SÖZ ÖZÜ YANSITMALI
SÖZ ÖZÜ YANSITMALI
Bizim ağzımızdan çıkan sözümüz ahlakımızdır.
Bizim ağzımızdan çıkan sözümüz ahlakımızdır. Güzel elbise gibi dışımızı muhafaza eder, ruhumuzu her türlü şerden korur. Güzel kelimeler cümleler oluşturarak konuşma ve yazı dilimize ahenk ve mana kazandırır. Şefkati, sevgiyi, aşkı, hüzün ve sevinci, hakkı, adaleti, kötülüklere karşı mücadele etmeyi hep bu güzel söz diziminde ortaya koyar ve davranışa geçiririz. Bu halde olunca, hem kendimizi ve hem de çevremizi mutlu olur.
Kelimelerin güzelliği aynı zamanda bizim gönül güzelliğimizi de ortaya çıkarır. Güller gibidir. Kendi köklerinden doğar. Geleceğe köprü kuran, dünyamıza renk katan, nazik, naif estetik ruh halimizi yansıtır. Söz bu incelikle kıymetini bulur. Her şeyin inceldiği yerden kırıldığı bir yapıda, beşerin kabalıktan kırıldığını da bilir. Dil söz seçimini ona göre yapar. “Demir topraktandır. Ancak kılıç işlenerek ondan elde edilir. Demiri döven, suyunu veren, onu işleyen demirci suyunu az verirse demiri eğer, çok verirse kırar. Sözün damıtıldığı ocak dil, ustası kalptir. ”Kalpten yansıyanlar dil ile ortaya çıkar.”
Kelimeler canlıdır. İnsanın içinde nasıl yaşarsa hayatın ortasında da aynı şekilde kendini bulur. Kelimenin de bir mayası var. Güçlü bir kelime yazıyı ve şiiri taşıyan sütunlar gibidir. Hayatı da temelinden kavrar, onu büyük bir mana ile yeniden kurar. “Bu âlemde bir kabalık, bir de incelik vardır. Kaba ve kesif olan elimize ayağımıza takılır, yolumuzu tıkar; ince ve zarif olan, her an her yerde akar. Aşkla söylenen, derin bir etki bırakır. Âşıktan sadır olan söz yakar. Söz bahsinde, ‘sözü Yunus Emre’ye bırakmalı: “Ben gelmedim dava için, benim işim sevi için/Dost’un evi gönüllerdir, gönüller yapmağa geldim.”
Yaşanılan her anın ve her zamanın bir ruhu, bir de dili vardır. O dil söylenen kelime de kendini bulur. Kelime özüne aykırı söylenirse iyot gibi orta da kalır. Her çağ kendine özgü tefekkürü zorunlu kılar. Tefekkür ise kelimeler aracılığı ile doğar. “Kelimelerin hayatı fikirlerin hayatından ayrı görülemez.” Kelime de düşünce de bakım ister. Söze hayatiyet veremeyen, tefekkürden uzak durur. Kelimeler ruhumuzun yansıyanı. Bedenimizin kilit kapısıdır. Ağızdan çıkar geri dönüşü olmaz. Konuşanın karakteridir. Dinleyende aksı seda bırakır. Kelimeler bazen yaraya merhem, bazen panzehir ve bazen de baş belası olur. Ondan deriz ki kişi sözüyle hem haldir. Sözünün önün de ve arkasında durmak erdemliliktir.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.