belgenin olmaması.
Resmiyette “her şey doğru” görünse de meydanda başka bir gerçek dolaşıyor. Vatandaş bunu da saklamıyor: “Siz bulamazsınız, çünkü evrak üzerinde her şey doğru yapılıyor.”
Söylentiler bazen kendiliğinden doğar, bazen ise gerçeklerle beslenir. Hangi ihtimalin geçerli olduğunu ortaya koyacak olan ise ancak şeffaflık, açık bilgi paylaşımı ve kamuoyuna güven veren açıklamalar olabilir.
Biz gazetecilerin görevi, bu sesleri duymak, aktarmak ve gerçeğin izini sürmektir. İstemesek de görüyoruz ki, konuşulanlar her yerde aynı.
Gençlerin yasak olmasına rağmen sigara tüttürdüğü kafelerde bile gündem değişmiyor. Bir masadan yükselen ses, Kelkit’teki genel havayı özetler nitelikte: “Gazeteci abi, sen yazıyorsun ya ‘kamu kaynakları birilerine peşkeş çekiliyor’ diye… Ama kaymakamın umurunda değil. O da gününü doldurmanın derdinde. Zaten onu da bir gün gönderirler. Kelkit’te bir tek doğru düzgün insan Oda Ünal Yılmaz; gerisi hep çıkar peşinde. Hadi gel bir çayımızı iç… Ama soruyorum sana, yazdın da ne oldu? Son 10 yılda kaç tane yemek alımı açık ihale usulü yapıldı? Bu ilçede yatılı kalan yüzlerce öğrenci var ancak tek bir açık ihale yapılmadı, herkes bulmuş adamını, her kasabın bir aşçı arkadaşı" var.
Kelkit’te konuşulan bu iddialar, artık ilçenin nabzını tutan en önemli mesele hâline gelmiş durumda. Ve bir kez daha hatırlatıyoruz: Kelkit'te İhaleler müdürlerin inisiyatifine bırakılamayacak kadar ciddi ve kamu yararını ilgilendiren işlerdir. Bundan böyle Kelkit'in nabzını buradan kamuya ve kurumlarına buradan duyuracağız. Kim ne biliyorsa elinde ne var ise bizimle paylaşsın...
Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) ve diğer ajanslar tarafından eklenen tüm haberler, sitemizin editörlerinin müdahalesi olmadan ajans kanallarından çekilmektedir. Bu haberlerde yer alan hukuki muhataplar haberi geçen ajanslar olup sitemizin hiç bir editörü sorumlu tutulamaz...
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları
(1 )
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
Hakan15
(02.01.2026 09:14 -
#366)
Kurtlanmış bulgur pirinç küflenmiş zeytinler yardım kolilerine konup vatandaşa dağtılırken nerdeydin gazeteci bey..